Nüanslara girmeden söylersek, Timur’un aksaklığı ile ilgili iki temel rivayet var. Bunların ilki onun gençliğinde koyun çalarken kolundan ve dizinden yaralandığı yönündedir. İkincisi ise Timur’un Semerkand’da tahta çıkmadan önce Horasan’da yürüttüğü varlık mücadelesi esnasında düştüğü bir pusuda yaralandığını söyler. Bir kere şunu belirtmek lazım: onun aksak ve çolak olduğu doğrudur. 1941 yılında Timur’un mezarını açan ve iskeletini inceleyen Sovyet arkeolog Mikhail Gerasimov onun sağ kol ve ayak kemiklerinin normalden kısa olduğunu tespit etti. Onun aksaklığı, bir başka ifadeyle ”Timur-lenk” olduğu konusunda bir şüphe yok…

Fakat aktardığımız iki rivayetin hangisinin doğru olduğu biraz tartışmalıdır. Pejoratif bir mahiyette olduğu açıkca görülen ilk rivayetin doğru olabileceğini sanmıyorum. Bu rivayeti örneğin İbn Arabşah gibi ondan pek hazzetmediği bir müellifin öne çıkarması meselesi bir yana (o ayrıca konuşulabilir), otoriter bir hükümdar olan Timur’un karizmatik liderliği ile aksaklığı arasındaki ilintiyi izah etmek gerekir. Timur eğer gençliğinde koyun çalarken bu yaraları almış olsaydı, o aksak haliyle bu kadar güçlü bir hükümdar haline gelebilir miydi, ben çok emin değilim açıkcası.

Dolayısıyla, benim düşünceme göre, Timur’un aksak kalmasına neden olan pusunun, varlık mücadelesi sırasında gerçekleşmiş olması gerekir. Kendisine sadakatle hizmet eden bey ve komutanlarının Timur’un otoritesinin onun aksak kalmasından daha önce kabul ettikleri, bu şekilde söz konusu olayın aynı zamanda onun otoritesini de tahkim eden bir deneyime karşılık geldiği anlaşılıyor.

Mustafa Alican

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here