Zülkifl Aleyhisselâm’a; Rum toprağındaki halk, iman ettiler, tâbi oldular
ve kendisini, doğruladılar.
Bunun üzerine, Yüce Allah, onlara, Allah yolunda cihad etmelerini,
emredince, bunu, yerine getirmekten kaçındılar ve zaa’f gösterdiler:
“Ey Bişr! Biz, hayatı sever, ölümü, sevmeyiz.
Bununla beraber, Yüce Allâha ve Onu Resulüne âsi olmaktan da,
hoşlanmayız.
Eğer, ömürlerimizi, uzatmasını ve ancak, biz, dilediğimiz zaman, bizi
öldürmesini, Allâh’dan dilersen, Ona, ibadet ve Onun düşmanları ile cihad
ederiz!” dediler.
Zülkifl Aleyhisselâm, onlara:
“Siz, benden, büyük bir şey istediniz. Bana, ağır teklifte bulundunuz.”
dedi.
Sonra, kalkıp namaz kıldı ve:
“Ey Allah’ım! Sen, Elçilik vazifelerini tebliğ etmemi, bana, emrettin,
tebliğ ettim.
Düşmanlarınla, cihad etmemi, emrettin.
Sen de, biliyorsun ki, ben, kendimden başkasına güç yetirmeğe mâlik
değilim.
Kavmimin, bu hususta benden istediklerini, Sen, benden daha iyi
biliyorsun.
Beni, benden başkasının günahı ile muâhaze etme!
Ben, Senin gazabından rızâna, ukubetinden affına sığınırım!” dedi.
Yüce Allah, Zülkifl Aleyhisselâma:
“Sen kavmine, benim, onlar için seçtiğimin, kendilerinin, kendileri için
seçtiklerinden daha hayırlı olduğunu öğretmedin mi?” diye vahy etti.
Bunun üzerine, onlar, ecelleri sonunda ölmeye razı oldular ve
ecellerinde öldüler.
Zülkifl peygamber kavmine ‘Allah yolunda cihad edin’ dediğinde kavmi Hz Zülkifl’e “Ey Bişr! Biz, hayatı sever, ölümü, sevmeyiz.” dediler. Hz Zülkifl onlara şunu dedi:
-
