Bir gün 4’üncü Murat, İncili Çavuş’u huzuruna çağırır. İncili Çavuş gider. Padişah sorar:
“İncili, yemek derler, memek derler. Yemek ne demek, memek ne demek?” İncili Çavuş cevap verir: “Yemek, siz hünkarımızın sofrasında bin bir çeşit (bin bir türlü) leziz (lezzetli) yiyeceklerdir. Memek ise biz fakirlerin ve yoksulların yediği kuru ve yavan şeylerdir.”
4’üncü Murat tekrar soruyor: “Peki İncili, kürk derler mürk derler. Kürk nedir, mürk nedir?” İncili Çavuş hemen cevap verir: “Hünkârım kürk insanı sıcak tutan, soğuktan koruyan, siz hünkârımızın giydiği değerli giyecektir. Mürk ise bizim giydiğimiz, sırtımızdaki yırtık pırtık yamanlı elbiselerdir.”
4’üncü Murat son kez soruyor: “Peki padişah derler matişah derler. Padişah ne demektir, matişah ne demektir? İncili Çavuş hiç zaman kaybetmeden cevabı yapıştırır: “Padişah babanızdı matişah da sizsiniz hünkârım” dedi.
