Tutankamon’un ölüm maskesinin üzerinde yapma bir sakal, akbaba ve kobra simgeleri bulunuyor.

Mısırlılar, Güneş Tanrısı Ra’nın teninin saf altından olduğuna inandıkları için ölen firavunların bedenini de altından kaplarlardı. Kral Tutankamon’un küpelerden çok hoşlandığı ortadaydı; ayaklarında da altın sandaletler vardı. Bir mumya asla yeteri kadar sihirli korumaya sahip olamayacağından, mumyacılar sargıların her katının arasına takı ve tılsımlar saklamışlardı. (Sıradan mumyalarda 40 kadar tılsım olurken, Tutankamon’un sargılarının arasında 140 kadar tılsım bulunmuştur.) Ne yazık ki bu hazineler, mezar hırsızlarının mumyaları parçalamaları ya da yakmalarının başlıca nedeniydi.

Mumya ölümden sonraki yaşam için paketlenip hazırlandıktan sonra bir rahip son duayı okurdu.

Ey Osiris, bedenime sonsuza kadar sahip olacağım. Parçalanmayacak ya da kurtlar tarafından yenilmeyeceğim. Ben varım. Yaşıyorum… Bedenim ölümden sonra yok olmayacak.

Mumya tabuta yerleştirildiğinde boynuna çiçekten çelenkler asılırdı.

Mumya ”Arınmış Yer” e gönderildikten 70 gün sonra, beden kavanozlar ve kocaman bir faturayla birlikte akrabalarına teslim edilirdi!!!

Bütün bu işler gizlilik içinde yapıldığından, akrabaların kendilerine doğru cesedin verilip verilmediğini anlamaları her zaman mümkün olmuyordu. Bedeni bir mumyaya çevirmek için kullanılan tüm malzeme bu sırada büyük kaplarda saklanırdı. İçlerinde yere düşmüş bir parça kuru deri ya da çürümüş tırnak olabilme olasılığından ötürü bu kaplar atılamazdı. Çok büyük bir zanaatkar ve sanatçı grubu da mezarı cenaze törenine yetiştirmek için çılgınca son düzeltmeler üzerinde çalışırdı.

Eski Mısır Mumyalar Sihir ve Efsaneleri – Jim Pipe

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here