Osmanlı tarihiAvusturya elçisi elbisesini giyerek çeşit çeşit mücevherler takmış. KANUNİ...

Avusturya elçisi elbisesini giyerek çeşit çeşit mücevherler takmış. KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN elçiye bir ders vermek için İNCİLİ ÇAVUŞ’A şöyle der:

-

Avusturya kralı, Kanuni Sultan Süleyman’ın yanına göndereceği elçiye bazı konu
larda talimat vermiş.

–Türk’lerin ihtişamı, servetleri, debdebe ve saltanatları meşhurdur. Hele
başvezirleri İbrahim Paşa, Avrupa’da en büyük bir hükümdardan ziyade servete maliktir.
İhtişam içindedir. Gerek padişahın ve gerekse vezirin huzurlarına çıkacağın vakit, görü
nüş ve gösterişte onlardan geri kalmamalısın.


Bu talimat ile İstanbul’a gelen Avusturya elçisi talimat üzere getirdiği elbiselerini
giymiş, çeşit çeşit mücevherlerini takmış. Huzura kabul olunmuş. Padişah, ifrat derecede
süslenmiş olan sefirin bu halini hiç beğenmemiş ve İncili’ye dönerek,

–Nedir, sefirin bu hâli? Bu durumda bir kasıt var.
İncili,

–Şevketlim! Onu sarayda misafir eder, beni de maiyetine memur kılarsınız hem
maksadını anlar hem de yaptığının biçimsizliğini kendisine anlatırım.
İncili’nin bu isteği üzerine sefir, sarayda misafir edilmiş. İncili de onun hizmetine
memur kılınmış. İncili, derhâl bir sokak köpeği buldurarak ona en iyi kumaştan bir kıyafet
diktirmiş ve boynuna da elmas ve diğer kıymetli taşlar ile işlemeli bir tasma taktırmış.
Köpeği sefirin görebileceği bir yere getirmişler. Sefir, köpeği görünce, –Ne tuhaf, demiş. Hiç de bir köpeğin boynuna elmaslı tasma takıldığını işitmemiş
ve görmemiştim.


İncili bunun üzerine, –Evet sefir hazretleri, haklısınız. Fakat padişahımız, iyi kumaştan elbiselerle; el
mas, altın ve zümrütle bir köpeğin kıymetinin artmayacağını anlatmak için bu hayvanı
böyle gezdirtiyor, demiş.


Sefir, imâ edileni anlayarak ertesi gün, huzura gitmek için en sade elbiselerini
giymiş

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Hz Muhammed (sav) ile cimri arasında geçen konuşma – Bir gün Kabe’yi ziyaret ederken bir kişi gördüm ki Kabe’nin örtüsüne yapışmış şöyle diyordu: ”İlahi...

Bir gün Kabe'yi ziyaret ederken bir kişi gördüm ki Kabe'nin örtüsüne yapışmış şöyle diyordu: ''İlahi bu ev hürmeti için beni affet.'' Efendimiz bu zata dedi...

Sultan 3. Murad  1595 yılının hemen başında hastalandı. Bir gün Topkapı Sarayı’nın sahilinde yer alan İncili Köşk’e geçmişti. Burada sazendeler ve hanendeler toplanmıştı. Onlardan ”Hastayım,...

Sultan 3. Murad  1595 yılının hemen başında hastalandı. Bir gün Topkapı Sarayı’nın sahilinde yer alan İncili Köşk’e geçmişti. Burada sazendeler ve hanendeler toplanmıştı. Onlardan ”Hastayım,...

Hz Ali’nin kabrinin yeri neden bilinmiyor?

Hz Ali aldığı kılıç yarasının etkisiyle, üç gün sonra, H. 40 yılın Ramazan ayının 17. cuma günü şehit oldu. Hz Hasan ve Hz Hüseyin,...

Hz Ömer Sariye ismindeki komutanını uzak bir yere harbe göndermişti. Sariye’nin ordusunu düşman arkadan vurmak üzereydi. Hz Ömer o sırada hutbe veriyordu. Keramet gösterip…

Hz Ömer, halifeliği zamanında Sariye ismindeki zatın kumandasında, İslam askerini harbe göndermişti. Ordu, bir cuma günü harp halindeydi. Müslümanlar, bir dağın eteklerinde bulunuyorlardı. Bu...

Allah ile kandırmanın örneği: İblis, Hz Adem ile Hz Havva’yı ağlayarak şu ağıtı söyleyerek kandırdı:

İblis; Âdem Aleyhisselâm'la Hz.Havva'yı, tuzağa düşürme işine, önce Ağıt'la başladı. Öyle bir ağıt ağladı ki, onları hüzün içinde bıraktı. Âdem Aleyhisselâm'la Hz.Havva, İblis'in ağıtını...

REKLAM

REKLAM