Osmanlı tarihiAvustralya' da yaşayan 2 Osmanlı askeri Avustralya' ya nasıl...

Avustralya’ da yaşayan 2 Osmanlı askeri Avustralya’ ya nasıl savaş açtı? – İngilizler Hindistan’ı işgal eder, Hindistan Kralı Osmanlı’dan yardım ister. Yıllardır savaş içinde olan…

-

İngilizler Hindistan’ı işgal eder, Hindistan Kralı Osmanlı’dan yardım ister. Yıllardır savaş içinde olan Osmanlı bu yardımı karşılıksız bırakmamakla birlikte 350 kişilik bir askeri birliği gemiyle Hindistan’a gönderir.

350 kişilik birlikten 20 kadarı hastalıktan yolda şehit olur, kalan 330 Osmanlı askeri Hindistan çıkarlar ve İngilizler’le savaşmaya başlarlar. Mühimmat açısından  kısıtlı olan Osmanlı askerleri birkaç günlük mücadeleden sonra teknolojik donanıma sahip İngiliz askerleri karşısında yenik düşerler. 40 kadarı esir alınır, diğerleri de savaş da şehit olur. Savaş bittikten sonra bu 40 Osmanlı askeri İngilizler gemilerde çalıştırmaya başlarlar. Bu gemi bir seferinde Avustralya ‘ya uğrar. İki Osmanlı askeri bir yolunu bulup kaçarlar. Bir süre sonra, adı Karadeniz diyarından Menteşeoğlu Abdullah olan, baba mesleği dondurmacılığa başlar. Karahisar diyarınan Tarakçıoğlu Mehmet de Kasaplık yapar. Birinci dünya Savaşın’da Avustralya Çanakkale’ye asker cıkarır ve bizim iki Osmanlı askeri olayı duyarlar. Hemen buluşup durum değerlendirmesi yaparlar. Biz Osmanlı askerleriyiz ve Avustralya ‘da yaşıyoruz. Avustralya devleti Osmanlı’ya savaş açmış ve bizim ülkemizi işgale gitmiş. Bundan dolayı biz Avustralya devleti’ne savaş açalım derler. Alırlar kağıdı kalemi ve yazarlar:

Biz iki Osmanlı askeri, ülkenizde bulunuyoruz. Duyduk ki devletimiz Osmanlı’ya Avustralya devleti olarak savaş açmış ve Çanakkale’ye asker göndermişsiniz. Bundan dolayı  iki Osmanlı askeri biz de Avustralya devletine savaş açmış bulunmaktayız. Bu bir Osmanlı fermanıdır. Ekselansların bilgilerine duyurulur.

Karahisar diyarından Tarakçıoğlu Mehmet, Karadeniz diyarından Menteşeoğlu Abdullah

İki Osmanlı askeri,  Siddney’in 250 km uzaklığında karlıdağlar denilen bölgede önce virajlarda tren raylarını sökerek üç treni devirirler. Üçünçü tren kazasında askeri mühimmat bularak silahlanırlar. Sekiz karakol basarlar ve karakollardaki askerlerinin tamamını vururlar.

Ne olduğunu bir türlü çözemeyen Avustralya devletinin sonunda iki Osmanlı askerinin yazdığı mektup  akıllarına gelir ve mektupun atıldığı bölgeye 250 kadar asker gönderirler. İki Osmanlı askeri aranmaya başlanır. Birkaç gün sonunda çatışma olur ve Osmanlı askerleri bu karlıdağlar’da şehit edilir. İki askerin mezarı Sidney’e 250 km uzakta karlıdağlar’da bulunmaktadır.  Avustralyalılar iki Osmanlı askerleriyle savaştık demek zorlarına gittiği için bu askerlere Hindistan asıllı diyorlar.

Oysa Hindistan’da ne Karahisar, ne de Karadeniz diyarı diye bir bölge yok.

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

ŞEMS-İ TEBRİZİ SÖZLERİ

Ey İnsan! kaf dağı kadar yüksekte olsan da, kefene sığacak kadar küçüksün. Unutma… Her şeyin bir hesabı var üzdüğün kadar üzülürsün. Bir gül kadar güzel...

Hz Muhammed (sav) ”Kıyametin 5 işareti ve sebep olduğu hastalıklar, kıtlıklar,iç kargaşalar,kuraklıklar”

''Ey muhacirler topluluğu! Beş şey vardır ki, bunlarla imtihan olunursanız ve bunlar size yanaşırsa onlara bulaşmanızdan Allah'a sığınırım. 1- Bir toplumda fuhuş yaygınlaşıp alenen yapılmaya...

Ölüm alaca bir koç şeklinde Kıyamet günü getirilecek. Bir münadi şöyle seslenecek:

''Ölüm alaca bir koç şeklinde Kıyamet günü getirilecek. Bir münadi şöyle seslenecek: ''Ey Cennet ehli!'' Hemen hepsi ayağa kalkıp dikkatle bakacaklar. ''Bunu tanıyor musunuz?'' Daha önce gördükleri...

FİRAVUN HZ MAŞİTE’Yİ kazanda kaynatıp şehit ettikten sonra HZ ASİYE melekleri görür ve FİRAVUN’A şöyle der:

Firavunun zevcesi Âsiye hatun, hâlis Mü'min kadınlarındandı. Allah'a, gizlice ibadet ederdi. Firavunun korkusundan, namazını, gizli yerde kılardı. Âsiye hatun; Firavunun kızlarının baş tarayıcısı kadını,...

İslam büyüklerinin namazdaki huşusu – Zühd ve ibadette zirve yapmış bir zat olan Amr bin Zerr’in eli kangren olmuştu. Doktorlar ona

Hz Ömer namaza duracağı vakit vücudu titremeye başlar ve dişleri çatırdardı. ''Ne oluyor?'' diye soranlara: ''Emaneti ve farzı eda etme vakti geldi; halbuki onu...

REKLAM

REKLAM