Bundan sonra, Allahü teâlâ zemândan, mekândan, cismden münezzeh ve beri, uzak olduğu hâlde, kudretini izhâr buyurması üzerine, insanlar ona ta’zim ederek, secdeye varırlar. Fekat kâfirler, mürtedler, secde edemezler. Zirâ, onların belleri demir kesilip secde etmeleri mümkün olmaz. İşte bu da, Nün süresi, kırkikinci âyet-i celil-i ilâhiyyesinin (Gözlerden perde kaldırılıp sıkıntıların artdığı zemânda secde etmeğe çağrılırlar. Fekat secde edemezler) meâl-i şerifidir.
Bundan sonra, hayvânât arasında hükm eder. Boynuzlu koyundan, boynuzsuz koyunun hakkını alıverir. Dağ hayvanlarıyle kuşlar arasındaki hakları ödeşdirir. Sonra da bunlara: (Toprak olunuz) der. Hemen hayvanlar toprak oluverirler. Kâfirler, bu hâli görünce her biri, Nebe” süresi kırkıncı âyetinin meâlinde haber verildiği üzere (Ne olaydı, toprak olaydım) derler.
