İbn Asakir, babası Zeynelabidin’den rivayet etmiştir:

Bu rivayete göre Zülkarneyn’in ”Renakil” adında meleklerden bir arkadaşı vardı. (Bir gün) Zülkarneyn ona yeryüzünde ‘hayat pınarı’ diye bir pınarın bulunup bulunmadığını sordu. O da, Zülkarneyn’e; şöyle ve şöyle bir yerde hayat pınarı denilen bir pınarın bulunduğunu anlattı. Bunun üzerine Zülkarneyn orayı aramaya çıktı. Bu sırada Hızır da, Zülkarneyn’in önünde yürüyordu. Derken Hızır, karanlıklar yurdundaki bir vadide o pınarı buldu ve o pınarın suyundan içti. Fakat Zülkarneyn orayı bulamadı. (İbn Asakir)

Yine İbn Asakir’in anlattığına göre Zülkarneyn oradaki bir köşkte meleklerden biriyle görüştü, melek ona bir taş verdi. Zülkarneyn, ordusunun yanına döndüğü zaman bilginler o  taşı kendisinden istediler. Onlar, o taşı bir terazinin  kefesine koydular ve (diğer) kefeye de onun gibi 1000 taş koydular, ancak böyle dengeyi sağladılar. Sonra Hızır, o taşı Zülkarneyn’den isteyip terazinin kefesine koydu, diğer kefeye de aynı irilikte bir taş koydu, üzerine de bir avuç toprak koydu. Bunun üzerine topraklı taş, meleğin vermiş olduğu taştan ağır geldi ve Hızır:

-‘İşte ademoğlu da böyledir. Bir avuç toprak onu örtmedikçe karnı doymaz!’ dedi.

İbn Asakir




CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here