Osmanlı tarihiKazıklı Voyvoda'nın eline Türk esirler geçince, ayaklarındaki derinin yüzülmesini,...

Kazıklı Voyvoda’nın eline Türk esirler geçince, ayaklarındaki derinin yüzülmesini, açığa çıkan etin üzerine tuz dökülmesini ve ızdırabın artması için…

-

Kendi hükmü altındaki insanlar dahil olmak üzere çevre ülkelerin de mensuplarına zulüm etmeye başladı. Batılı kaynaklar onun işkencelerinden uzun uzun söz etmekte ve vahşi bir canavara dönüştüğünü anlatmaktadır.

III.Vlad, kazığa geçirdiği insanların oluşturduğu bir dairenin ortasında saray halkı ile beraber yemek yemekten büyük zevk alırdı. Özellikle de Türkleri bu işkenceyle öldürmek onun için bir tutku haline gelmişti. Eline Türk esirler geçince, ayaklarındaki derinin yüzülmesini, açığa çıkan etin üzerine tuz dökülmesini ve ızdırabın artması için keçilere yalatılmasını emrederdi. Bir gün şehirdeki bütün dilencileri çağırtarak büyük bir ziyafet verdi. Dilencileri iyice doyurduktan sonra masayı ateşe verdirip, hepsini diri diri yaktı. Bir defa da birkaç kadının göğüslerini kestirip yerlerine çocuklarının başlarını diktirmişti. Bazı kadınları da kazanlara attırıp haşlatıyor, etlerini çocuklarına yediriyordu.

İnsanları doğramak, kazanlarda kaynatmak için özel yöntemler uygulamıştı. Bir gün eşek üzerinde tesadüf ettiği bir papazı eşekle birlikte kazığa geçirtti. Hamile olduğunu söyleyen bir sevgilisinin karnını yarıp doğru söyleyip söylemediğine bakmıştı. Dil öğrenmek için Eflak’a gelen dört yüz Macar ve Erdelli genci casus oldukları gerekçesi ile diri diri yaktı. Bohemyalı altı yüz kadar tüccarı da Pazar yerinde kazığa vurdurdu. Bunların hepsini bir şenlik havasında yaptı.

Ahmet Şimşirgil, Kayı II, İstanbul 2011, s.185-189

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Sabetaycılık nedir? Yıl 1626 Sabetay Sevi dindar bir tüccar ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Ancak Sabetay zamanla bu dindarlığını daha da ileri götürüp önce...

Sabetaycılık aslında Türkiye'nin en önemli konularından biri olmakla beraber en az incelenen fakat hakkında en çok spekülasyon yapılan konulardan biridir. Ama diğer yandan da...

Çinli oyuncular, Ögeday’ı eğlendirmek için kukla oynatıyorlardı. Han kuklaların arasında uzun bıyıklı ve sarıklı bir ihtiyarın atın kuyruğuna bağlanarak sürüklendiğini gördü ve Çinlilere bu...

Bir defasında da Çinli oyuncular, Ögeday'ı eğlendirmek için kukla oynatıyorlardı. Han kuklaların arasında uzun bıyıklı ve sarıklı bir ihtiyarın atın kuyruğuna bağlanarak sürüklendiğini gördü...

Hz Ömer bir gece Medine sokaklarında gezerken bir evden birtakım sesler işitti. Evin damından içeri girdi. İçeri girdiğinde bir adamı bir kadınla içki içerken...

Hz Ömer bir gece Medine-i Münevvere sokaklarında gezerken bir evden birtakım sesler işitti. Evin damından içeri girdi. İçeri girdiğinde bir adamı bir kadınla oturmuş...

Padişah ve İncili Çavuş dolaşırken bir çobana rastlar. Padişah İncili’ye çobanların havadan iyi anladığını söyleyerek yağmur yağıp yağmayacağını ona sormasını ister. Çoban eşeğin kuyruğunu...

Müneccim Çoban’da padişah ve İncili dolaşırken bir çobana rastlar. Padişah İncili’ye çobanların havadan iyi anladığını söyleyerek yağmur yağıp yağmayacağını onasormasını ister. Çoban eşeğin kuyruğunu...

”İbrahim (as) babasını, Kıyamet günü tozlanmış ve yüzü karalara bürünmüş olarak görecek de: ”Bana asi gelme dememiş miydim?” diyecek. Babası:

Ebu Hureyre (ra)'dan: ''İbrahim (as) babasını, Kıyamet günü tozlanmış ve yüzü karalara bürünmüş olarak görecek de: ''Bana asi gelme dememiş miydim?'' diyecek. Babası: ''Bugün sana asla asi gelmem''...

REKLAM

REKLAM