İslam tarihiHz Musa doğar doğmaz Firavun'un adamları Hz Musa'yı öldürmek...

Hz Musa doğar doğmaz Firavun’un adamları Hz Musa’yı öldürmek için evine baskın yaptı. Hz Musa’nın annesi çocuğu hemen kızgın tandırın kenarına koydu. Tandır o kadar kızmıştı ki Hz Musa;

-

Abdullah ibni Abbâs’dan (radıyallahü anhümâ) rivâyet olunduğuna göre, Fir’avn’ın, doğan çocukları hemen öldürmek üzere, İsrâiloğullarına musallat ettiği ebelerden birisi, Müsâ’nın (aleyhisselâm) annesinin yakından tanıdığı, samimi olduğu bir kadın idi. Doğum vakti yaklaştığında, Musâ’nın (aleyhisselâm) annesi çocuğuna zarar gelmesi endişesiyle yakın dostu olan o ebeyi çağırıp, gizlice;“İşte benim doğum vaktim geldi. Bugün, dostluğunu, yakınlığını göstereceğin ve bana yardım edeceğin gündür” diyerek ondan yardım istedi. O da peki deyip eve geldi. Nihâyet doğum gerçekleşti. Hazret-i Musâ doğar doğmaz, mübârek alnında bir nur parladı. Ebe, bunu görünce o nurun tesiriyle bütün vücüdunun titrediğini hissetti. Kalbine, Allahü teâlâ tarafından, Musâ’ya aleyhisselâm karşı büyük bir muhabbet verildi. Ebe, bütün kalbinin, bu nurlu çocuğa muhabbetle dolduğunu hissetti. Kalbinde hissettiği bu görülmemiş muhabbet ile, âdetâ yerinde duramayarak, Hazret-i Musâ’nın annesine; “İyi ki bu doğuma beni dâvet ettin. Senin bu oğlunu o kadar sevdim ki, başka hiç bir şeyi onun kadar sevmemiştim. Ben çocuğuna bir zarar vermem ama, senin hâmile olduğun vazifelilerde yazılıdır (kayıtlıdır). Benim arkamdan yâni ben çıktıktan sonra hemen vazifeliler gelir. Oğlunu iyi muhâfaza eyle!” dedi.

Nihâyet ebe evden çıktıktan sonra, bunları gözetleyen bâzı vazifeliler hemen kapıya geldiler. İçeri girmek istiyorlardı. Gelenleri, önce, Hazret-i Musâ’nın kız kardeşi Meryem gördü. Hemen;“Anneciğim! Kapıda vazifeliler, Fir’avn’ın adamları var” dedi. Musâ’nın (aleyhisselâm) annesi, neye uğradığını şaşırdı. Sanki aklı başından gitmişti. Ne yaptığını bilmiyordu. Can havliyle, çocuğu bir hırkaya sarıp, dışarıdan görünmeyecek şekilde tandırın bir köşesine koydu. Tandır ateşten çok kızmıştı. Fakat o can havliyle bunun farkında bile olmamıştı.

Fir’avn’ın adamları içeri girip, her tarafı aradılar. Tandır kızdığından ve orada çocuk olma ihtimâli hiç akla gelmediğinden tandıra bakmadılar. Allahü teâlânın hikmeti, Hazret-i Musâ’nın annesinde de, hiç doğum yapmış bir kadının hâli görülmüyordu. Adamlar hayretle; “Biraz evvel buraya bir ebe kadın gelmemiş miydi?” diye sordular. O da; “O benim tanıdıklarımdan, yakın dostlarımdandır. Beni ziyârete gelmişti” dedi. Bunun ürerine Fir’avn’ın adamları çıkıp gittiler. Hazret-i Müsâ’nın annesi bu hâlin dehşet ve heyecanını üzerinden atamamışken, birden aklı başına geldi. Orada bulunan kızına; “Çocuk nerede?” diye sordu. Çocuğu ne yaptığını hatırlayamadı. Kızı; “Bilmiyorum” dedi. Çünkü, annesi çocuğu saklarken o, kapıya bakıyordu. Bu sırada tandırdan çocuğun ağlama sesi duyuldu. Sanki, ben buradayım diye, hafif bir ağlama ile haber verdi. Annesi can havliyle oraya koştu. Oğlu tandırda idi ve hiç bir zarar görmemişti. Allahü teâlâ ona, kızgın tandırı serin bir yer eylemişti. Aynen, hazret-i İbrâhim’e ateşin gülistan olması gibi…

Musâ’nın (aleyhisselâm) annesi ilk tehlikeyi böylece atlatmıştı.

REKLAM

Mutlaka Okumalısınız

Hz Muhammed (sav) – Verdiği sözde durmayıp cayan gaddar, hain ve zalim olan kimse için kıyamet günü bir sancak dikilir. Ve

Verdiği sözde durmayıp cayan gaddar, hain ve zalim olan kimse için kıyamet günü bir sancak dikilir. Ve ''Dikkat olunsun, bu sancak falanoğlu falanın vefasızlık...

Hak Teala bir gün Hz Musa’ya gizlice şöyle dedi:

Hak Teala bir gün Hz Musa'ya gizlice şöyle dedi: İblis'ten bir öğüt talep et! Hz Musa yolda İblis'le karşılaşınca, kendisine bilgece bir şey söylemesini istedi. İblis...

Babası 2. Bayezid, Yavuz Sultan Selim’e beddua etmiş midir?

Bazı kaynaklarda geçiyor. Ama bu karışık devirleri anlatan tarihçiler, işe hislerini de karıştırmışlar; biraz da tuttukları kliklere göre hadiseleri tasvir etmişlerdir. Buna dikkat etmek...

İncili Çavuş, padişah ile birlikte İmrahor Köşkü’nün merdivenlerinden çıkmaktadır. Bu süreçte padişah İncili’nin kendisini devamlı güldürmesini ister, aksi halde idam edileceğini belirtir. İncili…

İster Gül İster Gülme’de İncili, padişah ile birlikte İmrahor Köşkü’nün merdi-venlerinden çıkmaktadır. Bu süreçte padişah İncili’nin kendisini devamlı güldürmesiniister, aksi halde idam edileceğini belirtir....

İsa (a.s) İblis’e ‘‘İnsanlardan en çok kimi seversin ve insanlardan en nefret ettiğin kimdir?” diye sormuş, o da şöyle cevap vermiş:

Anlatıldığına göre İsa (a.s) İblis’e ‘‘İnsanlardan en çok kimi seversin” diye sormuş, o da ”cimrilik yapan mümini” cevabını vermiştir. İsa (a.s) ”Peki en kızdığın kimdir” diye sormuş, o da ”cömertlik yapan...

REKLAM

REKLAM