Süleyman Aleyhisselâm, namazgahında, namaza durduğu zaman, önünde bitmiş olan ağacı görünce, yanına varır, ona:
“Senin ismin nedir?” diye sorar, ağaç ta:
“İsmim şöyle! şöyle!” derdi.
Süleyman Aleyhisselâm, ona:
“Sen, ne şey içinsin?” diye sorar,
Oda:
“Şunun, şunun için!” derdi.
Kesilecek bir ağaçsa, Süleyman Aleyhisselâm, emreder, o ağaç, kesilirdi.
Eğer, o ağaç, dikilmek için, bitmişse
, onun üzerine:
“Filan yere, şöyle şöyle dikilecektir!” diye yazılı
dikilirdi.
Eğer, biten ağaç, deva için, bitmiş olur:
“Şu derde, şu derde deva için, bittim!” derse
, onun üzerine: “Şu derde, şu derde devadır!” diye
yazılır ve onun için gereği, yapılırdı.
İşte, Tıb fennindeki nebatla tedavî, bunun üzerine kurulmuştur.
Ertuğrul Gazi’nin Osman Gazi’ye Şeyh Edebali hakkında söylediği söz
Admin – Haziran 26, 2017
İstanbul, gemiler karadan yürüterek mi alındı? – İlber Ortaylı
Admin – Nisan 22, 2020
FATİH SULTAN MEHMED Ayasofya’yı camiye çevirdikten sonra HAZRETİ HIZIR içeri girer ve…
Admin – Haziran 4, 2021
