Şeytan, Âdem aleyhisselâma karşı secde etmeyip kibirlenmesi sebebiyle gadab-ı ilâhiyyeye uğradığı için, Adem aleyhisselâma ve Hazret-i Havvâ’ya düşmanlık besleyip, onları içinde bulundukları nimetten mahrüm etmek istiyordu. Bunun için hile düşünüyor, onları yanıltma yolları arıyordu. Onlara kendilerine yasak edilen ağacın meyvesinden yedirmeyi ve böylece Cennet’ten çıkarılmalarını istiyordu.
Bu iş için onları Cennet’in dışından gözetleyerek fırsat kolluyordu. Bir defâsında Âdem aleyhisselâm ile Hazretı Havvâ, Cennet’in kapısının yakınında dolaşırken, şeytan onların dikkatini çekti. Sonra da onlarla konuşmaya başladı. Bir rivâyete göre de önce,dikkatlerini çekmek için karşılarında ağlayıp sızlayarak feryâdını duyurdu. Böylece Âdem aleyhisselâm ile Hazret-i Havvâ’nın dikkatini çekmişti. Neden böyle feryâd ediyorsun dediklerinde, ben sizin öleceğinize ve bu sebepten de içinde bulunduğunuz nimetlerden ayrılacağınıza ağlamaktayım diye cevap verdi. Sonra sözüne devam edip;
“Size ebedilik ağacına delâlet edeyim mi? Eğer o ağaçtan yerseniz iki melek olursunuz ve Cennet’te devamlı kalırsınız, sona ermeyen bir devlete kavuşursunuz” dedi. “Ayrıca ben muhakkak sizin iyiliğinizi istiyorum” diyerek yemin etti. Şeytanın bu sözleri ve yemini üzerine Hazret-i Havvâ ile Âdem aleyhisselâm onun kendilerine düşman olduğunu unuttular. Önce Hazret-i Havvâ, sonrada onun teşviki ile unutarak Âdem aleyhisselâm, kendilerine yasak edilen ağacın meyvesinden tattılar. Bu ağacın hangi ağaç olduğu husüsunda farklı rivâyetler yapılmıştır. İslâm âlimlerinden bir kısmı buğday olduğunu söylemişlerdir.
