Hz Ali, nasıl yüce bir kimliğe ve seçkin bir şahsiyete sahip bulunduğunu, ne derece bir Hak dostu ve bir Peygamber aşığı olduğunu ve gerçekten bir ”Allah Aslanı” olduğunu hicret gecesinde çok kritik bir anda ve şartların çok ağır olduğu bir ortamda üstlendiği şu kutsi fedakarlıkla da göstermiştir:

Mekke’den Medine’ye tarihin en büyük ve en anlamlı hicretinin gerçekleşeceği günde, Resulü Ekrem, Hz Ali Efendimiz çağırmış ve ona şöyle demişti:

-Ya Ali! Bu gece benim için büyük bir fedakarlıkta bulunacak birisine ihtiyacım var.

Hz Ali, tereddütsüz bir şekilde cevap verdi:

-Ey Allah’ın Resulü! İşte ben varım ya…

Resulü Ekrem şöyle buyurdular.

-Aliciğim! Ancak bu fedakarlık, öyle normal bir fedakarlık değildir. Bu fedakarlığın ucunda ölmekte var.

Hz Ali Efendimiz, yine tereddütsüz  bir şekilde şöyle dedi:

-Ey Allah’ın Resulü! İşte ben varım ve ben bu fedakarlığa hazırım. Çünkü bendeniz sonunda ölümün bulunduğu böyle bir fedakarlığı sizin için yapmayı en büyük şeref sayanlardanım.

Bunun üzerine Resulü Ekrem şöyle buyurdular:

-Müşriklerin bu gece beni kendi evimde öldürmek için yüz kişilik bir grup halinde evimi saracaklarını ve bana hücum edeceklerini Yüce Allah bana haber verdi ve bana bu gece evimde kalmayıp Mekke’yi terk etmemi buyurdu. Fakat onların benim Mekke’yi terk ettiğimi ve hangi tarafa doğru gittiğimi anlamamaları ve bilmemeleri; ancak bunun için de birisinin gelip evimde benim yatağımda yatıyor görünmesi gerekiyor. Mademki sen bu fedakarlığa ve bu hizmete talipsin. Öyle ise gel; bu gece benim yatağımda yat, şu benim örtümle örtün ve onda uyumana bak. Hem sakın korkayım deme. Çünkü Allah, seni koruyacak ve Senin hoşlanmadığın her hangi bir şey senin başına gelmeyecektir. Ta müşrikler beni evde yatıyor zannetsinler. Böylece onları oyalamış ve gideceğim yere bir an önce varma hususunda zaman kazanmış olurum.

Hz Ali, tereddüt etmeden, yüksek bir fedakarlık ve ciddi bir yiğitlik isteyen bu şerefli hizmete evet demiş ve hicret gecesinde Resulü Ekrem’in yatağına yatmıştı. Yani hiçbir endişe duymadan gidip yatağına yatmış ve göz göre göre kendini ölüme atmıştı.

Evet, Hz Ali Efendimiz, Resulü Ekrem’e olan aşkı ve vurgunluğu uğrunda bu kadar rahattı ve kendisini bu derece adamıştı. Ama Yüce Allah onu korumuş ve kılına bile dokundurtmamıştı.

İlim Şehrinin Kapısı Hz Ali

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*

code