Mamafih Timuçin ve kardeşleri, Kentey Dağları’nda avla kendi ihtiyaçlarını temin etmekte idiler. Üvey kardeşi Bekter ondan bir tarla kuşu ile bir balık çalıyor. Bunun üzerine Timuçin küçük kardeşi Kasar’ın yardımıyla Bekter’i okla vurarak öldürüyor. Genç adamla kardeşi Kasar, bu sert hayat şartları ile çok kuvvetleniyor ve hiçbir şeyden yılmaz bir hale geliyorlardı. Onları sefaletle ölmüş sanan Tayçi’ut reisi Tarkutay Kiriltug, bu yaşama inadı karşısında şüphe ve endişeye düştü. Timuçin’i Kentey ormanlarında takip ederek esir etmeye muvaffak oldu ve prangaya vurdu. Timuçin, ileride tekrar göreceğimiz, Suldus reisi Sorkan-şira (Sorgan-chira) ile onun oğulları Çila’un (Tchila’oun) ve Çimbay(Tchimbai)’ın yardımıyla kaçtı kurtuldu. İyi okçu olan Cengiz, kendisinden daha mükemmel bir okçu olan kardeşi Kasar’la beraber ailesinin vaziyetini tekrar yükseltmeye başladı. “Şimdi dokuz atı vardı.” Bunlardan sekizini step hırsızları çalmıştı. Atlarını bir Aralat reisinin oğlu olan genç Boorçu (Bo’ortchou veya Bogortchou)’nun yardımı sayesinde istirdat etti. Bu genç, bu zamandan itibaren onun en sadık arkadaşı ve azamet günlerinde de en iyi komutanlarından biri olmuştur. Bu suretle sefaletten kurtulan Timuçin, Kongirat reisi Day-Seçen (Dai-Setchen)’den çocukluğundan beri kendisine vadedilmiş olan genç kız Börte’nin izdivacını istiyor.! Day-Seçen, çeyiz olarak siyah samurdan bir kürkle beraber kızını ona verir ve Timuçin, az sonra, karargâhını Onon kaynaklarından Kerulen kaynaklarına nakleder.
Cengiz Han ve küçük kardeşi Kasar, üvey kardeşleri Bekter onlardan tarla kuşu ve bir balık çalınca onu şöyle öldürüyorlar:
-
