Yüce Allah; İsrail oğulları hükümdarı Sıddîka’nın ruhunu kabzettiği
zaman, İsrail oğullarının işleri, bozuldu, altüst oldu.
Hükümdarlık işinde kıskançlığa, hattâ, birbirlerini, öldürmeğe kalktılar. İçlerinde, azgınlık ve fesad baş gösterdi. Bir takım bid’atlar da, ihdas ettiler. Bid’atları, şerleri, çoğaldı. Allah’ın Kitabını, bir tarafa attılar.
Peygamberleri Şâ’yâ, yanlarında bulunduğu halde, ona, başvurmazlar,
onun sözlerini ve öğütlerini kabul etmezlerdi.
İsrail oğulları, böyle olunca, Yüce Allah, Şâ’yâ Aleyhisselâma: “Kavminin
içinde ayağa kalk! Diline vahyedeceğim!” buyurdu.
Şâ’yâ Aleyhisselâm, konuşmağa kalkınca, Yüce Allah, onun dilini vahy ile
ko-nuşturdu.
Şâ’yâ Aleyhisselâm, İsrail oğullarına va’z etti. Öğütler verdi.
Allah’ı, hatırlattı.
Tekzib ve muhalefet edecek olurlarsa, azaba uğrayacaklarını söyledi.
Allah’ın, İsrail oğullarına olan sayısız nimetlerini sayıp döktü.
Halden hale değişerek perişan olacaklarını, hatırlatıp onları, korkuttu.
Konuşmasını bitirdiği zaman, İsrail oğulları, öldürmek için , onun
üzerine, yürüdüler Şâ’yâ Aleyhisselâm; onların aralarından sıyrılıp kaçtı. Karşılaştığı ağaç,
kendisi için, yarılınca, ağacın içine girdi. Eteğinin ucu, dışarıda kaldı.
İsrail oğulları, bunu, görünce, ağacı, ortasından testere ile biçmeğe
başladılar.
Ağacı biçtikleri, kestikleri zaman, ağacın ortasında bulunan Şâ’yâ
Aleyhisse-lâmı da, biçtiler, kestiler! Şehîd ettiler.
İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn= Bizler, Allanın kullarıyız ve biz Ona,
dönücüleriz! “
Ona ve gönderilen bütün peygamberlere selâm olsun!
