Almanlar, sadrâzamın Kanije yakınlarına kadar geldiğini sanıyorlardı. Halbuki Yemişçi Haşan Paşa, Belgrad’a dönüp kışlamaya ve “Kanije’yi Cenâb-ı Bâri’ye ısmarlamaya” karar vermişti. Sadrâzamın kışlağa çekilmesinin düşman tarafından duyulmasındaki tehlikeyi anlayan, esasen cephane ve yiyeceği tükenen Tiryaki Haşan Paşa, düşmanı bir huruç hareketiyle dağıtamazsa kalenin düşeceğini anlamıştı.
Muhasara 2 ay, 8 günden beri devam ediyordu. 17 kasım günü Kanije Ovası, göz alabildiğine bembeyaz bir kar tabakasıyle örtülmüştü. Almanlar, soğuktan çadırlarına ve tahta barakalarına sığınmışlardı.
Gece olunca Tiryaki Haşan Paşa, akıncı subayların dan Gazi Kara Ömer Ağa’yı, 800 askerle kaleden çıkarttı. Bu beklenmedik huruç hareketiyle düşman ordugâhı karıştı. Haşan Paşa, Kanije’dekı bütün toplarını ateşleyerek son barutunu harcadı ve gûya kale ye varan sadrâzamın ordusunu selâmladı. Bir yandan da mehter takımı yeri gökü inleten havalar çalıyor, Türkler: “Serdâr Hazretleri yetmiştir!” diye bağırarak gece karanlığında düşmanın mâneviyatını altüst ediyorlardı.
Daha ilk hamlede Türkler, düşmanın bütün ağırlıklarını, yiyecek, cephane ve barutunu ele geçirdiler. Kanije topçu kumandanı İnce Kara, düşmaın bütün toplarını zaptetti. Düşman ordugâhı, Türklerin eline geçti. Sadrâzamın muhayyel ordusunun baskınına uğradığından zerre kadar şüphe etmeyen düşman,18.000 ölü bırakarak darmadağınık hâlde kaçmaya başladı. 18 kasım günü, düşman siperleri tamamen işgal edilmişti. O gün öğleye kadar daha 30.000 Alman, takibe çıkan Türk birlikleri tarafından imha edildi. Alman imparatorluk ordusunun ancak küçük bir kısmı, Kanije’nin 50 kilometre ötesinde olan Avusturya’ya yani Alman topraklarına can atabildi.80.000 zayiat veren Almanlar, bir tek top ve tüfek bile götüremediler. Üzerlerinde imparatorun arması bulunan korkunç büyüklükte 47 muhasara topu,14.000 tüfek, 60.000 çadır, 14.000 kazma ve kürek, binlerce araba dolusu yiyecek, ilâç, barut ve silâh Türklerin eline geçti.
Ancak en büyük ganimet, müstakbel imparator Arşidük Ferdinand’ın otağındaydı. Bir altın ve bir gümüş taht, 12 kürsü, mücevherler, altınlar ve ordu hâzinesi, olduğu gibi Haşan Paşa’ya teslim edildi. Alman başkumandanı, gecelik kıyafetiyle atına atlayıp canını zor kurtarmıştı, öğleye doğru Arşidük’ün otağına giren Tiryaki Haşan Paşa, kısa bir hitabede bulundu ve Allah’a şükür makamında hemen oracıkta maiyetiyle beraber bir namaz kıldı. Kara Ömer Ağa ise, 3.000 askerle Avusturya’ya dalmıştı. 3.000 kadar Alman köyü, Türk topraklan içine alındı.Kara Ömer Ağa’ya Peç sancak beyliği yani tümgenerallik verildi. Tiryâki Haşan Paşa ise, o yaşına kadar erişemediği vezirlik (mareşallik) pâyesiyle mükâfatlandırıldı. 3. Sultan Mehmed, ayrıca mücevherli bir kılıç ve diğer hediyelerle ihtiyar vezirinin gönlünü aldı. Tiryâki Haşan Paşa’ya bir hatt-ı hümâyûn göndererek dualar etti. Haşan Paşa “bu kadarcık bir hizmet için padişah bize vezirlik vermiş!” diyerek III. Mehmed’in hatt-ı hümâyûnunu sevinç gözyaşları dökerek askerine okudu.
Türk Tarihi’nden Yapraklar
