İslam tarihiDâbbetü’l-Arz, beraberinde Süleyman’ın -aleyhisselâm- mührü ve Mûsâ’nın -aleyhisselâm- asâsı olduğu hâlde çıkar. Mü’minin yüzünü asâ...

Dâbbetü’l-Arz, beraberinde Süleyman’ın -aleyhisselâm- mührü ve Mûsâ’nın -aleyhisselâm- asâsı olduğu hâlde çıkar. Mü’minin yüzünü asâ ile

-

“Dâbbe”, yeme ve içmeye muhtaç olan varlıklara denir. Dâbbetü’l-arz, “yerden çıkacak canlı” demektir. Kıyâmetin büyük alâmetlerinden olan “Dâbbetü’l-Arz” hakkında Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulur:

“O söz başlarına geldiği (kıyâmet veya azap yaklaştığı) zaman, onlara yerden bir dâbbe (canlı) çıkarırız da, bu onlara, insanların âyetlerimize kesin bir îman getirmemiş olduklarını söyler.” (en-Neml, 82)

Allah Resûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurmuşlardır:

“Üç şey vardır ki onlar çıktığı vakit «önceden inanmayan veya îmânıyla bir hayır kazanmayan kimseye, artık îmânı fayda vermez»Bunlar; Güneş’in battığı yerden doğması, Deccâl ve Dâbbetü’l-Arz’dır.” (Müslim, Îman, 249; Ahmed, II, 445)

“Dâbbetü’l-Arz, beraberinde Süleyman’ın -aleyhisselâm- mührü ve Mûsâ’nın -aleyhisselâm- asâsı olduğu hâlde çıkar. Mü’minin yüzünü asâ ile parlatır ve kâfirin burnunu mühürle damgalar. Öyle ki, sofra ehli toplanınca biri diğerine (yüzündeki parlaklıktan dolayı) «Ey mü’min!» der, diğeri de (öbürüne, burnundaki mühür damgası sebebiyle) «Ey kâfir!» der. (Yani mü’min de kâfir de yüzünden tanınır.)” (Tirmizî, Tefsîr, 27/3187; İbn-i Mâce, Fiten, 31)

“Ortaya çıkış itibâriyle kıyâmet(in büyük) alâmetlerinin ilki, Güneş’in battığı yerden doğması ve kuşluk vakti insanlara Dâbbetü’l-Arz’ın çıkmasıdır. Bunlardan hangisi önce çıkarsa, diğeri de hemen onun peşinde ve yakındır.” (Müslim, Fiten, 118; Ebû Dâvûd, Melâhim, 12)

Dâbbetü’l-Arz, yerden çıkacak bir canlıdır. Ama bunun nasıl bir canlı olduğu, sahih hadislerde açıklanmamıştır. Konuşarak insanları îkaz edeceği anlaşılmaktadır. Emr-i bi’l-mârûf ve nehy-i ani’l-münker’in terk edildiği bir zamanda ortaya çıkacağı ve İslâm’dan başka bütün dinlerin bâtıl olduğunu îlân edeceği nakledilmektedir.

Ayrıca bu hâdise, inkâr edenlere, Allah Teâlâ’nın ölüleri nasıl dirilttiğini de açıkça göstermiş olacaktır.

Dâbbe, inkârcılara kıyâmetin yaklaştığını haber verecektir. Allah Teâlâ bu canlıyı konuşturarak, kâfirleri rezil rüsvâ edecektir. Çünkü onlar, en fasih lisân ile konuşan ve insanlığın en şereflisi olan Peygamber Efendimiz’in getirdiği en beliğ kelâmı, yani Kur’ân-ı Kerîm’i kabul etmekten yüz çevirmiş bedbahtlardır. Cenâb-ı Hak da onlara farklı bir canlının lisânından, onların anlayacağı üslûpla hakîkatleri bildirecektir. Kâfirlerin bundan sonra îman etmeleri, artık onlara fayda vermeyecektir.

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Hz İsa zamanında üç kimse yolculuk yapıyorlardı, yolda bir hazine buldular; ama hazineyi kendi aralarında bir türlü pay edemiyorlardı. En sonunda şunu kararlaştırırlar:

İsa (a.s) zamanında üç kimse yolculuk yapıyorlardı, yolda bir hazine buldular; hazineyi paylaşmadan önce: ''Acıktık, aramızdan birisi gitsin de bize yiyecek alsın!'' dediler. İçlerinden...

Mümin kul hastalındığında alacağı mükafat

Mü'min kul hastalandığında bu durumu, onu günahlardan, demirci körüğünün demir kirlerini temizlediği gibi temizler. Mü'min kul hastalandığında, Allah (sağ ve sol taraftaki) iki katibe (meleğe)...

Yeniçerilerin ayaklanmasından sonra Yavuz Sultan Selim Dukakinoğlu Ahmet’i hançeriyle yaralar ve şöyle yapar:

Kaynaklardan da anlaşılacağı üzere Osmanlıların eline, Şah İsmail'in eşlerinden sadece Taçlı Begüm değil, Taçlı Begüm kadar değerli diğer bir hatunu olan Bihruze de geçmiştir....

Timur’un lakaplarından birisi de ‘Sahipkıran.’ Bu ne demektir? Niçin bu lakap verilmiştir?

Sahipkıran teriminin bir unvan, lakap veya sıfat olarak tarih boyunca birçok hükümdar tarafından ya da birçok hükümdar için kullanıldığı bilinmekle birlikte, tabir yerindeyse bu...

Lanet olasıca iblis, ömrü boyunca eşi benzeri görülmedik üç çığlık atmıştır. Bu olaylar şunlardır:

Denilmiştir ki: ”Lanet olasıca şeytan, ömrü boyunca eşi benzeri görülmedik üç çığlık atmıştır. Allah’ın lanetine uğrayıp huzur-i ilahiden kovulduğunda; Hz Peygamber doğduğunda ve Fatiha Suresi...

REKLAM

REKLAM