İslam tarihiHz Muhammed (sav) şöyle buyurmaktadır: Hz Adem ile Hz...

Hz Muhammed (sav) şöyle buyurmaktadır: Hz Adem ile Hz Musa Gök katında tartıştılar. Hz Musa, Hz Adem’e: -‘Sen, kendi günahın sebebiyle insanları Cennet’ten çıkaran ve onları bedbaht  edensin!’  dedi. Hz Adem de şöyle cevap verdi:

-

Buhari dedi ki: Peygamber (sav) şöyle buyurmaktadır:

”Hz Adem ile Hz Musa tartıştılar. Hz Musa, Hz Adem’e:

-‘Sen, kendi günahın sebebiyle insanları Cennet’ten çıkaran ve onları bedbaht  edensin!’  dedi. Hz Adem de:

-‘Ey Musa! Sen, Allah’ın elçilik verdiği ve konuşmasıyla seçkin kıldığı bir insansın. Böyle olmakla birlikte, Allah’ın beni  yaratmadan önce kaderime yazdığı -veya üzerine yazdığı- bir işi yaptığımdan ötürü beni kınıyor musun?’ dedi.

Resulullah devamla: Böyle demekle Hz Adem, Hz Musa’yı mağlup etti!’  buyurdu.

Tartışmada haklı olan Hz Adem’dir. Tövbe ettiği için tövbe eden kınanmayacağı için.

İbn Kesir – Peygamberler Tarihi

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Allah’u Teala ruhları, rızıkları kaç bin yıl evvel yarattı? Ölümün şiddeti karşısında meleklerin durumu

Nitekim Efendimiz buyururlar: ''Allah'u Teala ruhları tenlerden dört bin yıl evvel yaratmıştır.''  Rızıkları da ölüm üç bin yıl evvel yaratılmıştır. Ölüm bütün ağız ve dilleriyle birlikte...

KUR’AN’da da adı geçen AHİT SANDIĞI nasıl ve ne zaman kayboldu?

Yahudiler, Kutsal Ahit Sandığı'nın yeniden bulduklarında Rabb'in onlarla tekrar konuşacağına mı inanıyor? Evet. İsrailoğullarının kutsal kitabı böyle diyor. Ayrıca dini tarihleri de bu minvalde anlatımlarla...

Yıldırım Bayezid Ve Timur’un Mektuplaşmaları

Timur: Rum diyarında melik olan Yıldırım Bayezid. Bil ki, biz kudret ve iktidarımızla insanlık aleminin en büyük kısmını tab'amız haline getirmiş bir hükümdarız. Bu...

Bir gün Hz Hızır İbrahim Bin Edhem Hz.’lerinin sarayına uğrar ve O’na şu nasihatte bulunur:

Önceden Belh şehrinin padişahıyken kırk altın kalkanlı asker, tantana ile önünde ve kırkı da ardından giderlerdi. Bir gece sarayında yatarken, damının üzerinde bir gürültü duydu....

Dâbbetü’l-Arz, beraberinde Süleyman’ın -aleyhisselâm- mührü ve Mûsâ’nın -aleyhisselâm- asâsı olduğu hâlde çıkar. Mü’minin yüzünü asâ ile

“Dâbbe”, yeme ve içmeye muhtaç olan varlıklara denir. Dâbbetü’l-arz, “yerden çıkacak canlı” demektir. Kıyâmetin büyük alâmetlerinden olan “Dâbbetü’l-Arz” hakkında Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulur: “O söz başlarına geldiği (kıyâmet...

REKLAM

REKLAM