Göktürk TarihiTürk tarihinin en büyük kahramanı Kür Şad nasıl öldürüldü?...

Türk tarihinin en büyük kahramanı Kür Şad nasıl öldürüldü? Büyük bir Çin ordusu Kür Şad ve 39 arkadaşının peşine düşmüştü. Vey ırmağına geldiklerinde Kür Şad son bir hamle yaptı ama…

-

Çin’in ve bütün Asya’nın efendisi olan Türkler, bu utandırıcı boyunduruktan silkinmek için fırsat gözlüyor, kendilerine bir lider arıyorlardı. Bu lider, ortaya çıkmakta geçikmedi. Bu kahraman, Çuluk Kağan’ın küçük oğlu, Içing Hatun’un üvey oğlu ve Kara Kağan’ın yeğeni, genç bir Türk imparatorluk prensiydi. Adı Kür Şad’dı. 40 kişilik bir ihtilâl komitesi kuruldu ve Kür Şad’ı, çeşitli meziyetlerinden ötürü komitenin başbuğu seçti.

Çinliler’i Türk yurdundan kovmak ve Çin’de esir yaşayan Türkleri kurtarmayı amaç edinen bu ihtilâl komitesi başarı kazanırsa, Kür Şad hakan olmayacak ve siyasetten çekilecekti. Zira ihtilâlin tamamen millî bir gaye ile yapıldığından, hiç bir Türk’ün gönlüne şüphe düşmemesi lâzımdı. Kür Şad’ın imparator olmak gayesiyle başa geçtiği söylenmemeliydi. Nitekim önce komite üyelerinden birkaçı, Kür Şad’ın müstakbel hakan olarak ilân edilmesini teklif etmiş, fakat bu teklif, Kür Şad tarafından kesinlikle reddedilmişti.

Bunun üzerine, ihtilâl başarıya ulaşırsa, Kür Şad’ın ağabeyinin oğlu, yani yeğeninin hakan yapılması kararlaştırıldı. Bu sıralarda Çin’de 18. imparatorluk hanedanı olan Tanglar’dan 2. imparator Li Şüh-min hüküm sürüyordu. Li Şih-min 40 yaşında ve 13 yıldan beri tahtta idi. Çin, 50 milyon nüfusuyle dünyanın en kalabalık devletiydi. Kuzey Çin’de boyunduruk altında yaşayan yüz binlerce Türk, her an yok edilmek tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Türk ihtilâl komitesinin planı şöyleydi:

İmpa rator Li Şih-min esir edilecek, Türk illerine kaçırıla cak, sonra Çin sarayında esir bulunan Türk ileri gelenleri ve Çin boyunduruğundaki Türk topraklan ile değiştirilecekti. İhtilâl başarıya ulaşır ulaşmaz, yani Çin İmparatoru ele geçirilir geçirilmez, bütün Türkler ayaklanacaklar, rastladıkları Çinli’yi öldürüp istiklâl kazanacaklardı. Çin İmparatoru’nun her gece kılık değiştirerek başkenti Çangan şehrinde dolaştığı, Türkler tarafından haber alınmıştı. Bir sokak baskınıyla İmpmparator’un esir edilmesi, oldukça kolaydı. Ancak bu işin yapılması kararlaştırılan gece, aksi bir tesadüfle, büyük bir fırtına patlak verdi imparator sarayından çıkmadı. Kür Şad, gecikilirse ihtilâlin duyulacağından ve Türklerin kılıçtan geçirilmesinden korktu.

Akıl almaz bir cesaretle, imparatorluk sarayını basıp İmparatordu silâh kuvvetiyle ele geçirmek kararını verdi. Arkadaşlarının, Çinlilerle kıyas kabul etmez derecede iyi silâh kullanmalarına güveniyordu. Gerçekten o gece 40 Türk asilzadesi, Çin imparatorluk sarayını bastı. Pek kanlı bir vuruşma oldu. Yüzlerce Çinli muhafız, 40 Türk’ün keskin nişancılığı ve vuruş mahareti karşısında can verdi Türk okları ve kılıçları, yıldırımlar gibi yağıyor ve değdiği yerden sütunlar hâlinde kan boşanıyordu. Ancak Çin imparatoru’nun hassa kuvvetleri, yerden mantar bitercesine çoğalıyor, bir ölü muhafızın yerini on kişi alıyordu, öyle bir an geldi ki, Kür Şad, împarator’un ele geçirilmesine imkân olmadığını anladı. Sarayı, terk etmek, emrini verdi. Ancak yaya olarak kaçma ya kalkışmak delilikti. Mutlaka binecek at bulmak icap ediyordu. Sarayı basan Türkler, sokaklarda göze çarpmamak için atsız gelmişlerdi.

Tek yol, sarayın has ahırını basıp at ele geçirmekti, öyle yapıldı, imparatorun has ahırına giren Kür Şad ve 39 arkadaşı, seyisleri öldürdüler. Buldukları atlara atladılar. Bütün muhafız duvarlarını parçalayarak saraydan çıkıp gittiler. Şehir surlarının bir kapışma olup zorlayıp Çin başkentinden de çıktılar. Ancak arkalarından bütün bir Çin ordusu geliyordu. Vey ırmağı kıyısına gelince, amansız takip, korkunç bir vuruşma hâlini aldı.

Irmağa varan Kür Şad ve 39 yoldaşı, suyu geçemeden Çinliler tarafından durduruldular. Birkaç yüz Çin askeri, Türk oklarıyla vurulup düştü. Fakat 40 Türkte artık döğüşecek, yay çekip kılıç savuracak takat kalmamışta. Göz yaşartıcı, pek haşmetli bir kahramanlık sahnesi içinde, güneşin ışınları karanlığın perdesini yırtmaya başladığı anlarda Kür Şad ve 39 arkadaşı, canlarını mümkün olduğu kadar pahalıya satmak için, son gayretlerini harcadılar. Her dakika bir Türk, Vey ırmağının san topraklan üzerine seriliyordu. Bir an için çevresine bakmak fırsata bulan ve vücudunda düşman silahı değmemiş yer kalmayan Kür Şad, kendisinden başka kılıç sallayan kimse göremedi Arkadaşlarının hepsi ölmüştü. Son kılıcını savurdu. Şanlı atalarım, Teoman’ı, Oğuz Han’ı, Bumin ve İstemi Kağanlar’ı hatırına getirdi. Gözlerini yumdu ve 39 arkadaşının vefalı göğüslerine doğru düştü.

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Yaşlı bir adam, Selçuklu Veziri Nizâmü’l Mülk’ün huzuruna girmek istedi. Nizâmü’l Mülk, ihtiyacını sordu. Adam, – Ben, Allâh Rasûlünün (s.a.v.) elçisiyim. Sultan Melikşah’la...

Yaşlı bir adam, Selçuklu Veziri Nizâmü’l Mülk’ün huzuruna girmek istedi. Nizâmü’l Mülk, ihtiyacını sordu. Adam, - Ben, Allâh Rasûlünün (s.a.v.) elçisiyim. Sultan Melikşah’la görüşeceğim.” diye...

1695 yılında 2. Mustafa, Alman orduları ile Lugoş Ovası’nda karşılaştı. Alman komutanı Vetarini, Mehter namelerinden dehşete düşüyor ve etrafındakilere şöyle diyordu:

1695 yılında 2. Mustafa, Alman orduları ile Lugoş Ovası'nda karşılaştı. Savaştan evvel Türk hakanı saba makamında mehter takımını çaldırmaya başlamıştı. Bütün Lugoş Ovası, mehter nameleri ile...

Avustralya’ da yaşayan 2 Osmanlı askeri Avustralya’ ya nasıl savaş açtı? – İngilizler Hindistan’ı işgal eder, Hindistan Kralı Osmanlı’dan yardım ister. Yıllardır savaş içinde...

İngilizler Hindistan'ı işgal eder, Hindistan Kralı Osmanlı'dan yardım ister. Yıllardır savaş içinde olan Osmanlı bu yardımı karşılıksız bırakmamakla birlikte 350 kişilik bir askeri birliği...

İstanbul’un fethi açık unutulan bir kapıdan mı olmuştur?

Hammer'den Stefan Zweig'e kadar birçok batılı tarihçi ve edebiyatçı İstanbul'un son safhasını şu şekilde anlatırlar: Surların arasında dolaşan bir kaç Türk askeri Edirnekapı ile Eğrikapı...

12 yaşında Hükümdar olan Fatih Sultan Mehmet’in tahta oturduğunu duyan Avrupa 100.000 bin kişilik bir ordu toplamıştı. Bunun üzerine genç padişah babası 2. Murad’a...

Sultan II. Murat Han,  İstanbul 'u birkaç kez kuşatmasına rağmen fetih ona bir türlü nasip olmamıştı.  Hacı  Bayram Veli: ''İstanbul'un fethi kundaktaki küçük şehzadeniz...

REKLAM

REKLAM