İsrailoğulları , İsâ Aleyhisselâma: “Bize, Uzeyr’i, dirilt! Yoksa, seni, ateşte yakarız!” demişler ve İsâ Aleyhisselâm için, üzüm odunlarından pek çok odun toplamışlardı.
O zaman, İsrail oğulları, ölülerini, taş sandıklar içine koyarlar,
sandıkların üzerlerine de, taştan, iyice kapanan kapaklar, geçirirlerdi.
Uzeyr Aleyhisselâmın kabrini de, arkasında ismi yazılı olduğu halde
buldular. Bütün uğraşmalarına rağmen onu, kabrinden çıkarmağa güc
yetiremediler.
Dönüp İsâ Aleyhisselâma haber verdiler.
İsâ Aleyhisselâm, içinde su bulunan bir kabı, onlara, uzattı ve:
“Bu suyu, onun kabrinin üzerine saçınız!” dedi.
Saçtılar.
Kapak, açıldı.
İsâ Aleyhisselâmı, götürdüler.
Uzeyr Aleyhisselâm, kefeninin içinde, öylece duruyordu.
Sonra, elbisesini, üzerinden soydular.
İsâ Aleyhisselâm, Yüce Allah’a dua etti.
Uzeyr Aleyhisselâma da:
“Ey Uzeyr! Yüce Allah’ın izniyle, diril!” dedi.
Uzeyr Aleyhisselâm, dirilip oturduğu zaman, İsrail oğulları, bütün
bunları, gözleriyle, gördüler. Kendileri de; İsâ Aleyhisselâm hakkında
:
“Ey Uzeyr! Şu Adam için, şehâdette bulunur musun?” diye sordular,
Uzeyr Aleyhisselâm:
“Ben, onun, Allah’ın kulu ve Resulü olduğuna, şehâdet ederim!” dedi.
Bunun üzerine, İsrail oğulları:
“Ey İsâ! Bizim için, Rabbine dua et te, onu, bizim aramızda, sağ olarak
bulundursun!” dediler.
İsâ Aleyhisselâm:
“Onu, kabrine iade ediniz!” dedi.
Uzeyr Aleyhisselâm, kabrine iade edildi ve öldü.
İsâ Aleyhisselâma, iman eden, iman etti; küfründe, direnen de, küfründe
direndi.
Peygamberler Tarihi

