İslam tarihiHz Yakub Hz Yusuf'u küçükken halasının yanına bıraktı. Yusuf'tan...

Hz Yakub Hz Yusuf’u küçükken halasının yanına bıraktı. Yusuf’tan ayrılmaya bir türlü râzı olmayan halası, dedesi İbrâhim aleyhisselâmdan kalan kemeri veya kuşağı, Yusuf’un uyuduğu sırada…

-

Yakub aleyhisselâm, Yusuf (aleyhisselâm) doğunca, alnındaki nübüvvet nurunu görmüş, bu yüzden ona diğer oğullarından daha fazla ihtimâm gösterir olmuştu. Bilhassa annesi Râhil’in, Bünyamin’in doğumundan sonra vefâtı ve Yusuf ile kardeşinin öksüz kalması, babalarının onlara karşı olan ilgisini daha da arttırdı. Diğer kardeşler, onları kıskanmaya başladı. Babası, Yusuf’u (aleyhisselâm), küçük olduğu için, halasının yanına bıraktı. Ama ayrılığına dayanamadı. Bir müddet sonra geri istedi. Bu defâ da halası Yusuf’tan ayrılamıyor, onun güzelliklerinden, bereketlerinden uzakta kalmak istemiyordu. Bir rivâyette, Yusuf’tan ayrılmaya bir türlü râzı olmayan halası, dedesi İbrâhim aleyhisselâmdan kalan kemeri veya kuşağı, Yusuf’un uyuduğu sırada gömleğinin içine bağladı. Bu işi, ağabeyi Ya’kub aleyhisselâm gelmeden önce yapmıştı. Yakub aleyhisselâm gelip, çocuğu götüreceği sırada kızkardeşini çok üzgün gördü. Sebebini sorunca, İbrâhim aleyhisselâmdan kalan kuşağın kayıp olduğunu söyledi. Berâberce her tarafı aradılar. Hiç bir yerde bulamayınca, Yakub aleyhisselâmın ısrârı üzerine kızkardeşi, Yusuf’un (aleyhisselâm) üzerini de aradı. Kuşağı orada buldu. İbrâhim aleyhisselâmın dininin hükümlerine göre, bir şeyi çalan yakalanınca, mal sâhibine belirli bir süre hizmet ederdi. Yakub aleyhisselâm, kardeşinin Yusuf’u bu kadar çok sevmesi ve böyle bir hileye başvurması üzerine, onu bir müddet daha halasının yanında bıraktı. Kız kardeşinin vefâtından sonra kendi yanına alıp bir an bile ayrı kalamaz oldu. Yusuf aleyhisselâm Allahü teâlânın lütfuyle gittikçe güzelleşiyor, ahlâk ve yüz güzelliği ile insanların sevgisini cezbediyordu. Çünkü onda Allahü teâlânın verdiği ayrı bir güzellik vardı ve gerçekten çok güzeldi. Nitekim Resülullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), mirâç gecesi semâya götürüldüğünde Yusuf’u (aleyhisselâm) gördü. Cebrâil’e (aleyhisselâm); “Bu kimdir?” diye sordu. Cebrâil aleyhisselâm; “Yusuf’tur (aleyhisselâm)” dedi. Eshâb-ı kirâm (radıyallahü anhüm); “Onu nasıl gördün?” diye suâl ettiler. Resülullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) “Ondördüncü gecedeki ay gibi” buyurdular.

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Çağrı Bey’in Dandanakan savaşından önce söylediği söz – Dandanakan Savaşından önce,Tuğrul Bey,Musa Bey ve bazı komutanlar Gaznelilerle savaşmayıp İran taraflarına çekilmeyi önererek şöyle dediler:

Dandanakan Savaşından önce,Tuğrul Bey,Musa Bey ve bazı komutanlar Gaznelilerle savaşmayıp İran taraflarına çekilmeyi önererek şöyle dediler: -“Gitmemiz ve tasasız günler geçirmemiz daha doğrudur.Rum derbendi-İran bölgesi-...

Fatih birgün dilencinin birine bir altın vermişti. Dilenci ,padişahın verdiği altını az bularak şöyle söyledi: ”Bu nasıl olur padişahım? Ben kardeşin olduğum halde...

Fatih birgün dilencinin birine bir altın vermişti. Dilenci ,padişahın verdiği altını az bularak şöyle söyledi: ''Bu nasıl olur padişahım? Ben kardeşin olduğum halde nasıl olur...

Selçuklu Veziri Nizamülmük’ü, Haşhaşiler mi öldürdü?

Hançerle cinayet işliyorlar demiştiniz... Selçukluların büyük veziri Nizamülmük'ü de onlar mı hançerlediler? Evet. Nizamülmük, 1092 yılında Bağdat'tan İsfahan'a dönerken, yolda Batıni/İsmaililerin bir suikast neticesinde öldürüldü....

Efsaneye göre; Hz Ali kimsenin cesaret edip giremediği mağarada yaşayan Dev’i nasıl öldürdü?

Kesik Baş cenknamesinde de Hz Ali'nin devi öldürüşü anlatılır. Hikayeye göre bir gün Hz Muhammed (sav), sahabelerle sohbet ederken, kapıdan yuvarlanarak kesik bir insan...

Hz Musa ve İsrailoğulları Firavun’dan kaçarlarken Mısır’dan çıktıkları zaman gece yolu şaşırdılar. Çünkü; Hz Yusuf şöyle vasiyet etmişti: Benim cesedimi…

İsrail oğulları, Mısırdan çıktıkları zaman, yolu, şaşırdılar.Üzerlerine, gecenin karanlığı da, çöktü.Birbirlerine:"Nedir bu hal?" diye sormağa başladılar.Yaşlı Bilginleri:"Yûsuf Aleyhisselâm, vefat edeceği sırada, kendisinin kemiklerini,yanımızda taşımadıkça,...

REKLAM

REKLAM