İslam tarihiCehennem Mahşer yerine bin senelik yol kalınca, meleklerin ellerinden...

Cehennem Mahşer yerine bin senelik yol kalınca, meleklerin ellerinden kurtulur. Cehennem, zebânilerin elinden kurtulmuş, size yaklaşıyor da, onun gürültüsüdür derler. Bunun üzerine, herkesin dizinin bağı çözülüp çöküverirler. Hz Muhammed (sav) cehenneme şöyle der:

-

Cennet, Arş-ı a’lânın sağ tarafına konulur. Bundan sonra, cenâb-ı Hak, Cehennemi getirmeği emr eder. Cehenneme korku gelir, feryâd eder. Kendisine gönderilen meleklere: (Allahü teâlâ, bana azâb etdirmek için bir mahlük yaratdı da, onunla bana azâb mı edecek) der. Onlar da: (Allahü teâlânın izzeti ve celâli ve ceberütü hakkı için, Rabbin seninle âsilerden, islâm düşmanlarından intikam almak için, bizi sana gönderdi. Sen ise, bunun için halk olundun) derler. Cehennemi dört tarafından çekerek götürürler. Yetmişbin ip takıp çekerler ki, her bir ipde yetmişbin halka vardır. Dünyâdaki demirlerin hepsi toplansa onun bir halkası kadar olamaz. Her halkada, zebâni denilen azâb meleklerinden yetmişbin melek vardır ki, yalnız birine dünyâdaki dağları koparmak emr olunsa, parça parça ederdi.

O vakt, Cehennemin bağırması ve gürültüsü ve ateş saçması ve şiddetli dumanı vardır ki, bütün gökyüzünü simsiyâh eder. Mahşer yerine bin senelik yol kalınca, meleklerin ellerinden kurtulur. Gürültüsü ve gümbürtüsü ve sıcaklığı tehammül olunmıyacak derecededir. Mahşerdekilerin hepsi, bundan çok korkarlar. Bu nedir diye sorarlar. Haber verilir ki, Cehennem, zebânilerin elinden kurtulmuş, size yaklaşıyor da, onun gürültüsüdür derler. Bunun üzerine, herkesin dizinin bağı çözülüp çöküverirler. Hattâ Peygamberler ve Resüller dahi kendilerini tutamaz. Hazret-i İbrâhim, hazret-i Müsâ, hazret-i İsâ, arş-ı a’lâya sarılır. İbrâhim aleyhisselâm kurban etdiği İsmâil aleyhisselâmı unutur. Müsâ aleyhisselâm birâderi Hârün aleyhisselâmı ve İsâ aleyhisselâm vâlidesi hazret-i Meryemi unuturlar. Her biri: (Yâ Rabbi! Bugün nefsimden başka birşey istemem) der.

O zemân Muhammed “aleyhisselâm” ise: (Ümmetime selâmet ve necât ver yâ Rabbi) der.

Orada buna tehammül edebilecek kimse bulunmaz. Zirâ Allahü teâlâ, bunu haber verip; Câsiye süresinin yirmisekizinci âyetinde meâlen, (Her ümmeti, dizleri üzre cenâb-ı Hakkın korkusundan çökmüş olarak görürsün. Herbiri, dünyâda işledikleri amellerin kitâbına da’vet olunurlar) buyurmuşdur. Cehennemin böyle kurtulup kükremesi üzerine, herkes boğulma derecesinde ve kederlerinden yüzleri üzerine kapanırlar. Bu da, Allahü teâlânın Furkân süresinin onikinci âyetinde meâlen: (Nâr, ehl-i mahşeri uzak mahalden gördüğü vakt, nâs ondan boğuk ve çirkin ve gâyet büyük ses işitirler) buyurmasıyle sâbitdir.

Allahü teâlâ, Mülk süresinin sekizinci âyetinde meâlen, (Gayz ve şiddetinin çokluğundan, Nâr ikiye ayrılacak gibi olur) buyurur. Bunun üzerine, Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” ortaya çıkıp, Cehennemi durdurur. Buyurur ki, (Hakir ve zelil olarak geriye dön! Tâ ki, sana ehlin gürüh gürüh gelsinler). Cehennem dahi (Yâ Muhammed, bana müsâ’ade et! Zirâ, sen bana harâmsın) der. Arşdan nidâ gelerek: (Ey Cehennem, Muhammed aleyhisselâmın kelâmını dinle! Ve ona itâ’at et) der. Sonra Resülullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, Cehennemi çeker, Arş-ı a’lânın sol tarafında bir yere yerleşdirir. Mahşerdekiler, Peygamber efendimizin bu merhametli mu’âmelesini birbirine müjdelerler. Korkuları bir mikdâr azalır. Enbiyâ süresinde yüzyedinci âyet-i kerimenin (Seni âlemlere rahmet olarak gönderdik) meâl-i şerifi zâhir olur.

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Moğollar bir müezzine zorla ezan okuturlar ve Müslümanlar saklandıkları yerden çıkarlar ve şöyle;

Gene bir şehrin harabesi ortasında Moğollar bir müezzini minareye çıkıp ezan okumaya mecbur ettiler. Müthiş istilacıların gittiğini zanneden Müslümanlar saklandıkları yerlerden çıktılar ve katlolundular. Moğollar...

Kişinin ölüm sonrasında başına gelecekler – Öldükten sonra sual cevap vardır. Teneşire konulunca…

Öldükten sonra sual cevap vardır. Teneşire konulunca sual cevap vardır. Ondan sonra kabir azabı vardır. Bunlar ölümü müteakip insanın karşılaşacağı büyük köprü ve tehlikelerdir....

Zünnun-i Misri ve Allah’a aşkından dolayı öldüğünde Hak meclisine çıkan genç. ”Ey Zünnun, bu garip var ya, şeytan onu dünyada tırım tırım aradı, bulamadı;...

Anlatıldığana göre Zünnun-i Misri bir gün Mescid-i Haram'a girer. Mescidin direkleri dibinde hasta, çıplak bir delikanlının derinden inlediğini görür. Şöyle devam eder anlatmaya: Ona yaklaştım,...

Hz İsa bir gün İblis ile karşılaştı, İblis’in bir elinde bal, diğer elinde kül vardı. Hz İsa: ”Bu bal ve külle ne yapıyorsun...

Hikaye edildiğine göre Hz İsa bir gün İblis ile karşılaştı, İblis'in bir elinde bal, diğer elinde kül vardı. Hz İsa: ''Bu bal ve külle ne...

Cinlerden kurtulmak için okunacak ayet

''Cibril bana gelip dedi ki: ''Cin'den bir ifrit sana hile düşünüyor. (Uyumak için) yatağına geldiğin zaman Ayet'el- Kürsi'yi oku.'' Ramuz e Hadis - Hz Muhammed

REKLAM

REKLAM