Timur, 1400 yılında 1. Anadolu seferini yaptı. Sivas’a geldi. Malkoçoğlu Mustafa Bey, 4.000 askeriyle, Timur’un en az iki yüz bin olan ordusuna karşı uzun ve korkunç bir savunma yaptı. Timur şehre girip tahrib etti ve esir ettiği bütün Osmanlı askerlerini ve halktan hayli kişiyi öldürdü. Ama bir kalenin bu derecede şiddetli bir savunma yaptığını uzun hayâtında hiç görmemişti. Anadolu kalelerini bu şekilde teker teker düşüremiyeceğini anladı. Mutlakaa Osmanlı seyyar ordusunu bulup imhâ etmesi gerekiyordu. Malatya’yı da Osmanlı’dan alıp (15.9.1400) Anadolu’dan Kafkasya’ya çekildi. Bu sırada Sultân Bâyezid, ordusu ile Kayseri’ye gelmişti. Timur, bir muharebeyi kabul etmedi. Yıldırım’ın kendisini, Altınordu, Memlük ve Hindistan sultanları gibi metbü tanıyacağını ümid ediyordu. Bu ümidi gerçekleşmedi. Yıldırım, Timur’un tekliflerini hakaretle reddetti. Timur, Kafkasya’da kışlarken, beylerini, Osmanlı ile nihâi bir harbe ikna etmek için çalıştı. Timur’un beyleri, hattâ kendi öz oğul ve torunları, kendileri gibi Sünni-Hanefi olan, Türkçe konuşan, İslâm’ın en büyük mücâhidleri kabul edilen Osmanlı devletinin üzerine gitmenin kendilerine yakışmıyacağını ileri sürüyorlardı. Timur, Çin seferinde Yıldırım Bâyezid’in başlarına belâ kesilip arkalarından vuracağı hususunda, muhalif fikirde olan kumandanlarını mâhirâne şekilde ikna etti ve Yıldırım’ın ters diplomasisi bu iknâda en büyük yardımcısı oldu.
Timur, 1402’de yeniden Anadolu’ya girdi ve temmuz ayında Ankara sahrâsına vardı. Uzun zaman Anadolu’da dolaşmış, Yıldırım’ı da peşinden dolaştırıp yormuştu. 300.000 askeri vardı ve bütün birlikleri çok disiplinli idi. 32 zırhlı fil, ön saflarda dehşet saçıyordu. Timur’un 2 oğlu ile pek çok torunu orduda tümen kumandanları idi. Yıldırım, 120.000 askerle geldi. 28 temmuz sabahı çarpışma başladı ve gün batıncaya kadar devam etti. Yıldırım’ın tahtlarından mahrum ettiği Anadolu Türkmen beylerinin hepsi, Timur’a sığınmışlardı, onun ordusunda idiler. Bu beylerin eski beyliklerinin birliklerini kendi saflarına çağırmaları ve bu davete icâbet edilmesi, Osmanlı yıkımının en büyük sebeblerinden biridir. Sayı farkı da çoktu. İkindiye doğru, zaferden kesin ümid kesen Veliahd-Şehzâde Süleyman ile vezir-i âzam Çandarlı-zâde Ali Paşa, 30.000 kişilik bir kolordu ile muharebe meydanını terketti. Pâdişâh merkezde, gece Çataltepe’de esir edilinceye kadar savaştı.
Timur, 40.000 zayiat verdi ki, şimdiye kadar hiç bir muharebede 6.000’in üzerinde zayiat vermiş değildi. Semerkand-Ankara yolu kuşuçuşu 3.000 ve gerçekte 6.000 km’dir. Üssünden çok uzakta idi. Yıldırım, gerilla harbi vereceğine meydan muharebesini kabul etmekle çok büyük hatâ yaptı.
Bütün Orta Çağ’ın (476-1453) bütün yeryüzünde geçen en büyük meydan muharebesi olan, her iki tarafta başkumandan olarak oğulları ile berâber târihin en büyük asker hükümdarlarından ikisinin bulunduğu, Çin ile Adriyatik arasındaki ülkeleri paylaşan iki Müslüman ve Türk hâkaanının zaferi ölesiye çekiştiği Ankara muharebesi, Türkiye târihinin en büyük felâketlerinden biridir. Osmanlı gelişmesini ve fütuhatını yarım asır geciktirmiş, Bizans’ın ve Orta Çağ’ın hayâtını 50 yıl uzatmış, Anadolu birliğini ise 70 yıl geciktirmiştir. Yıldırım devrinde Osmanlı topraklan olan bâzı yerler ancak 115 yıl sonra Yavuz Sultân Selim tarafından yeniden Türkiye’ye katılabilmiştir.
Timur’a esir düşen Sultân Bâyezid, 7 ay, 12 gün esir yaşadı. Konya yakınlarında Akşehir’de 3 mart 1403’te öldü. Cenazesi Bursa’ya gönderildi. Onunla beraber esir düşen 2 oğlundan Musa Çelebi’yi Timur, babası ölünce serbest bıraktı, daha büyük olan Mustafa Çelebi’yi ise Semerkand’a götürdü. Yıldırım Bâyezid’in saltanatı 13 yıl, 1 ay, 8 gün olup ölümünde 43 yaşında idi.
Osmanlı Devleti Tarihi
