Yavuz Sultan Selim ''Hakimü'l-Haremeyni'ş-Şerifeyn'' (Mekke ve Medine'nin hakimi) ünvanını neden kabul etmedi? - Dtarihi
Osmanlı tarihiYavuz Sultan Selim ''Hakimü'l-Haremeyni'ş-Şerifeyn'' (Mekke ve Medine'nin hakimi) ünvanını...

Yavuz Sultan Selim ”Hakimü’l-Haremeyni’ş-Şerifeyn” (Mekke ve Medine’nin hakimi) ünvanını neden kabul etmedi?

-

Düşünün Yavuz o gün ordularıyla bugünkü Türkiye’mizin Kilis  sınırında Til-Habeş bölgesinde Mercidabık Savaşi’nı kazanmış ve koca Memlük Devleti’ni yenmiş. Muzaffer bir komutan edasıyla Halep’e iniyor. Halep Ulucamii’nde cuma namazı kılınacak.  Cuma namazında hutbeye çıkan imam artık oralar  Osmanlı toprağı olduğu için Hutbede Yavuz’un adını okuyacak. ”Hakimü’l-Haremeyni’ş-Şerifeyn” diye okuyor. Yani  Mekke ve Medine’nin hakimi diye…  ”Yavuz hemen oturduğu yerden ayağa kalkıyor,  ”Hayır, hakim değil, biz ancak o kutsal beldelerin hadimi olabiliriz, diyor ve ondan sonra Osmanlı’nın yıkılışına kadar Osmanlı padişah unvanlarında ve tören hitaplarında ”Hadimü’l-Haremeyni’ş-Şerifeyn” ifadesi kullanılıyor.

Mutlaka Okumalısınız