İmâm-ı âzam Ebü Hanife (rahmetullahi aleyh) rüyâda, güyâ, Peygamber efendimizin mübârek kabrini açıp, mübârek kemiklerini göğsünden topladığını gördü. Bu rüyâdan korkup İbn-i Sirin’e (rahmetullahi aleyh) gitti ve kendisini tanıtmadan rüyâsını anlattı.
Rüyânın anlatılmasından sonra İbn-i Sirin; “Bu rüyâ senin değil, Ebü Hanife’nindir. Böyle rüyâyı ancak o görebilir” buyurdu. Ebü Hanife kendini tanıttı.
İbn-i Sirin; “Sırtınızı açın göreyim” dedi. İmâm-ı âzam sırtını açınca, iki omuzu arasında bir ben olduğunu gördü.
Bunun üzerine; “Sen o kimsesin ki, Resülullah (sallallahü aleyhi ve sellem) senin hakkında; “Ümmetimden bir kimse gelir. İki omuzu arasında bir ben bulunur. Allahü teâlâ benim dinimi, onun eli ile diriltir” buyurmuştur” dedi. Sonra; “Bu rüyâdan korkma! Muhakkak ki, Resülullah (sallallahü aleyhi ve sellem), ilmin şehridir. Sen de ona kavuşursun” buyurdu. Gerçekten de öyle oldu. İmâm-ı âzam, Ehl-i sünnetin amelde dört hak mezhebinin en büyüğünün kurucusudur. Bugün müslümanların büyük çoğunluğu, Hanefi mezhebindedir.
