Yazar: admin

Hz İsa şöyle der: ”Dünyayı kazanç olarak görmeyin ki sizi kul edinmesin. Kazancınızı, kazancı zayi etmeyen Allah katında biriktirin. Zira dünyada hazine sahibi olan kişi onun başına bir şey gelmesinden korkar. Hazinesi Allah katında olan kişinin böyle bir korkusu olmaz.” Yine Hz İsa şöyle demiştir: ”Ey Havariler, ben sizin için dünyayı yere çaldım. Benden sonra onu ayağa dikmeyin. Dünyanın çirkinliklerinden biri, orada Allah’a isyan edilmesidir. Bir başka pisliği de, ahiretin ancak dünyayı terk etmekle kazanılmasıdır. Bu şekilde düşünüp ibret alın. Şunu bilin ki, her hatanın başı dünyayı sevmektir. Bir anlık haz ve lezzet bazen sahibine uzun yıllar kurtulamayacağı üzüntüler verir.”…

Read More

İbn Abbas şöyle anlatmıştır: Allah arşı taşıyacak melekleri yarattığında onlara: Arşımı taşıyın, dedi. Fakat onlar arşı taşıyamadılar. Bunun üzerine Allah Teala onlara yedi kat göklerdeki melek sayısında melek ekledi ve hepsine: Arşımı taşıyın dedi. Yine taşıyamadılar. Bunun üzerine Allah Teala yanlarına göklerdeki tüm melekler ve yerdeki canlılar kadar melek ekleyerek: Arşımı taşıyın dedi. Fakat melekler ve yerdeki canlılar yine taşıyamadılar. Nihayet Allah Teala meleklere: -La havle vela kuvvete illa billah – Allah’ın yardımı olmadan hiçbir güç ve kuvvet yoktur” diyerek deneyin dedi. Melekler bunu söyleyince arşı kaldırabildiler. Peygamber Efendimiz’in şöyle dediği rivayet edilmiştir: ”Sabah-akşam (Allah bana yeter; Ondan başka ilah…

Read More

Rivayete göre Hz İsa şöyle demiştir: ”İyilik şu üç şeyde kendini belli eder: Konuşmak, bakmak ve susmak. Kim Allah’tan başka şeylerden konuşuyorsa onun konuşması boş sözlerden ibarettir. Kim ibret almadan bakıyorsa o da hata etmiştir. Kim de susarken tefekkür etmiyorsa o da boş vakit geçirmiş demektir.” İmam Gazali – Kalplerin Keşfi

Read More

Anlatıldığına göre, Hz İsa elinde çapayla çalışan birini görür. Hz İsa der ki: ”Allah’ım bu adamın kalbinden uzun emeli çıkar!” Bunun üzerine adam elindeki çapayı bırakıp bir müddet uzanır. Hz İsa bu sefer: ”Allah’ım bu adama uzun emelini geri ver!” diye dua eder. Adam kalkar ve çalışmaya devam eder. Bu durum üzerine Hz İsa kalkıp adamın yanına gelir ve adamın bu hareketlerinin sebebini sorar. Yaşlı adam şöyle cevap verir: Çalışırken içimden bir ses: ”Çok yaşlısın, daha ne kadar çalışacaksın” dedi, ben de elimdeki çapayı bırakıp uzandım. Bir müddet sonra içimden başka bir ses: ”Kalan günlerinde geçinmen için çalışman lazım” dedi;…

Read More

Ailesi için aslen Konyalı diyen de, Aydın yöresinden diyen de var. Gelgelelim biz Rumeli’ye kimlerin ve nereden nereye gönderildiğini bilemiyoruz. Bugünkü Balkan göçmeni aileler için de geçerli bir durum. Zaten bizde kilise gibi bir kurum yoktur. Yani vaftiz edilen yok ki kayıt olsun! Evlilik ve ölüm kaydedilmezdi. Bizde kayıt yoktur. Türkiye’de kimse şeceresini sağlam bir şekilde çıkaramaz. Bu pek mümkün değildir. Ancak Atatürk’ün hem baba hem de anne tarafından dedeleri birkaç nesil öncesine kadar bellidir ve ismen bilinir. Baba tarafı bugünkü Makedonya’nın Kocacık köyündendir; Kocacık bir Türk köyüdür. Ali Rıza Bey ile Zübeyde Hanım evlendiklerinde babası 31, annesi 14 yaşındaydı.…

Read More

Hz Adem oğlu Hz Şit’e şu beş şeyi nasihat etti ve bunları oğullarına da söylemesini istedi: 1- Oğullarına söyle dünya hayatına aldanmasınlar. Çünkü ben baki olan cennete güvendiğim halde Allah beni oradan çıkardı. 2- Oğullarına kadınların nefsi isteklerine uymamalarını tavsiye et. Çünkü ben eşimin isteğine uyarak yasak ağacın meyvesini yedim ve pişman oldum. 3- Yapacakları her işin sonucunu daha baştan hesaplamalarını söyle. Çünkü ben yaptığım o işin sonucunu düşünseydim pişman olmazdım. 4- Bir işi başladıktan sonra o iş hakkında kalpleri daralıp sıkılırsa o işi bıraksınlar. Çünkü ben o meyveden yerken kalbim daralmıştı. Aldırış etmedim ve sonunda pişman oldum. 5- Bir…

Read More

Hz Yahya İblis’le karşılaştığında ona ”Ey Allah düşmanı, insanlardan en sevdiğin kim, söyle!” der. İblis: ”En sevdiğim insan cimri mü’mindir; en buğzettiğim ise cömert fasıktır” diye cevap verir. Hz Yahya nedenini sorduğunda: ”Cimrilik başlı başına benim için yeterli bir sebeptir. Cömert fasığın ise cömertliğinden dolayı tevbesinin kabul edileceğinden korkarım” bu sözleri söyledikten sonra çekip giderken: ”Yahya olmasan bunları söylemezdim!” diye söyleniyordu. İmam Gazali – Kalplerin Keşfi

Read More

İmam-ı Azam Ebu Hanife şöyle der: ”Ben cimri kişinin adalet sahibi olacağını düşünmüyorum. Çünkü cimri olması, onu çok ince hesap yapmaya ve nihayetinde zarara uğramak kaygısıyla hakkından fazlasını almaya götürür. Böyle birinin güvenilir olması mümkün değildir.” İmam Gazali – Kalplerin Keşfi

Read More

”Ey muhacirler topluluğu! Beş şey vardır ki, bunlarla imtihan olunursanız ve bunlar size yanaşırsa onlara bulaşmanızdan Allah’a sığınırım. 1- Bir toplumda fuhuş yaygınlaşıp alenen yapılmaya başlandığında o toplumda daha önce görülmemiş hastalıklar baş gösterir. 2- Ölçü ve tartıda hile yaparak eksik tartıldığı zaman o toplumda uzun seneler kıtlık, geçim sıkıntısı ve zalim yöneticiler ortaya çıkar. 3- Mallarının zekatını vermedikleri takdirde sema yağmur vermez. Hayvanlar da olmasa hepten yağmursuz kalırlar. 4- Allah ve Resulüne verdikleri sözü bozarlarsa başlarına düşmanlar olarak ellerindeki nimetleri de alırlar. 5- Devlet erkanı Allah’ın kitabıyla hükmetmedikleri takdirde toplumda iç kargaşalar ortaya çıkar.” (İbn Mace, 4019) İmam Gazali…

Read More

İbn Hibban ve Taberani rivayetine göre Ebu Zerr şöyle demiştir: ”Dostum (Peygamberimiz) bana şunları tavsiye etmiştir: 1- Mal konusunda benden üstte olana bakmamamı, altta olana bakmamı, 2- Fakirleri sevmemi ve onlara yakınlık göstermemi, 3- Onlar bağlarını koparsalar bile, akrabalık ilişkilerimi kesmememi, 4- Allah yolunda hiçbir kimsenin beni kınamasından korkmamamı, 5- Acı da olsa hakkı söylememi, 6- ‘La havle vela kuvvete illa billah” sözünü çokca söylememi. Çünkü bu söz cennet hazinelerinden bir hazinedir.” İmam Gazali – Kalplerin Keşfi

Read More

Osmanlı kuvvetleri 1480’de İtalya Yarımadası’na çıkıp Otranto’yu aldılar. İslami bir saldırıyla karşı karşıya kalan papa, Fransa’ya kaçmaya hazırlandı. Ancak Osmanlıların yayılma dönemi 1491’de geçici olarak son bulmuştu. 2. Mehmed öldü, Otranto kaybedildi ve yeniçeri ayaklanmasının bastırılması zaman aldı. Yeni Bir Bakış Açısıyla Dünya Tarihi – Clive Ponting

Read More

Evvela şunu söylemek lazım; tarihte bilinen ilk Türk Devleti’nin temellerinin M.Ö. 2255’lerde atıldığını söylemek mümkün. M.Ö. 315’lerden itibaren Hun adını kesin bir şekilde görürüz. Esasında M.Ö. 3 binlere giden bir Türk tarihi söz konusudur. Bu ad M.S. 420 ve 515 olayları dolayısıyla Eski Farsça metinlerde, 542’de Çince metinlerde, 582’de Bizans kaynaklarında, 600’lerin başında Arap metinlerinde geçer. Aslına bakılırsa Türk Kağanlığının kuruluşu ve yükselişiyle beraber yani Gök Türkler zamanında yaygınlaşmıştır. Ancak Türk adının doğrudan kullanılması ile ilgili kesin bir tarih vermek gerekirse Türk adı, yani Gök Türkler, Çin kaynaklarında ilk defa 542 yılında tarih sahnesinde yer alan, 552’de bağımsızlığını ilan eden…

Read More

İbn Hibban ve Beyhaki şu Hadis-i Şerif’i rivayet eder: Bir adam gelip, ”Ya Resulullah, insanların en hayırlıları kim? diye sorar. Peygamberimiz: ”Allah’tan en çok korkanı, akrabalık ilişkilerini en çok gözeteni, emri bi’l-ma’ruf nehyi ani’i-münkeri en iyi şekilde yapanı” buyurur. İmam Gazali – Kalplerin Keşfi

Read More

İsbehani’den geçen bir rivayette şöyle anlatılır: Birlikte otururken Allah Resulü şöyle dedi: ”Akrabasıyla bağını kesen bizimle oturmasın” Aramızdan bir genç kalkarak teyzesine gitti. Aralarında geçen bir olaydan dolayı özür diledi, teyzesi de özrünü kabul etti. Genç sonra aramıza dönerek oturdu. Bunun üzerine Allah Resulü şöyle buyurdu: ”Akrabalık bağlarını kopartan birinin bulunduğu topluma Allah’ın rahmeti inmez!” (Edebul Müfred, 63) Taberani de benzer bir hadisi şöyle nakletmiştir: ”Akrabalık bağlarını kopartan birinin bulunduğu topluma melekler inmez!” Yine Taberani sahih bir senetle A’meş’ten şu Hadis-i Şerif’i rivayet eder: İbn Mesud sabah namazını kıldıktan sonra cemaatle birlikte otururken şöyle dedi: ”Aranızda akrabalık bağını kopartan varsa…

Read More

Beyhaki, İbn Ebid-Dünya ve Ahmet bin Hanbel’in muhtasar olarak rivayet ettiği bir hadiste Peygamber Efendimiz şöyle buyurur: ”Bu ümmetten bir kavim gelecek, bir gece yiyip içerek oynayarak herkes gibi geceleyecekler, sabah olduğunda maymun ve domuza dönüşecekler. Bu kişiler yerin dibine batırılacak ve üzerlerine taş yağdırılacaktır. Sabah olduğunda insanlar fanaloğullları yerin dibine battı, filanoğullarının da evi yerin dibine battı diyecekler. Lut kavminin bazı karyelerine nasıl taş yağdıysa onların üzerine de taş yağacaktır. Ad kavminin bazı şehirlerini helak eden kasırga gibi üzerlerine kasırgalar esecektir. Bu afetlerin sebebi içki içmeleri, erkeklerin ipek giymeleri, oyuncu ve şarkıcı kadınlarla düşüp kalkmaları, faiz yemeleri ve akrabalık…

Read More

Ravnakut-Tefsir’de geçtiğine göre Kelbi şöyle der: Lut kavminin ameli olan livatayı ilk yapan İblis’tir. Parlak bir oğlan suretine girip onları kendini onlara sunmuştur. Onlar da ilişkiye girdiler. Böylelikle onların adeti haline geldi ve yabancılara da bu işi yapmaya başladılar. Bunun üzerine Allah Teala da onlara Hz Lut’u gönderdi. Hz Lut, onları bu çirkin amelden sakındırarak Allah’a ibadet etmelerini tavsiye etti. Bu günahta ısrar ederlerse Allah’ın azabının çetin olacağını anlattı. Fakat onlar, ”Eğer doğru söylüyorsan Allah’ın azabını getir!” (Ankebut Suresi 9/29) karşılığını verdiler. Çaresiz kalan Hz Lut, Rabbine yalvararak ona yardım etmesini istedi: ”Ey Rabbim, fesat çıkartan şu kavme karşı bana…

Read More

Sahabe’den bazıları şöyle der: ”Zinadan sakının! Çünkü o, üçü dünyada üçü de ahirette olmak üzere insanı altı şeye düçar eder. Dünyada geçim sıkıntısı verir, Ömrü kısaltır, Yüzü karartır. Ahirette; Allah’ın gazabına, sıkı sorguya ve  cehenneme girmeye sebep olur.” İmam Gazali – Kalplerin Keşfi

Read More

Rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz Miraç gecesi, otlamaya götürülen hayvanlar gibi, zakkum, dikenli ot yemeye ve kızgın taşa götürülen, önü arkası yamalı insanlar gördü. Cebrail’e ”Kim bunlar ey Cibril?” diye sorunca Cebrail: ”Bunlar mallarının zekatını vermeyenlerdir. Allah onlara zulmetmiyor, çünkü Allah kullarına kesinlikle zulmetmez” dedi. Kıyamet günü fakirlerin: ”Bize vermekle mükellef oldukları hakkımızı vermeyerek bize zulmettiler” diyecekleri o zenginlerin vay haline! Allah Teala da onlara şöyle hitap edecek: ”Sizi kendime yaklaştıracağım, onları da kendimden uzaklaştıracağım!” İmam Gazali – Kalplerin Keşfi

Read More

”Miraç gecesi tırnaklarıyla yüzlerini deşen bir gurup gördüm. Sordum: ”Ey Cibril, kim bunlar?” dedi ki: ”Bunlar insanların gıybetini yapanlardır!” (Camiul- E hadis, 21102) Hasan-ı Basri der ki: ”Gıybetin, insanın dinini bitirmesi bir böceğin cesedi yiyip bitirmesinden daha hızlıdır.” Ebu Hureyre der ki: ”Kardeşiniz gözündeki çapağı görürsünüz ama kendi gözünüzdeki pisliği görmezsiniz!” Yüceler Yücesi şöyle buyurmaktadır: ”Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi adet edinen herkesin vay haline!” (Hümeze Suresi 104/1) Yani, hem arkadan hem de yüzüne karşı seni ayıplayan kişiye şiddetli bir azap vardır. İmam Gazali – Kalplerin Keşfi

Read More

Rivayete göre kısa boylu bir kadın bazı sorular sormak için Peygamber Efendimiz’in yanına gelmişti. Çıkıp gittiğinde Hz Aişe: ”Boyu ne kadar kısaymış” dedi. Bunun üzerine Efendimiz: ”Şu anda gıybet ettin, ey Aişe” diyerek onu uyardı. (Muvatta, 25049) İmam Gazali – Kalplerin Keşfi

Read More

Şunu iyice bilesin; hadislerden bize ulaştığına göre kıyamet günü kulun öncelikle dikkat edilecek ameli namazdır. Namazında bir kusur bulunmazsa hem namazı hem de diğer amelleri kabul edilir.  Namazında bir kusur bulunduğunda namazı ve diğer amelleri reddedilir. Nitekim Peygamber Efendimiz şöyle buyurur: ”Farz namazlar terazi gibidir, eksiksiz yerine getiren karşılığını eksiksiz alır.” (Şuabu’l İman, 3251) Peygamber Efendimiz şöyle buyurur: ”Ümmetimden iki kişi namaza başlar, rukü ve secdeleri görünüşte aynıdır ama gerçekte ikisinin namazı arasında yer ve gök kadar fark vardır”  bu Hadis-i Şerif’te Efendimiz huşuya dikkat çekmektedir. İmam Gazali – Kalplerin Keşfi

Read More

Rivayet edildiğine göre, Allah Teala Hz Musa’ya şöyle vahyeder: ”Ey Musa! Beni zikrederken vücudun titresin. Beni sükunet halinde zikret ki, kalbinin derinliklerinden gelsin. Huzuruma çıktığında kimsesiz aciz bir köle gibi dur. Benden bir şey isterken de ürkek bir kalp ve doğruyu söyleyen bir dil ile istekte bulun.” Yine rivayet edilir ki, Allah Teala Hz Musa’ya şöyle vahyeder: ”Ümmetinden asi olanlara söyle, beni zikretmesinler. Çünkü ben, beni zikredeni anacağıma söz verdim. Onlar beni zikrettiğinde ben de onları lanet ile anarım” bu, asi olduğunu bildiği halde gafil olmadan zikredenlere has bir durumdur. Gaflet ve isyan bir araya nasıl gelebilir? İmam Gazali -…

Read More

Bir başka hadisinde şöyle buyurur: ”Kıyamet günü insanlardan şu dört kısmı sorgusuz sualsiz cennete girecektir: 1- İlmiyle amel eden alim, 2- Haccedip, bu esnada insanlarla çekişmeyen, günah işlemeyen ve bu halini ölene dek devam ettiren, 3- Allah’ın dinini yüceltmek için savaşırken savaş meydanında öldürülen şehit, 4- Helalinden mal kazanıp, gösteriş yapmadan Allah yolunda bu malını infak eden cömert kişi.  Bu dört kısım insan cennete hangimiz önce gireceğiz diye çekişirler.” İmam Gazali – Kalplerin Keşfi.

Read More