Gene bir şehrin harabesi ortasında Moğollar bir müezzini minareye çıkıp ezan okumaya mecbur ettiler. Müthiş istilacıların gittiğini zanneden Müslümanlar saklandıkları yerlerden çıktılar ve katlolundular.

Moğollar bir şehrin harabesini terk ettikleri zaman mevcut bütün mahsulatı çiğniyorlar ve yakıyorlardı. Bu suretle kurtulanlar açlıktan ölmeye mahkum oluyorlardı. Ürgenç şehrinin uzun süren müdafaasında kaynak sıkıntısı çektiklerinde, şehrin kalesi üzerinde bir bent yapmak zahmetine katlandılar ve evlerin enkazını suya boğdular. Amu Nehri mecrasının bu suretle değiştirilmesi coğrafyacıları uzun müddet şaşırttı.

Öyle ayrıntılar var ki bugün üzerinde düşünülemeyecek derecede korkunçtur. Harp son raddesine kadar görüldü, öyle bir harp ki, benzerine daha sonra ancak Avrupa harbinde erişilebildi. Bu, düşmanlık nedeniyle değil, sadece imha arzusu ile gerçekleştirilen bir insan katliamıydı.

Cengizhan – Harold Lamb

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here