Türk tarihiAtatürk Sakarya Meydan Muharebesi'nde Yunan Trikopis'in kuvvetlerini nasıl kuşatıp...

Atatürk Sakarya Meydan Muharebesi’nde Yunan Trikopis’in kuvvetlerini nasıl kuşatıp imha etti?

-

Atatürk, bir subay ve komutan olarak Şam’da, Balkanlar’da, Trablusgarp’ta, Doğu Anadolu’da, Suriye’de, Sakarya ve Dumlupınar’da muharebelerde bulunmuş ve zaferler kazanmıştır. Atatürk daha küçük rütbelerdeyken ordunun eğitiminin geliştirilmesi, çağdaş orduların uyguladığı yöntemler üzerinde çalışmış, çeviriler yapmış, tatbikatlar icra etmiş ve eleştirilerini yayınlamıştır. Daha yarbay rütbesindeyken Anafartalar’da gösterdiği sevk ve idare yeteneği ile Çanakkale’yi geçilmez hale getirmiş, Kafkasya Cephesi’ndeyse düşmanın Anadolu’ya girişini engellemişti. Suriye Cephesi’nde Osmanlı’nın elde kalan kuvvetlerini imha olmaktan kurtarmıştı.

Atatürk’ün başlattığı Kurtuluş Savaşı, stratejik mimarinin formüle edilmesinde çok önemli öğretici bir örnekler doludur.

1921 ortalarında Eskişehir- Kütahya Muharebeleri sonrası dönemde savaşta zafere ilişkin egemen teori ”Belirleyici Muharebeler Teorisi’ydi.

Yunanlılar başkent Ankara’yı ele geçirerek Türk Ordusunun dağılıp yok olacağını ümit ediyorlardı. Amaçları Sakarya Meydan Muharebesi’ni kazanarak, Türk ordusunu teslim almak için görüşmeye zorlamaktı. Yunan Küçük Asya Ordusu Başkumutanı Hacı Anestesi de Belirleyici Muharebe Teorisi’ne göre hareket ediyordu. Sakarya’nın güney kolunda Mangal ve Çal Dağ bölgesinden yaptığı kuşatma muharebeleriyle hem Ankara’yı ele geçirmeyi, hem de Türk ordusunu imhayı düşünüyordu.

Atatürk 22 gün 22 gece devam eden Sakarya Meydan Muharebesi’nde ”Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanı ile sulanmadıkça terk olunmaz” diyerek hem savaşın sonucunun tek bir belirleyici muharebe ile alınamayacağını, hem de bütün ulusal güç unsurlarının önemini ve strateji anlayışını ortaya koymuştur.

Atatürk Yunan savaş makinesinin imha edilmesi gereğini görmüş, bu maksatla ülkenin topyekün gücünü, diplomatik girişimleri, kuşatıcı manevraları ve ordunun özelliklerini kullanarak bir strateji oluşturmuştu. Nitekim 1922 Ağustos ayına gelindiğinde Türk gücü artık Yunan ordusuna göre donanım bakımından da daha üstündü. Atatürk, 30 Ağustos 1922’De Türk ordusunu, düşmanın hiç beklemediği Afyon güneyi bölgesinden muharebeye sokarak Trikopis kuvvetlerini kuşattı ve Dumlupınar bölgesinde imha etti.

SAD harfinden esinlenerek hazırlanan bu stratejide atlı birlikler düşmanın kaçış güzergahını tutmak için SAD harfinin kuyruk bölümüne konuşlanırdı. Sarma ve saldırı harekatı olarak düzenlenen bu planda ordunun bir bölümü SAD harfinin güneyine, diğer bölümü konuşlanırdı.

Türk Savaş Tarihi

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Yavuz Sultan Selim Mısır Seferi’ne çıkmadan önce Yeniçeri Ocağı’nı toplayıp Safeviler üzerine gidildiği zaman Çaldıran Seferi’ndeki itaatsizliklerini hatırlatarak onlara şöyle seslenmiştir:

Yavuz Sultan Selim Mısır Seferi'ne çıkmadan önce Yeniçeri Ocağı'nı toplayıp Safeviler üzerine gidildiği zaman Çaldıran Seferi'ndeki itaatsizliklerini hatırlatarak onlara şöyle seslenmiştir: ''Ben devletimiz uğruna uykumu...

Fetihlerin ne kadar geniş bir alana yayıldığını göstermek için ziyarete gelen elçileri birbiri ardından huzuruna çağırdı. Üç oğluna şu nasihatte bulundu:

Fetihlerin ne kadar geniş bir alana yayıldığını göstermek için ziyarete gelen elçileri birbiri ardından huzuruna çağırdı. Üç oğluna şu nasihatte bulundu: ''Aranızda kavga çıkmasına meydan...

Zülkarneyn’e Büyük İskender diyenlerin hataları

Hafız İbn Asakir de ''Tarih-i Dımeşk'' adlı eserinde İkinci Zülkarneyn'e; el Makedoni (Makedonyalı) el-Yunani (Yunanistanlı) el-Misri (Mısırlı) şeklinde lakaplar) nispet etmiştir. Bu zat, (Mısır'daki) İskendiriye...

İbrahim bin Edhem’in duası

Bir gün Kabe'de: ''Ya Rab bana ismet ver, günahsız eyle'' diye dua etti. Bir ses işitti: ''Benim gaffar olduğumu bilmen lazımdır. Günahlara istiğfar fazilettir''....

Hızır (as)’dan sadaka isteyen birisine üç kere sana verecek bir şeyim yok dedi. En sonunda ‘Beni köle olarak sat sattığın parayı al’ der. Böylece...

Arais-ül-mecalis kitabında şöyle bildirilmiştir: “Ebü Ümame Bahili hazretleri şöyle rivâyet etmiştir: Resülullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Size Hızır'dan bahsedeyim mi?” (Dinleyenler;) “Evet,...

REKLAM

REKLAM