Osmanlı tarihiSabetaycılık nedir? Yıl 1626 Sabetay Sevi dindar bir tüccar...

Sabetaycılık nedir? Yıl 1626 Sabetay Sevi dindar bir tüccar ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Ancak Sabetay zamanla bu dindarlığını daha da ileri götürüp önce Yahudi mistisizmi, sonra da Kabala ilgilenmeye başlar. Burada…

-

Sabetaycılık aslında Türkiye’nin en önemli konularından biri olmakla beraber en az incelenen fakat hakkında en çok spekülasyon yapılan konulardan biridir. Ama diğer yandan da Türkiye’nin bir gerçeğidir.

2000’li yılların başında Ilgaz Zorlu’nun büyük çabaları ile popüler olan bu konu sanırım günümüzde büyük bir bilgi kirliliği ile yine sulandırıliyor.  Şimdi biraz geçmişe dönelim ve sabetaycılığın tarihsel seyrine bakalım.

Yıl 1626 Sabetay Sevi dindar bir tüccar ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Ancak Sabetay zamanla bu dindarlığını daha da ileri götürüp önce Yahudi mistisizmi, sonra da Kabala ilgilenmeye başlar. Burada Kabala’nın hep yanlış anlaşılan bir kavram olduğunu belirtmekte fayda var. İşte Sabetay Sevi Kabala öğretilerine dalmış,  kendini bu konuda geliştirmişti. Sabetay’ın yaşadığı  zamanlar  Yahudilerin en acılı dönemlerinden biriydi.Polonya başta olmak üzere birçok yerde katliamlar olmuştu,Yahudiler büyük eziyet görüyordu.

Kabala’da birçok işaret bulan Sebatay Sevi,  1666 yılında kıyametin kopacağına inanmıştı. Sadece kıyametin kopacağına inanmakla kalsaydı sorun yoktu ama gelecek olan Mesih’in kendisi olduğunu anlaması ve bu olayın tarihini 1648 olarak tespit etmesi bütün hayatını değiştirdi.

Bu tarihten itibaren Sabetay Mesihliğini artık açıktan ilan etmeye başlamış ve İstanbul, Selanik, Gazze, Kudüs gezileriyle, kendisine inanan büyük takipçi kitlesi toplamıştı. Hahamlar işin buyüdüğünü görünce padişaha şikayet ettiler. Sabetay 1666 yılında tutuklandı, İstanbul’a getirilip burada dayak yedi. Padişah korkusuyla müslüman gibi gözüktü AZİZ MEHMET adını aldı Mesihlik yaparken yakalandı. Arnavutluğ’a sürgün edildi ve orda öldü.

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Yavuz Sultan Selim, Mısır Seferi’nden başarılı dönmüştü. Bütün halk toplanmış onu şehre girerken alkışlamak için sabırsızlanıyordu. Ama Padişah, gece olmadan şehre girmek istemiyordu. Bunun...

Yavuz Sultan Selim Hanım şakşakçılıktan ve yağcılıktan hoşlanmadığı bilinmektedir. Aynı şekilde sefer dönüşlerindede kutlama, tören, alkışlanmaktan pek hazzetmezdi .Yavuz Sultan Selim, Mısır Seferi’nden başarılı...

IV.Murat çok sevdiği Hekimbaşı Emir Çelebi’nin afyon taşıdığını ve yuttuğunu saray casuslarından haber alır. Padişah, Emir Çelebi’yi satranç oynamaya davet eder. Oyunun tam ortasında:...

IV.Murat, keyif  veren her şeyi, tütünü ve afyonu yutmayı yasaklamıştı. Bu konuda kimseye müsamaha edilmiyordu. IV.Murat çok sevdiği Hekimbaşı Emir Çelebi'nin afyon taşıdığını ve...

Allah Teala’nın Miraçta Peygamberimize Nasihatı

Allah Teala Miraç'ta Peygamber Efendimiz'e şöyle dedi: ''Ey Ahmed, insanlar arasında günahlardan en sakınanı olmak istiyorsan dünyalık her şeyden vazgeç (zahid ol) ve ahirete...

Hz Davud’un evinde bir merdiven vardı. Bu dört ayaklı merdivenle çıkacağı yere çıkardı. Bir gün abdest aldı ve namaz kılmak için taht üzerine çıkmak...

Hz Davud'un evinde bir merdiven vardı. Bu dört ayaklı merdivenle çıkacağı yere çıkardı. Bir gün abdest aldı ve namaz kılmak için taht üzerine çıkmak...

Türkler, Zülkarneyn’e; (Ye’cuc ve Me’cuc’u kasdederek) bu iki kabilenin, kendilerine haksızlık ettiklerini, derler. Zülkarneyn şöyle der:

Yüce Allah konuyla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: ''O yine bir yol tuttu. Sonunda,iki set arasındaki bir yere ulaşınca, onların önünde hemen hiç söz anlamayan bir...

REKLAM

REKLAM