Osmanlı tarihiHalk, padişah Birinci Mustafa'yı kılıç kuşanma alayında görebilecekti. Eyüp'te...

Halk, padişah Birinci Mustafa’yı kılıç kuşanma alayında görebilecekti. Eyüp’te iskeleye çıktıktan sonra türbe yolunda halka dağıtması için padişahın ceplerine altın dolduruldu ancak henüz iskeleye çıkmadan cebindeki altınları denize attı. İskeleye gelindiğinde ise

-

Halk, padişah Birinci Mustafa’yı kılıç kuşanma alayında görebilecekti. Padişahın taht merasimi için tüm hazırlıklar yapıldı. Padişahın taht merasimi için tüm hazırlıklar yapıldı. Adet üzere evvela saltanat kayığı ile Eyüp’e gidilecek oradan Hz Halid’in türbesi ziyaret edilip kılıç kuşanılacaktı. Daha sonra muhteşem bir alayla şehre girilip atalarının türbelerini ziyaret ettikten sonra Topkapı Sarayı’na dönülecekti.

Eyüp’te iskeleye çıktıktan sonra türbe yolunda halka dağıtması için padişahın ceplerine altın dolduruldu ancak henüz iskeleye çıkmadan cebindeki altınları denize attı. İskeleye gelindiğinde ise kayıktan inmek istemedi. Zorla kayıktan indirilerek yine muhafızlar nezaretinde ata bindirildi. Attan düşmemesi için de bu muhafızlardan birisi kendisine nezaret etti.

Yeni padişah saraya dönüşte ise yolda halkın ve askerlerin kalabalığından rahatsızlık duyup elleriyle yüzünü kapadı. Halk ise bu durumu uzun süre saray hapsinde kalıp kimse ile münasebette bulunmamasına yorup zamanla açılıp düzeleceğini düşündü.

Koçu,a.g.e,s.191-192

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Hz Ömer bir gün mescidde oturuyordu. Rum imparatorunun elçisi, bazı hediyeler, bir doğan, bir tazı ve bir şişe zehirle Ömer’in yanına geldi ve şöyle...

Hz Ömer bir gün mescidde oturuyordu. Rum imparatorunun elçisi, bazı hediyeler, bir doğan, bir tazı ve bir şişe zehirle Ömer'in yanına geldi ve şöyle...

Halife Ömer bir gece odasında çalışırken kapısı açıldı ve bir ziyaretçi içeriye girdi, selam verdi. Ancak Hz Ömer çalışma masasından kaldırıp bu selamı almadı....

İslam dininin ikinci halifesi olan Hz Ömer, adalete olan bağlılığı ile ün sanmıştı. Onun hak ve hukuka olan saygısı ölümünden yüzlerce yıl sonra bile...

Fatih birgün dilencinin birine bir altın vermişti. Dilenci ,padişahın verdiği altını az bularak şöyle söyledi: ”Bu nasıl olur padişahım? Ben kardeşin olduğum halde...

Fatih birgün dilencinin birine bir altın vermişti. Dilenci ,padişahın verdiği altını az bularak şöyle söyledi: ''Bu nasıl olur padişahım? Ben kardeşin olduğum halde nasıl olur...

Hz Muhammed (sav) : ”Kıyamet günü, bir topluluk kabirlerinden, ağızlarından ateşler fışkırarak kalkarlar” oradakiler, ”Kimdir bunlar, Ey Allah’ın Resulü?” diye sordular.

Ebu Ya'la, Peygamber Efendimiz'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: ''Kıyamet günü, bir topluluk kabirlerinden, ağızlarından ateşler fışkırarak kalkarlar'' oradakiler, ''Kimdir bunlar, Ey Allah'ın Resülü?'' diye sorunca...

Japon İmparatoru Sultan Abdülhamit’ten Osmanlı alimleri istemiştir. Bunun üzerine Abdülhamit çaresizlik içinde, karşı tarafa…

Japon İmparatorunun Sultan Abdülhamit'ten: İslam dininin bilhassa tefekkür,gaye felsefe ve manevi terkibi üzerinde şahsen kendisine izahat vermek için Japonca bilen yoksa tercihen  İngilizce,Fransızca veya...

REKLAM

REKLAM