Yazar: admin

”Şu dört haslet kimde varsa, o kimse ne kadar namaz kılıp oruç tutarak kendini mü’min sansa da katıksız münafıktır: Yalan konuşmak, Emanete hıyanet etmek, Düşmanlık besleyip hile yapmak.” Diğer bir rivayette dördüncü madde, yaptığı ahit ve anlaşmaları bozarsa şeklindedir. İmam Gazali – Kalplerin Keşfi

Read More

Atatürk’ün Çanakkale’deki rolü nedir? Anafartalar kahramanı denmesi boşuna olmasa gerek… Elbette boşuna denilmiyor. Orada henüz yarbayken, düşman çıkarmasının nereden olacağını tahmin ediyor. Emir almamasına rağmen risk alarak, orada düşmanı karşılıyor. Liman Von Sanders çıkarma yapılacak yeri yanlış hesaplıyor. Ancak Mustafa Kemal doğru biliyor ve eldeki ihtiyat birlikleriyle düşmanı durduruyor. 25-26 Nisan 1915 günleri… Tabii bölgeyi iyi tanıyor. Ağustos’ta Anafartalar Grup Komutanı oluyor ve taze bir albay iken, İngiliz ve ANZAK birliklerini mağlup ediyor. Mustafa Kemal’in askeri dehasının kamuoyunda bilinmeye başladığı ilk yer Çanakkale’dir. Hatta sadece Türkiye’de değil dünyada tanınacak. Alman İmparatoru 2. Wilhem bile 1917’de Almanya seyahati sırasında onunla tanışırken,…

Read More

Bilinen ilk isyan, Osman Bey devrinde, amcası Dündar Bey’in isyanıdır diyebiliriz. Ancak bazı tabirleri ayırt etmek lazım. Çünkü bir isyan var, bir de darbe teşebbüsü var. İsyan, öyle ya da böyle, devletin idaresinden, hükümet politikasından, mali ve sosyal vaziyetinden rahatsız olan bir kitlenin başkaldırmasıdır. Bu başka bir şeydir. Yani illa idareyi değiştirmek maksadı taşımayabilir. Gayesi, bazı tedbirlerin alınmasıdır. Kötü gördükleri vaziyetin iyileştirilmesidir. İdareye kendi isteklerini kabul ettirmek çabasıdır. Buna bir misal, Fatih Sultan Mehmed Han devrinden verilebilir. Fetihler sonrası paranın değerinin düşmesiyle birlikte paranın ayarının da düşürülmesine mukabil, Yeniçerilerin bir isyanı var. Üstelik düşünün, Sultan Fatih gibi bir padişaha isyan……

Read More

Hanedanı kurtaran bir bakıma Kösem Mahpeyker Sultan olmuştur. İbrahim’i koruyarak başarmıştır bunu. 4. Murad, ölüm döşeğindeyken kardeşi İbrahim’i öldürtmeyi düşünmüş ama annesi buna mani olmuştur. Zaten o sırada arayışlar bile başlamıştı. İlk akla gelen Kırım Girayları olmuştur. Sokulluzadeler gibi başka güçlü aileler de vardı. Ama Kösem Sultan’ın İbrahim’i, Sultan Murad’ın hışmından korumasıyla Osmanoğulları hanedanı devam etmiştir. Türklerin Serüveni – Abdülkadir Özcan

Read More

Eski Türklerde hükümdarlar mutlak değildi. Onun yanında yasama organı gibi bir meclis tipi yapılanma söz konusuydu. İdare etme yetkisinin Tanrı tarafından hükümdara verildiği düşünülürdü. Bu yetkiye de kut denirdi. Siyasetin kökeninde kut yatmaktadır. Böyle olduğuna inanılırdı. Aslında kökeninde istişare etmek geleneği mevcuttu. Bilge Kağan’ın durumu biraz özeldir. Kardeşi Kül Tegin yaptığı bir ihtilal ile ağabeyi Bilge’yi tahta oturtmuştur. Devlet, amcaları Kapgan’ın kağanlığı zamanında iç isyanlardan dolayı çok yıpranmıştı. Tonyukuk çok yaşlı olmasına rağmen halk tarafından olağanüstü saygı görüyordu. Bundan çekindikleri için uzaklaştıramadılar. Zaten onun devlete katkısı epey hissedildi. Kül Tegin ise çok iyi bir savaşçı komutan olduğu için kendisine ihtiyaç…

Read More

Tarihçi kaynağa ve bilgiye dayalı olarak konuşur, yazar. Selçuklu tarihinin önemli kaynaklarından biri olan Sıbt İbnü’l Cevzi, Kürtlerden 10 bin kişilik bir kuvvetin Malazgirt Savaşı’na katıldığını kaydediyor. Eserini 14. yüzyılda kaleme alan İbnü’d-Devadari ise bu ifadeyi ”Kürdlerden ve sair kavimlerden olmak üzere 10 bin kişi” şeklinde kullanmıştır. Bahsetmiş olduğumuz iki kaynağa dayanarak Kürtlerin Malazgirt’te var olduğu sonucuna varmamız mümkün. Bununla birlikte bu bilgi üzerinden yapılan bazı yorumların gerçekle uzaktan yakından ilgisinin olmadığını da vurgulamakta fayda var. Çünkü o dönemde etnik bilinçten ziyade dini birliktelik esastır. Ayrıca Kürtlerin savaşta yer alması bir tercih değil, Tuğrul Bey’den itibaren tabi oldukları Selçuklulara karşı…

Read More

Hürrem Sultan’ın Sultan Süleyman üzerindeki büyük etkisini inkar etmeye hacet yok, bu çok açık olarak görünen bir husustur. Hürrem Sultan’ın en büyük gayesi bir ölçüde kendi erkek evlatlarına taht yolunu açmaktır, bu da son derece tabii bir arzudur aslında. Bu yolda kendisine en büyük engel olarak Şehzade Mustafa’yı görmektedir. Hafsa Sultan’ın ölümü, İbrahim Paşa’nın katlinin ardından Hürrem Sultan siyasi anlamda kendi oğullarından Mehmed’i öne çıkarmaya çalıştı. Mustafa’nın saraydaki gücünü kırmayı da hedeflemişti. Ancak beklenmedik şekilde Şehzade Mehmed Manisa’da hastalığa yakalanarak vefat edince, bu defa diğer oğullarına yönelik bir siyaseti izledi. Kızı Mihrimah’ın eşi olan Rüstem Paşa ile iyi bir ekip…

Read More

Peygamber Efendimiz’in şöyle buyurduğu rivayet edilir: Allah Teala aklı yarattı ve ona: ”Bana yönel” dedi. O da yöneldi. Sonra ”geri dön” buyurdu, o da döndü. Arkasından şöyle buyurdu: ”İzzet ve celalime yemin ederim ki, seni en sevdiklerime vereceğim” Buna karşılık ahmaklığı yaratınca ona ”Bana yönel” dedi. O da yöneldi. Sonra ”geri dön” buyurdu, o da döndü. Arkasından şöyle buyurdu: ”İzzet ve celalime yemin ederim ki, seni en sevmediklerime vereceğim” İmam Gazali – Kalplerin Keşfi

Read More

Budist’in biri Moğol serdarın yanına gelerek Cengiz Han’ın rüyada kendisine görünerek şu emri verdiğini söyledi: -Git, oğluma tarafımdan emret. Muhammed’e iman edenlerin kökünü kurutsun. Zira bunlar fasit ve tacirdirler. İhtiyar fatihin İslam milletlerine karşı gösterdiği sert tavrı herkes biliyordu. Han’ın rüyada görünerek verdiği emirlere yarlıg denilir ve bu emirlere riayet edilirdi. Ögedey bir an düşündükten sonra sordu: -Cengiz Han seninle konuşmak için tercüman kullandı mı? -Hayır, büyük Han’ım. Bizzat kendisi söyledi.. -Ya sen Moğolların dilini bilir misin? -Hayır. Aşikardı ki bu adam Türki dilinden başka bir dil bilmiyordu. O zaman Han şu cevabı verdi: -O halde sen yalan söylüyorsun. Cengiz…

Read More

Bir İslam alimine: ”İnsanoğlu, döktüğüm kandan dolayı beni lanetle mi anacak? diye sordu. Anlamaya teşebbüs ettiği ama sonra umursamadan zihninden uzaklaştırdığı Katay’ın ve İslamiyetin yüksek medeniyeti hatırına geldi: ”Alimlerin hikmetini düşündüm. Şimdi görüyorum ki, ben yaptığımın iyi olup olmadığını düşünmeden adam öldürmüşüm. Fakat bu adamlar beni neden ilgilendirsin ki!” Semerkant’ ta onu karşılamak için ellerinde hediyelerle bir araya toplanmış olan mültecilere nazik davrandı. Kendileriyle konuştu. Halkını savunmayan, verdiği sözleri tutmayan Şahlarının hatalarını onlara tekrar anlattı. Aralarından valiler atayarak onlara Moğol İmparatorluğu içinde, yasanın himayesi altında özgürlükler tanıdı. Bu adamlar Cengiz’in oğulları tarafından idare edilecekti. Cengizhan – Harold Lamb

Read More

Sonra Hz İbrahim, Allah’ın dilediği kadar onlardan uzakta kaldı ve (bir müddet sonra) tekrar (oraya) geldi. Bu sırada Hz İsmail, zemzemin yakınlarındaki büyük bir ağacın altında okunu bileyip yontuyordu. Babasını görünce hemen babasına doğru ayağa kalktı. Bir babanın oğluna, bir oğulun babasına karşı kavuştuklarında yaptığı şeyleri yaparak birbirlerine sarıldılar. Sonra: -‘Ey İsmail! Allah bana bir iş emretti’ dedi. Hz İsmail: -‘Rabbimin sana emrettiğini yap’ dedi. Hz İbrahim: -‘Bana yardım edeceksin’ dedi. Hz İsmail: -‘Tabi ki, sana yardım ederim’ dedi. Hz İbrahim: -‘Allah şuraya bir ev yapmamı emretti’ dedi ve etrafta bulunan yüksek bir tepeyi gösterdi. İşte burada Kabe’nin temelini atıp…

Read More

Evet, bu bence ne stratejidir, ne de idari teşkilattır. Fakat Timur’un devri ve Uluğ Bey’le biten çocuklarının zamanı bilim, edebiyat ve medreseler bakımından İslam dünyasının son parlak devridir. Bu düzeye Anadolu’da temsil bakımından ulaşıp ulaşamadığımız çok tartışılır. Hatta bizatihi 15. asırda, 16. asrın başında Osmanlı dünyasındaki pırıltılar büyük ölçüde Orta Asya’nın bu dönemine aittir. Türklerin Altın Çağı – İlber Ortaylı

Read More

Biliyorsunuz, onlar Hristiyanlığın Bogomillik mezhebine mensupturlar. Sonra zaman içerisinde İslamlaştılar ve adeta Türk kültürünü de benimseyerek tam manasıyla bir Osmanlı topluluğu haline geldiler. Zaten bunlar tabir yerindeyse ”Türk olmanın” bedelini çok ağır ödemişlerdir. Bugün de öyledir bir yerde. Mesela Pomaklar da var. Bunlar da Balkanlar’daki Helen ve Slav asıllı Müslümanlardır. Çok erkenden, Türk fütuhatından kısa süre sonra Müslüman olmuşlardır, fakat bunun bedelini de ödemişlerdir. Helenler ve Slavlarla aralarında ayrım vardır. Bulgaristan’da Todov Jivkov baskıcı rejim uyguladı. Türk etnisine, gruplarına yaptığından daha fazlasını Pomak köylerine uyguladı. Pomaklar, kendilerini Türk kimliğiyle ifade etti ve bunun bedelini de ağır ödedi. Kanunlarımız da, kurumlarımız…

Read More

Mümkün mü? Kubilay Han’ı yutmuş bir yer orası. Tam bir gayya kuyusu… Timurlularda ilginç bir taraftır bu, özellikle gayya kuyusu gibi yerleri hedefliyorlar. Hind de böyle bir yer. Çin de böyle. Çin’i alsaydı, muhtemelen Kubilay Han’ın akıbetine uğrayacaktı. Bu gerçekçi olmayan bir projeydi. Buna rağmen onun bu noktada zihniyet yapısının hoşgörülü olduğunu, pek de mutaassıp olmadığını söylemek gerekir. Timur Şiilerin varlık ve etkinliklerine göz yummuştu. Selçuklu-İran veya Moğol-İlhanlı ananesini takiben Şiilerle iyi geçinmiştir. Onun dönemi Orta Asya’nın tarikatlar bakımından en zengin, renkli dönemiydi.En Ortodoksu’nun en başıbozuğuna kadar her tarikata fırsat verdi. Mesela Selehaddin Eyyubi bazı Şii önderleri heretik oldukları, mürted…

Read More

Hayır, İstanbul esasen kara savaşıyla alındı. Gemi manevrası daha çok bir şaşırtmacadır, şok etkisidir. Hafif gemiler, Haliç surlarına pek bir şey yapamaz. 6 Nisan’da kuşatma başladı. 53 gün boyunca bu gördüğünüz surlar top ateşiyle dövüldükten sonra açılan gediklerden içeri 29 Mayıs’ta girildi. Üstelik Bizans tarafında, öyle kötü bir savunma da yoktu. Şehri 13. asırda (1261) Haçlı istilasından kurtaran General Paleolog soyunun son hükümdarı olan 11. Konstantin Paleolog fedakarca savaşmıştır. Biraz önce söylediğim gibi esas savunma karadaydı; Osmanlı ordusu yine de Haliç’e gerilen zinciri de aşmıştır. Bunu görmek isteyen, Harbiye Askeri Müzesi’ne gitsin. Zincirin bir parçası halen orada. Türklerin Altın Çağı…

Read More

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: ”Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımararak), İbrahim ile Rabbi hakkında tartışmaya gireni görmedin mi? İbrahim ona, ”Benim Rabbim hem diriltir ve hem öldürür.” dediği zaman, ”Ben de diriltir ve hem öldürürüm.” demişti. İbrahim, ”Allah güneşi doğudan getiriyor, haydi sen de onu batıdan getir!” deyince, o inkarcı şaşırıp kalmıştı! Allah zalimler toplumunu doğru yola iletmez.” (Bakara 258) Yüce Allah, burada, dostu Hz İbrahim’in, kendini Rab yerinde gören zorba ve azgın hükümdarla yaptığı münazarayı anlatmaktadır. Hz İbrahim, o zorba hükümdarın delillerini boşa çıkarmış; bilgisizliğinin çokluğunu, aklının kıtlığını ortaya koymuştu. Kuvvetli delillerle onu susturmuş, apaçık olan doğru yolu ona…

Read More

Dediler ki: Bir grup zorba, Hz Lut’a saldırarak onu esir ettiler. Malını alıp davarlarını önlerine katıp götürdüler. Bu haber Hz İbrahim’e ulaşınca 318 kişilik bir kuvvetle bu zorba grubun üzerine yürüdü; Hz Lut’u onlardan kurtardı, mallarını geri aldı, Allah ve Resulü’nün düşmanlarından birçoğunu öldürdü, onları hezimete uğrattı, kaçanların peşi sıra onları takip etti, nihayet (bugünkü) Şam şehrinin kuzeyine ulaştı. Şam’ın dışında ”Berze” denilen yerde, zannedersem Makam-ı İbrahim’de ordugah kurdu. Hz İbrahim’in askerleri orada ordugah kurduğu için oraya ”Makam-ı İbrahim” denilmiştir. Yine de Allah, doğruyu daha iyi bilir. Sonra Hz İbrahim yenmiş ve muzaffer olarak ülkesine geri döndü. Beytü’l Makdis (yani…

Read More

Timur, 14. asırda Türk dünyasının Timur devri diye anılmasını sağlayan kişidir. Doğduğu kabile itibariyle Şehrisebz yakınlarındaki Hoca Ilgar köyündendir. Emir Barlas Turagay’ın ve Tekine Hatun’un oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Ana tarafından Cengiz Han’la akrabalık bağı olduğu iddiasını kuvvetle belirtmiştir. Kaldı ki karısı da bir Moğol prensesidir. Genç yaşta Türk dünyasının, hatta doğu ülkelerinin büyük bölümünün hükümdarı olmak başarısını elde etmiştir. Timur’un kabilesi Çağatay kabilelerinden biri olan Barlaslar olmasına rağmen, o bir Çağatay Hanedanı kurmaktan çok Cengiz soyuyla evlilik bağı kurmayı ve damat anlamına gelen Küregen (Gürgen) unvanını kullanmayı yeğlemiştir. Dolayısıyla hiçbir zaman Timur Han şeklinde değil, her zaman Emir Timur…

Read More

Tefsirciler, Yüce Allah’ın ”Sakın bu ağaca yaklaşmayın” (Bakara 35) buyruğunun anlamı hususunda görüş ayrılığına düşmüşlerdir. Bazıları, ayette sözü edilen ağacın ”üzüm bağı” olduğunu söylemişlerdir. Bu görüş; Abdullah İbn Abbas, Said İbn Cübeyr, Şa’bi, Ca’de İbn Hübeyre, Muhammed İbn Kays’tan rivayet edilmiştir. Süddi ise bir rivayette Abdullah İbn Abbas, Abdullah İbn Mesud ile bir grup sahabinin konuyla ilgili olarak şöyle dediğini rivayet etmiştir: ”Yahudiler, bu ağacın, ”buğday ağacı” olduğunu iddia etmişlerdir. Ayrıca bu görüş; Abdullah İbn Abbas, Hasan el-Basri, Vehb İbn Münebbih, Atıyye el Avfi, Ebu Malik, Muharib İbn Disar ile Abdurrahman İbn Ebi Leyla’dan da rivayet edilmiştir. Vehb der ki:…

Read More

Bazı selef alimleri der ki: ”Yüce Allah, Hz Nuh’un duasını kabul buyurunca, gemi yapımında kullanılması amacıyla ona bir ağaç dikmesini emretti. Bunun üzerine Hz Nuh ağacı dikti ve büyümesi için yüz yıl boyunca bekledi. Sonra onu kesip 100 yılda -bir başka rivayete göre 40 yılda- doğradı. (Böylece gemiyi imal etti.) Allah doğrusunu daha iyi bilir. Süfyan es Sevri’ye göre Hz Nuh’un gemisi, Hint çınarından yapılmıştır. Süfya es Servi der ki: ”Yüce Allah, Hz Nuh’a; yapacağı geminin boyunun seksen arşın olmasını, dış kısmının ziftle kaplamasını, burun kısmını da suları yarabilsin diye eğik ve kıvrımlı yapmasını emretti.” Katade der ki: ”Hz Nuh’un…

Read More

Alimler, gemide Hz Nuh’la birlikte bulunan mü’min kimselerin sayısı hakkında ihtilaf etmişlerdir. 1- Abdullah bin Abbas’a göre onlar, 80 kişiydiler. Onlarla birlikte hanımları da vardı. 2- Ka’b el-Ahbar’a göre ise onlar, 72 kişiydiler. 3- Onların 10 olduklarını da söyleyenler vardır. 4- Gemidekilerin 7 kişi olduğunu söyleyenler de vardır. İbn Kesir – Peygamberler Tarihi

Read More

”Gemi, içindekilerle birlikte dağlar gibi dalgalar arasında akıp gidiyordu. Nuh ayrı bir yerde duran oğluna, ”Ey oğulcuğum! Bizimle birlikte gemiye bin; inkarcılarla birlikte olma!” diye seslendi. Oğlu ise, ”Ben kendimi sulardan koruyacak olan bir dağa sığınacağım” dedi. Nuh: ”Bugün, Allah’ın buyruğundan, O’nun esirgedikleri dışında kurtulacak hiç kimse yoktur!” dedi. Derken dalga aralarına giriverdi ve o da boğulanlardan oldu.” (Hud 42-43) Hz Nuh’un boğulan bu oğlunun adı, Yam’dır. O; Sam, Ham ve Yafes’in kardeşidir. Adının ”Kenan” olduğu da söylenir. Kafirdi. İyi olmayan işler yapardı. Dininde babasına muhalefet etti. Dolayısıyla da helak olanlarla birlikte helak oldu. Durum böyleyken nesep bakımından yabancı olan…

Read More

Vedd, salih bir insandı. Kavmi içerisinde sevilen bir kimseydi. Vedd ölünce, Babil toprağındaki mezarının çevresinde oturup ağlamaya, sızlanmaya başladılar. İblis onların ağlayıp sızlandıklarını görünce, bir insan kılığına bürünerek (onların yanlarına sokuldu) ve: -‘Ne dersiniz, size onun aynısı olan bir heykelini yapayım? Yapacağım heykeli meclisinize koyar, böylece onu hatırlarsınız!’ diye teklifte bulundu. Onlar da: -‘Evet!’ diyerek bu teklifi kabul ettiler. İblis de onlara onun aynısı bir heykel yaptı. Onlar da o heykeli meclislerine koydular, heykeli (gördüklerinde Vedd’i anmaya başladılar. İblis onların Vedd’i içtenlikle andıklarını görünce, onlara: -‘Ne dersiniz? Her birinizin evinde Vedd’in aynısı olan bir heykelini yapayım mı? Böylece onu evinizde de…

Read More

”Büyük adamlar, dünyanın bir karar üzere dönmediğini bilirler. Arif olanlar boş şeylerle uğraşmazlar; kendilerini geçici zevklere vermezler; çünkü hepsinin fani olduğunu bilirler… Aramızdaki antlaşmaya gelince, bunu hiç bir vakit bozmamaya ahdetmiş olduğumdan, zatı şehriyarilerinin dostluğunu en büyük kazançlarımdan biri saymaktayım. Müsaadeleriyle arz ederim ki; en aziz amacım, sözümü tutmadığımdan dolayı beni cezalandırmayı aklınıza bile getirmemeniz için, bu antlaşmayı kıyamet gününde bile elimden düşürmemektir… Kainatın yüce sahibi olan Allah’ın huzuruna gitmekte olduğum şu sırada, vicdanımı rahatsız edecek hiç bir şey yapmamış olduğuma şükrediyorum. Sadece insan hayatının ve tabiatın gereği olan kusur ve günahları elbet ben de işledim. Dünya yüzünde kaldığım elli…

Read More