Babası Sultan İkinci Bayezit’le yaptığı Karışdıran Savaşı’nı kaybeden ve Kefe’ye çekilen Şehzade Selim, Kırım Hanı Mengli Giray’ın oğlu Mehmet Giray’la sık sık buluşuyordu. Bir ziyarette, Mehmet Giray ona şu soruyu sordu:
”-İhtimal ki, yakında tahta çıkacaksın. O zaman Kefe’yi bize bırakır mısın?”
Saltanat adaylarından Şehzade Ahmet’in, birkaç gün önce Kırım Hanı’na gelen mektubunda, Selim’e arka çıkılmazsa, kendisi tahta geçer geçmez Kefe ile birlikte dokuz kaleyi bağışlayacağını vaad ediyordu. Fakat Selim, ağabeyinin karakterinde değildi. Nitekim, Mehmet Giray’ı şöyle bir cevapla susturdu:
”-Hükümdarlar vilayet zapt eder, vilayet vermezler. Size istediğiniz kadar altın ve gümüş veririm. Fakat, benden toprak istemeyin.”
İşte iki kardeş arasındaki fark. Bunun içindir ki, devlet ileri gelenleri ve yeniçeriler, hararetle Yavuz Sultan Selim’in Osmanlı tahtına bir an önce oturmasını desteklemişlerdir.
Tarihimizden Altın Damlalar