Moğollar bir şehri zapt etmek için, civar havalide, kırlarda, açık kasabalardaki erkek ahaliyi toplamakta, sonra kılıç enselerinde, bu kalabalığı hendeklere ve surlara karşı sevk etmekte idiler. Bunların kendi hemşerileri tarafından katliâm edilmesinin ne ehemmiyeti vardı. Tâ ki cesetler hendeği doldursun ve mükerrer hücumlar şehrin müdafilerini kuvvet ve mukavemetten düşürsün. Bazen bu zavallılar, onar onar bir Moğol bayrağı ile Moğol tarzında dizilmekte idiler, o suretle ki ovada bu kalabalıkların yayıldığını gören kale müdafileri, muazzam bir Moğol ordusuyla uğraşacağını sanırdı. Bu harp hilesi sayesinde ekseriya zayıf bir Moğol kuvvetinin bir kaleyi teslim almaya yettiği görüldü. İş bittikten sonra istifadesi kalmayan bu insan sürüleri boğazlanırdı. Moğolların disiplin ve teşkilât ruhuyla azami derecede mükemmelleştirilen ve geniş ölçüde tatbik edilmiş olan bu menfur usul, onların en ziyade kullandıkları taktik şekillerinden biri haline geldi. Cengiz Han, Semerkant muhasarasna Buhara’dan aldığı esirlerle girişti. Semerkant esirleri de Ürgenc muhasarasnda hizmet gördüler. Aynı suretle Toluy, Merv’i ksmen Horasan’ın köylü ahalisi ile zapt etti Tedhiş ve umumi yeis ve fütur o derecede idi ki kimse mukavemet etmeyi düşünmüyordu. Nesa alındığı zaman Moğollar, ahaliyi ovada topladılar ve birbirlerinin ellerini arkadan bağlamalarını emrettiler. Nesali Muhammed’in yazdığına göre,” ahali buna itaat etti; civar dağlara doğru kaçışarak dağılmış olsalardı, ekserisi kurtulmuş olacaktı. Sıkı sıkı bağlandıktan sonra Moğollar, bunları etraftan çevirdiler ve fark gözetmeden erkek, kadın çocuk hepsini okla yere serdiler.”
Moğollar Nesa’yı alınca esirlerin birbirlerinin ellerini arkalarından bağlamalarını emretti. Moğollar, bunları etraftan çevirdiler ve fark gözetmeden oklarıyla hepsini şöyle katlettiler:
-
