Abdullah İbn Me’sud’un ve bir grup sahabinin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

”Sonra Yüce Allah, Hz Musa’ya: ”Ben, Harun’u vefat ettireceğim. Onu, şu dağa götür” diye vahyetti. Bunun üzerine Hz Musa ile Hz Harun, o dağa doğru gitti. Bir de baktılar ki, benzeri görülmemiş bir ağaç… İnşa edilmiş bir ev… Evin içinde üzerinde yatak bulunan bir sedir ve evin içinde çok güzel bir koku… Hz Harun, bu dağa, eve ve evin içindekilere bakınca bu durum onun hoşuna gitti ve:

-‘Ey Musa! Ben bu sedirin üzerinde uyumak istiyorum!’ dedi. Hz Musa da, ona:

-‘O halde o sedirin üzerinde uyu!’ dedi. Hz Harun:

-‘Ben bu evin sahibinin gelip bana kızmasından korkuyorum!’ dedi. Hz Musa:

-‘Korkma! Ben bu evin sahibinden seni korurum. Sen uyu!’ dedi. Hz Harun:

-‘Ey Musa! Sen de benimle birlikte uyu. Eğer bu evin sahibi gelirse o zaman ikimize (birden) kızar!’ dedi.

Bunun üzerine ikisi de orada uyuyunca, Hz Harun’a ölüm geldi. Hz Harun ölümü hissedince o ev kaldırıldı, o ağaç yok olup gitti ve sedir onunla birlikte gökyüzüne yükseldi. Hz Musa, beraberinde Hz Harun olmadığı halde kavminin yanına geri döndüğünde ona:

-‘Doğrusu Musa, İsrailoğulları’nın Harun’u sevmesini kıskandı ve bundan dolayı onu öldürdü!’ dediler.

Hz Harun, İsrailoğulları’na Hz Musa’dan daha müsamahakar ve daha yumuşak davranırdı. Hz Musa ise İsrailoğulları’na karşı biraz sert idi. (Onların) bu düşüncesi Hz Musa’ya ulaşınca Hz Musa onlara:

OKU
Mecnun'un Leyla aşkı

-‘Yazıklar olsun size! Harun, benim kardeşimdir. Onu öldürdüğüme dair bana iftira mı atıyorsunuz?’ dedi.

İsrailoğulları, Hz Musa’ya bu tür (dedikoduları) çoğaltınca Hz Musa kalkıp iki rekat namaz kıldı. Sonra Yüce Allah’a dua etti. Bunun üzerine (içerisinde Hz Harun’un bulunduğu) o sedir indi. Öyle ki İsrailoğulları, gök ile yer arasında duran o sedire baktılar.

Sonra Hz Musa, genç yardımcısı Yuşa İbn Nun’la birlikte yürürken birden (etrafı karanlığa boğan) simsiyah bir rüzgar belirdi. Yuşa bu rüzgara bakınca, kıyamet olduğunu zannetti. Hz Musa’ya sarılıp:

-‘O halde ben, Allah’ın nebisi Musa’ya sarılmış olduğum halde iken kıyamet kopsun!’ dedi.

Bu sırada Hz Musa, gömleğinin içinden çekilip alındı. Gömlek, Yuşa’nın ellerinde kaldı. Yuşa, Hz Musa’nın gömleğini İsrailoğulları’na getirince, İsrailoğulları onu sorguya çektiler ve:

-‘Sen, Allah’ın nebisini öldürdün!’ dediler. Yuşa’da:

-‘Hayır, vallahi, ben onu öldürmedim. Fakat o, benden çekilip alındı!’ dedi.

İsrailoğulları, Yuşa’yı tasdik etmediler ve onu öldürmek istediler. O da:

-‘Eğer siz beni doğrulamıyorsanız bana üç gün mühlet verin!’ dedi.

Bu sırada Yuşa, Allah’a dua etti. Bunun üzerine onu korumakla görevli olan her bir adamın rüyasında, Yuşa’nın, Hz Musa’yı öldürmediği ve Bizim Musa’yı katımıza yükselttiğimiz haberi verildi. Böylelikle İsrailoğulları, Yuşa’yı serbest bıraktılar…

İbn Kesir – Peygamberler Tarihi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

*

code