İslam tarihiHz Nuh'un annesi Kaynuş zamanın kralından korkarak mağaraya giderek...

Hz Nuh’un annesi Kaynuş zamanın kralından korkarak mağaraya giderek doğum yaptı. Hz Nuh bebek iken O’na şöyle söyledi:

-

Hazret-i Nüh’un annesi Kaynuş, hâmileliğinin son zamanlarında kendisi ve doğacak çocuğu hakkında, çok zâlim bir kimse olan zamânın hükümdârından korkuyordu. Bu endişe içerisinde, doğum iyice yaklaştığında, Kaynuş evinden çıkıp, bir mağaraya giderek doğum yaptı. Zevci Lâmek ise o sırada rahatsız olup son anlarını yaşıyordu.

Doğumdan sonra çocuğunu mağarada bırakıp, büyük bir üzüntü ile, içli gözyaşları dökerek ve vah oğlum diye sızlanarak mağaradan ayrılmak üzere iken, daha yeni doğmuş, kundağa sarılmış olan Hazret-i Nuh, Allahü teâlânın izni ile konuşmaya başladı. Annesini hayretler içinde bırakan bu mübârek çocuk; (Anneciğim! Benim için korkma! Endişe etme! Çünkü beni yaratan elbette korur) diyordu.

Kundaktaki bebeğinin böyle konuşması, gözü yaşlı anneyi hem rahatlattı, hem de daha çok üzülmesine sebep oldu. Çünkü, Kaynuş, evlâdının bu sözüyle, onun Allahü teâlâ tarafından hususi olarak korunduğunu, kendisine bir zarar gelmesinden endişe etmeye lüzum kalmadığını hissederek rahatladı. Diğer taraftan, kendisinden bu sözleri duymakla, gönlünde yavrusuna karşı muhabbet ve şefkâtının kat kat arttığını hissetmiş ve böyle bir yavrudan ayrılmak, hele bir mağarada bırakıp gitmek ona pek zor gelmişti. Bu acıya ve ayrılığa tahammül etmek, öyle bir anne için elbette mümkün değildi. Ama oğlunun selâmeti için bu acıya sabretmesi icâb ettiğini düşünerek, onu Allahü teâlâya emânet edip, gözyaşları içerisinde evine döndü.

Nuh (aleyhisselâm) kırk gün kadar, doğduğu mağarada kaldı. Bundan sonra melekler onu alıp, annesinin yanına götürdüler. Annesi Kaynuş buna pek sevindi. Bu kırk gün içinde, Nüh’un (aleyhisselâm) babası Lâmek de vefât etmiş idi. Lâmek”in (rahmetullahi aleyh), Nüh’un (aleyhisselâm) peygamberliğinden sonra vefât ettiği de bildirilmiştir. Hazret-i Nuh, çocukluğunda ve gençliğinde, zâhirde ve batında, (görünüşte ve iç âleminde) çok güzel, pek mükemmel idi. Bütün güzel sıfatları kendinde toplamıştı. Şekl-ü şemâil yâni vücut görünüşü ile, huy ve yaradılış bakımından Hazret-i Âdem’e çok benzerdi.

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Sadrazam Ahmet Vefik Paşa, Adalet Bakanı iken borcunu ödemeyen bir adamı kahve içme bahanesiyle dairesine çağırır. Adam içeride oturup kahvesini yudumlarken paşa, onun...

Sadrazam Ahmet Vefik Paşa, Adalet Bakanı iken borcunu ödemeyen bir adamı kahve içme bahanesiyle dairesine çağırır. Adam içeride oturup kahvesini yudumlarken paşa, onun kapıda duran...

Meleklerin hocası cinlerden olan İblis nasıl kafir oldu?

Anlatıldığına göre İblis'in dünya semasında Abid, ikinci kat semada Zahid, üçüncü kat semada Arif, dördüncü kat semada Veli, beşinci kat semada Taki, altıncı kat...

Abdulkadir Geylani’nin duası

''Yoldan çıkmış şeytandan, kötü düşüncelerden, nefsin dürtülerinden, insanların ve cinlerin tuzaklarından, ikiyüzlülükten, kendini beğenmekten, Allah'a şirk koşmaktan, kalbimde doğan kötü huylardan, nefsimi tehlikelere düşüren...

Haccacı Zalim; Hasan Basri Hazretleri’ni korkutmak için bütün maiyetiyle vaaza gelmişler, mübarek hiç futur etmeyerek derse devam edince Haccac demiş ki:

Haccacı Zalim; Hasan Basri Hazretleri'ni korkutmak için bütün maiyetiyle vaaza gelmişler, mübarek hiç futur etmeyerek derse devam edince Haccac demiş ki: ''dünyada er isterseniz...

Firavun’un hanımı Hz Asiye, Hz Musa’yı nasıl buldu?

Derken bir gün yine annesi, Hz Musa'yı nehre saldı, fakat ipin ucunu kendisine bağlamayı unuttu. O da Nil'de akıp gitti. Derken Nil Nehri'nin kıyısında...

REKLAM

REKLAM