Osmanlı tarihiAziz Mahmud Hüdayi Hz.'leri içi bataklık olan bir çukura...

Aziz Mahmud Hüdayi Hz.’leri içi bataklık olan bir çukura düşer ve birisi Hızır (a.s.) olduğunu kurtaracağını söyler. Zor durumda bulunmasına rağmen Hüdayi’nin tavrı dikkat çekicidir. Hızır’ın yardımına iltifat etmez ve şöyle der:

-

Hüdayi’nin az zamanda eğitimini tamamlamış olması arkadaşlarının bazılarında çekememezliğe yol açar. Üftade durumun farkındadır. Onlara bir ders vermek ister:

Mevsim kıştır. Hep birlikte yemek yenmektedir, sofraya pilav konduğu zaman Üftade ortaya bir laf atar: ”Şimdi bağdan taze kopmuş üzüm olsaydı şu pilavla ne iyi giderdi” der. Müritler birbirlerinin yüzlerine bakarlar. Biraz şaşkınlık duyarlar. Çünkü mevsim kıştır ve ortalık karla örtülüdür, üzüm zamanı değildir.

Hz. Hüdayi şeyhinin sözündeki rumuzu anlamıştır. Şöyle der: ”Efendim izin verirseniz emrinizi yerine getirmek için bir koşu gidip geleyim.” Üftade’nin memnun olurum, demesiyle birlikte, Hüdayi bağa gider. Etraf karla örtülü olmasına rağmen bağda kütüklerde üzümler görür ve iki sepet doldurur. Allah’ın bu yardımından dolayı şükran duymaktadır. Sevincinden vecde gelir, coşkunluk gösterir. Bu hal ve duygular içinde dönerken kazaen ayağı kayar, içi bataklık olan bir çukura düşer. Kurtulmak için uğraştıkça iş zorlaşır. Üzüm sepetlerini canından çok düşünüp muhafaza etmeye çalışır.

Bu sırada bir zat çıkagelir. Halini görür ve ”Evladım elini uzat seni kurtarayım.” der. Hüdayi ona kim olduğunu sorar. Hızır (a.s.) olduğunu söyler. Zor durumda bulunmasına rağmen Hüdayi’nin tavrı dikkat çekicidir. Hızır’ın yardımına iltifat etmez ve şöyle der:

”Efendim Üftade’ye uzatılan el başkasına verilmez.” Nihayet maneviyet kuvvetiyle ve kendi gayretiyle bataklıktan kurtulur. Sonunda üzümü şeyhin huzuruna getirir ve başından geçenleri anlatır. Üftade çok memnun olur. Öteki müridler şaşıp kalırlar. Bu sırada şeyh: ”Müridlerim, Hüdayi’nin kemalini sizler de anlamışsınızdır.” demekten kendini alamaz.

Tarihi-Tasavvufi Menkıbeler

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Hz Muhammed (sav) – Dört şey kendisine ihsan edilen kişiye, dünya ve ahiret saadeti verilmiştir.

Dört şey kendisine ihsan edilen kişiye, dünya ve ahiret saadeti verilmiştir. 1-Zikreden bir dil, 2-Şükreden bir kalp 3-Belaya sabreden bir beden 4-Her yönü ile emin bir hanım Ramuz'ül E...

Hz Muhammed (sav) – ”Bir zaman sonra öyle bir topluluk gelecek ki, Kur’an-ı Kerim’i okuyacaklar fakat okudukları boğazlarını geçmeyecek” şöyle diyecekler:

Nitekim, İbn Abbas Peygamber Efendimiz'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: ''Bir zaman sonra öyle bir topluluk gelecek ki, Kur'an-ı Kerim'i okuyacaklar fakat okudukları boğazlarını geçmeyecek'' şöyle...

Yavuz Sultan Selim, devlet işlerinde hata edenleri hiç affetmezdi ve bu sebeple de bir çok vezirinin boynunu vurdurmuştu. Piri Paşa korkarak bir gün şöyle...

Yavuz, devlet işlerinde hata edenleri hiç affetmezdi ve bu sebeple de bir çok vezirinin boynunu vurdurmuştu. ''Dilerim Allah'dan Yavuz'a  vezir olasın'' sözü de bu devirde...

Hz Muhammed (sav)’in Bizans imparatoru Herakleios’a gönderdiği mektupta şunlar yazıyor:

Bizans imparatoru Herakleios'a elçi olarak Dihye b. Halife el-Kelbî görevlendirildi. Burada davet mektuplarına örnek olmak üzere yer verilecek olan mektup şöyleydi: "Bismillâhirrahmânirrahîm. Allah'ın kulu ve...

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul kuşatmasının son günlerinde Bizans İmparatoru Kostantinos Paleologos,Osmanlılara tazminat ödeyerek kuşatmanın kaldırılmasını teklif etmeyi düşündü.Dukas Tarihinde bu konu şöyle aktarılmaktadır:

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul kuşatmasının son günlerinde Bizans İmparatoru Kostantinos Paleologos,Osmanlılara tazminat ödeyerek kuşatmanın kaldırılmasını teklif etmeyi düşündü.Dukas Tarihinde bu konu şöyle aktarılmaktadır: -“İmparator,surların yıkılmaya...

REKLAM

REKLAM