İsâ Aleyhisselâm; putperest Antakya halkına da, Havarilerinden, içlerinde Şem’-un’un da, bulunduğu, üç Elçi göndermişti. Elçiler; ilk önce, Antakya halkından Habib b.Mürrey’e rastladılar.
Habib b.Mürreyyin evi, şehir kapılarının yanında, şehirden uzakça bir
yerde bulunuyordu.
İşi, urgancılıktı.
Kendisi, hastalıklı bir zat idi. Cüzzam miskin hastalığına tutulmuştu.
Hayra, eli açık mümin bir zat idi. Kazancını, akşamlayın bir araya toplar,
ikiye böler, yarısı ile çoluk çocuğunu geçindirir, yarısını da, yoksullara
dağıtırdı.
Hastalığı, zayıflığı ve işi, kendisini, ibadetten alıkoymazdı.
Habib b.Müreyy; Antakya halkının, gönderilen Elçileri öldürmek üzere
söz birliği ettiklerini haber aldığı zaman, koşup yanlarına vardı. Onlara,
Allah’ı, hatırlattı, kendilerini öğütledi, Elçilere uymağa davet etti.
Antakya halkı ise, onu, taşa tuttular, ayaklarının altına alıp çiğnediler.
Habib b.Müreyy ise: “Ey Allah’ım! Kavmime doğru yolu göster!
Ey Allâhım! Kavmime doğru yolu göster!
Ey Allâhım! Kavmime doğru yolu göster!” diye dua ede ede can verdi.
Antakya halkını da, Cebrail Aleyhisselâmın bir Sayhası, haykırışı, helak
etmeğe yetti.
Habib b.Müreyy’in kabri, Antakya çarşısındadır.
