Şimdi Çelebi Sultân Mehmed’e, Anadolu’da bu kadar dağılan politik durumu derleyip toparlamak, devleti mümkin mertebe babası devrindeki gücüne eriştirmek misyonu düşüyordu. Bunu başaracaktır. Onun için bâzı Osmanlı tarihçileri, onu, devletin ikinci kurucusu sayarlar.
Sultân Mehmed, Rumeli’nde uğraşırken, halasının oğlu Karamanoğlu İkinci Mehmed Bey fırsatı kaçırmadı. Bu sırada Germiyanoğlu Yâkub Bey’in Mehmed Çelebi’ye tâbi olduğunu bildirmesi, Karamanoğlu’nun büsbütün kızdırdı. Bursa’ya yürüdü. Bursa kalesini savunan Hacı İvaz Paşa’yı 31 gün tazyik ettiyse de kaleyi alamadı. Bunun üzerine kalenin dışında bulunan Yıldırım Bâyezid türbesinden 10 yıl önce ölen pâdişâhın kemiklerini çıkarttı, kendi öz dayısı olan ve bütün dünyâ Müslümanlar’ının en büyük İslâm kahramanı olarak kabul ettikleri gaziler sultânı Yıldırım Bâyezid’in kemiklerini yaktırmak gibi akıl almaz bir şenâatte bulundu. Bu sırada küçük bir Osmanlı birliği, Musa Çelebi’nin cenazesini Bursa’ya getiriyordu. Karamanoğlu, bu birliği, Osmanlı ordusunun öncüsü sanıp ric’at emri verdi. Bu emre canı sıkılan hassa subaylarından «Harman Danası» lakablı bir Karamanlı: «sultânım, Osmânoğlu’nun ölüsünden böyle kaçarsın; dirisi gelse hâlin nice olurdu?» demiye cür’et ettiğinden derhâl asıldı.
Osmanlı Devleti Tarihi
