Bunun en güzel örneği 30 Ekim
1400 tarihinde Halep şehrini aldığı zaman içlerinde Kadı İbn Şıhne’nin de
bulunduğu ulemayı toplayarak yaptırdığı tartışmadır. Bu tartışmayı İbn
Şıhne’nin ağzından özetle aktaracağız:
“Bizi (ulema ve kadıları) çağırttı, huzura geldik ve oturmamız
emredildi. Kendi ulemasının ileri geleni Abdulcebbar b. Alleme
Numaneddin el-Hanefi aracılığı ile bize, ‘Semerkand, Buhara ve
Herat gibi şehirlerdeki ulemaya sorduğum ve cevap alamadığım
soruyu soruyorum. Yalnız onlar gibi olmayın! En iyiniz ve en
bilgilinizden başkası bana cevap vermesin ve ne konuştuğunu
bilsin. Çünkü çok eskiye dayanan bir ilim aşkına sahip olduğum
için ilimlerle çok içli dışlı oldum!’ dedi; Timur ‘un;’ kendilerine
işkence yapmak ve onları öldürmek için sorularıyla ulemayı
sıkıştırdığını daha önce duymuştuk.
Bu arada Şafii Kadısı
Şerafeddin Musa el-Ensari benim için ‘Bu bizim üstadımız, bu
memleketin hocası ve müftüsüdür. Sadece Allah ‘tan yardım diler,
ona sorun ‘ dedi. Timur ‘un ‘Dün sizden ve bizden ölenler oldu, peki
hangisi şehittir? Sizden ölenler mi, bizden ölenler mi?’ şeklindeki sorusu üzerine hepimiz sustuk kaldık. Kendi kendimize dedim.
Timur hemen bana döndü ve Abdulcebbar ‘a ‘Bu adam benimle alay mı ediyor? Peygamber efendimize sorulan soru
ve onun cevabı nedir?’ dedi. Ben de ‘Peygamber efendimize, ‘Ya
Resulullah biri samimi inançla, diğeri cesaretle, öteki ise gösteriş
için savaşıyor. Hangisi Allah yolundadır? diye sordular.
Resulullah da‘Kim Allah lafzını yüceltmek için savaşırsa o
şehittir’ şeklinde cevapladı dedim ve ‘Dün sizden ve bizden kim
Allah lafzını yüceltmek için savaştı ve öldüyse o şehittir’ diye
ekledim. Bunun üzerine Timur ‘Güzel, güzel’, Abdulcebbar da ‘Ne
güzel söyledin’ dedi. Timur’dan sorular, bizden de cevaplar arka
arkaya geldi …
