Hârun aleyhisselâmın vefâtından sonra Musâ aleyhisselâm geri dönüp, kavminin yanına geldi. Yanında Hârun aleyhisselâmın olmadığını gören İsrâiloğulları, Musâ aleyhisselâma iftirâ edip; “Sen bizim Harun’u çok sevdiğimizi anlayınca, hased ettin ve götürüp öldürdün.” dediler.
Onların bu çirkin sözleri karşısında, Musâ aleyhisselâm; “Size yazıklar olsun. Bana, kardeşimi öldürdüğümü söylüyorsunuz.” dedi. Fakat kavmi onun üzerine daha da düşüp, iddialarında ısrâr ettiler. Musâ aleyhisselâm iki rekat namaz kılıp Allahü teâlâya duâ etti ve Harun’u aleyhisselâm onlara göstermesini diledi.
Allahü teâlâ, Hurün aleyhisselâmı içinde vefât ettiği taht ile birlikte onların görebilecekleri, yerle gök arasında bir yere indirdi. Onun, kardeşi Musâ aleyhisselâm tarafından öldürülmediğini gösterdi. Hazret-i Ali’den gelen rivâyette de; Musâ ve Hârun (aleyhimesselâm) birlikte dağa gittiler. Hârun aleyhisselâm orada vefât etti. Hârun aleyhisselâmın vefâtıyla ilgili başka rivâyetler de vardır. Kabrinin nerede olduğu hususundaki rivâyetler de çeşitlidir.
