İslam tarihiHz Muhammed (sav) - Allah Teala'nın sevdiği kullar

Hz Muhammed (sav) – Allah Teala’nın sevdiği kullar

-

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allah’ı zikretmek ve O’na yaklaştıran şeylerle, ilim öğreten âlim ve öğrenmek isteyen öğrenci bundan müstesnadır.” 

Tirmizî, Zühd 14. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 3

*

Riyazü’s-salihin-İmam Nevevi

*

Açıklamalar
————————–—-
Hadiste değersiz anlamı verdiğimiz mel’un kelimesi, lânetlenmiş demektir. Lânet, tard etmek, uzaklaştırmak, kovmak ve sövmek gibi anlamlara gelir.

Dünyanın lânetlenmesi, onun değersiz ve kıymetsiz olduğunu ifade etmek içindir. Yoksa genel anlamda dünyanın lânetlenmesini yasaklayan bir çok hadis vardır. Sadece kişiyi Allah’tan uzaklaştıran şeylerin lânetlenmesi câizdir.

Buna rağmen insanların pek çoğunun gayesi ve hedefi, bu geçici dünyanın yine kendisi gibi gelip geçici ve bitip tükenecek olan nimetlerine düşkünlük göstermek, dünyalık zenginlikler elde etmek ve şehvetinin esiri olmaktan öteye gidememektedir.

Bir insanın gaye ve hedefini bunlarla sınırlı kılması, ulvî düşüncelerden ve insanlara faydalı olmaktan uzak durması doğru bir davranış olamaz. Çünkü dünyaya ve dünyalığa düşkünlük insanı Allah Teâlâ’dan ve O’na hakkıyla kulluktan uzaklaştırır.

Allah’ı zikir, yani daima O’nu anmak, kalbinde ve gönlünde bulundurmak, O’nun murakabesi altında olduğunu bilmek, kişiyi Cenâb-ı Hakk’a yaklaştıracak ibadet ve tâatleri yapmak iyi bir kul olmanın gereğidir.

Bu niteliklere sahip bir mü’min aynı zamanda zâhid yani dünyaya ve dünyalığa esir olmamış iyi bir insandır.

İşte bu özellikler değerli ve kıymetlidir.

Değerli ve kıymetli bir başka nitelik de, ilim ve bilgi sahibi bir öğretici veya ilim öğrenmeye arzulu ve istekli bir öğrenici olmaktır.

İlmin ve bilginin üstünlüğü tartışılamaz. Dolayısıyla âlimler üstün vasıflı insanlardır. Çünkü onlar Allah’ı en iyi bilen, O’na gereken saygıyı gösteren, bilmeyenleri öğreten ve eğiten seçkin insanlardır. Bu özellikler en büyük hayır ve en üstün fazilettir.

İlim yolundaki öğrenciler de aynı durumdadır; onlar da ileride âlim olacak ve insanlara fayda sağlayacak, İslâm’ın öğretim ve eğitimini devam ettirecek kimselerdir.

Hadisten Öğrendiklerimiz
————————–——————-
1. Genel anlamda dünyanın lânetlenmesi câiz değildir. Ancak kişiyi Allah’tan ve O’na kulluktan uzaklaştıran şeyler lânetlenmiştir.

2. Dünyaya aşırı düşkünlük ve ona bağlanıp kalmak dinimizde asla hoş karşılanmamıştır.

3. Allah’ı zikir ve kişiyi Cenâb-ı Hakk’a yaklaştıran ameller en kıymetli özelliklerdir.

4. İlmin üstünlüğü ve âlimlerin fazileti tartışılmayacak kadar önceliklidir.

5. İlim insanı Allah’a yaklaştırır ve kişinin değerini yükseltir; onu kınanmaktan ve küçük görülmekten kurtarır.

6. İlim öğretmek kadar öğrenmek de önemli ve faziletlidir.

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Fatih, bir gün, kılık  değiştirerek seyahate çıkar. Basit bir köylü kıyafeti giyer. Köy, köy kasaba, kasaba yürür. Bir ara çok yorulur ve dinlenmek ister....

Fatih, bir gün, kılık  değiştirerek seyahate çıkar. Basit bir köylü kıyafeti giyer. Köy, köy kasaba, kasaba yürür. Bir ara çok yorulur ve dinlenmek ister. Gözüne...

İmam Gazali: Sahabe’den bazıları şöyle der: ”Zinadan sakının! Çünkü o, üçü dünyada üçü de ahirette olmak üzere insanı altı şeye düçar eder:

Sahabe'den bazıları şöyle der: ''Zinadan sakının! Çünkü o, üçü dünyada üçü de ahirette olmak üzere insanı altı şeye düçar eder. Dünyada geçim sıkıntısı verir, Ömrü kısaltır, Yüzü karartır. Ahirette; Allah'ın...

Mısırlılar hayattan öylesine keyif alıyorlardı ki, hayatın sonsuza kadar -hatta öldükten sonra bile- sürmesini istiyorlardı. Ancak bedenleri sağlam kalmadığı sürece ruhlarının

Anlaşılan Mısırlılar hayattan öylesine keyif alıyorlardı ki, hayatın sonsuza kadar -hatta öldükten sonra bile- sürmesini istiyorlardı. Ancak bedenleri sağlam kalmadığı sürece ruhlarının cennete giremeyeceğine...

HZ MUHAMMED (SAV) : Geçmiş kavimler içinde bir Hükümdar vardı. Hükümdarın yaşlı bir SİHİRBAZI bulunuyordu. SİHİRBAZ yaşlanınca hükümdara şöyle dedi:

İmam Ahmed bin Hanbel dedi ki: Resulullah şöyle  buyurmaktadır: ''Sizden önceki (topluluklar) içerisinde yaşamış bir hükümdar vardı. Bunun bir sihirbazı bulunuyordu. Sihirbaz  yaşlanınca hükümdara: -'Ben yaşlandım,...

”Fatih, İstanbul’u alıp Ayasofya önüne geldiği zaman derinden derine bir inilti işitti. Sesin geldiği tarafa bir adam gönderildi. Hali perişan bir Keşiş getirdiler, huzura...

''Fatih, İstanbul'u alıp Ayasofya önüne geldiği zaman derinden derine bir inilti işitti. Sesin geldiği tarafa bir adam gönderildi. Hali perişan bir Keşiş getirdiler, huzura...

REKLAM

REKLAM