- ABDULKADİR GEYLANİ SÖZLERİ
- Altın Detay
- Altın Detay
- Altınlar
- AMP
- Ana Sayfa
- Ana sayfa – dtarihi.com
- Anasayfa – mobile
- ATTİLA SÖZLERİ
- Ayarlar
- Beğendiklerim
- Buy Adspace
- Canlı Borsa
- Canlı Tv
- Canlı Tv 2
- Checkout
- Checkout
- Deneme Page
- Döviz Detay
- Döviz Detay
- Dövizler
- dtarihi.com
- dtarihi.com
- Eczane
- Favori İçeriklerim
- Gazeteler
- Genel Ayarlar
- Get In Touch
- Get In Touch
- Giriş
- Günlük Burç Yorumları
- HACI BEKTAŞ-İ VELİ SÖZLERİ
- Hakkımızda
- Hava Durumu
- Hava Durumu
- Hava Durumu 2
- Header4
- Hesabım
- Hisse Detay
- Hisse Detay
- Hisseler
- Home
- Homepage
- Homepage
- HZ MUHAMMED (S.A.V.) SÖZLERİ
- İletişim
- Kayıt Ol
- Kripto Paralar
- Kriptopara Detay
- Kriptopara Detay
- Künye
- Login/Register
- Login/Register
- MEVLANA SÖZLERİ
- My account
- My account
- Namaz Vakitleri
- Namaz Vakitleri
- nnbil
- Nöbetçi Eczaneler
- Nöbetçi Eczaneler
- Our Authors
- Our Authors
- Parite Detay
- Parite Detay
- Pariteler
- Profili Düzenle
- Puan Durumları
- Puan Durumu
- SADİ ŞİRAZİ SÖZLERİ
- Sample Page
- Şifremi Unuttum
- Şifremi Unuttum
- Şifremi Yenile
- Sinema
- Sinema Detay
- Son Dakika
- Takip Ettiklerim
- Takipçilerim
- Typography Elements
- Typography Elements
- Üye Giriş
- Üye Kayıt
- Üye Onay
- Yayın Akışları
- Yayın Akışları 2
- Yayınlar
- Yazarlar
- Yazarlar
- Yazdığım Haberler
- Yazı Düzenle
- Yazı Gönder
- Yazılarım
- Yol Durumu
- Yol Durumu 2
- Yorumlarım
- Yorumlarım
Subscribe to Updates
Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.
What's Hot
Yazar: admin
Hz Muhammed (sav) : ”Kıyamet günü, bir topluluk kabirlerinden, ağızlarından ateşler fışkırarak kalkarlar” oradakiler, ”Kimdir bunlar, Ey Allah’ın Resulü?” diye sordular.
Ebu Ya’la, Peygamber Efendimiz’in şöyle buyurduğunu rivayet eder: ”Kıyamet günü, bir topluluk kabirlerinden, ağızlarından ateşler fışkırarak kalkarlar” oradakiler, ”Kimdir bunlar, Ey Allah’ın Resülü?” diye sorunca Efendimiz: ”Allah Teala’nın: ‘Haksızlıkla yetimlerin mallarını yiyenler şüphesiz karınlarına ateş tıkınmış olurlar; zaten onlar alevlenmiş ateşe gireceklerdir’ (Nisa 10) ayetini bilmiyor musunuz?” diye cevap verdi. Müslim’in rivayet ettiği Mirac hadisinin bir kısmı şu şekildedir: Bir de baktım bazı adamların yanındayım; başlarına bazı adamlar konulmuş, çenelerini parçalayan başka bir gurup da ateş getirerek ağızlarına atıyorlar, yuttukları taşlar da arkalarından çıkıyordu. ”Bunlar da kim, ey Cebrail?” diye sordum, şöyle dedi: ”Yetimlerin malını haksız yiyenlerdir; karınlarına ancak ateş…
Bazı alimler, Hz Peygamber’in ”Yusuf’a uğradım. Bir de gördüm ki, ona güzelliğin yarısı verilmiş” sözü hakkında şöyle demişlerdir: ”Hz Yusuf, Hz Adem’in güzelliğinin yarısına sahipti.” * Uygun olan mana da budur. Çünkü Allah, Hz Adem’i kendi mübarek eliyle yaratıp şekillendirmiş, ona kendi ruhundan üflemiştir. Allah, ancak eşyanın en güzelini yaratır. İbn Kesir – Peygamberler Tarihi
İbn Cerir et-Taberi ile birçok kimse, tufanın Kıpti hesabına göre Ağustos ayının 13’ünde meydana geldiğini belirtmişlerdir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: ”Şüphesiz, (Nuh tufanında) sular kabarınca sizi gemide biz taşıdık. Onu size ibret yapalım ve belleyici kulaklar onu bellesin diye.” (Hakka 11-12) Müfessirlerden bazıları demişlerdir ki: ”Tufan suyu, yeryüzündeki en yüksek dağın tepesini 15 arşın (yaklaşık 10,2 m.) kadar aştı. 80 arşın (yaklaşık 54,4 m.) kadar aştığını söyleyenler de olmuştur. O zaman enine boyuna, ovasıyla, çölüyle, yamacıyla, dağıyla, kumsalıyla yeryüzünün her tarafı sular altında kalmış. Yeryüzünde gözünü açıp kapayabilecek, ne büyük, ne de küçük bir canlı kalmamıştır.” İmam Malik, Zeyd…
”Ve o zaman meleklere, ”Adem’e secde edin!” dedik, hemen secde ettiler. Yanlız İblis dayattı ve büyüklüklük tasladı,böylece inkarcılardan oldu.” (Bakara34) Bu; Yüce Allah’ın Hz Adem’i kendi eliyle yaratması ve ona kendi ruhundan üflemiş olması Hz Adem’e yapmış olduğu büyük bir ikramdır. Nitekim Yüce Allah bununla ilgili olarak da şöyle buyurmaktadır: ”Ben onun yaratılışını tamamlayıp, ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın!” (Hicr 29) İşte Yüce Allah, şu dört hususta Hz Adem’i şereflendirmiştir: 1- Hz Adem’i kendi eliyle yaratmış olması, 2- Hz Adem’e kendi ruhundan üflemiş olması, 3- Meleklere, Hz Adem’e secde etmelerini emretmesi, 4- Hz Adem’e, eşyanın isimlerini…
Kuran-ı Kerim’in ifadesinden anlaşıldığına göre Hz Nuh, risaletle görevlendirildiğinden itibaren tufanın meydana gelmesine kadar geçen müddet içerisinde kavmi arasında 950 yıl kalmıştır. Onlar, zalim bir kavim oldukları için bundan sonra tufan seline yakalanmışlardır. Hz Nuh’un tufandan sonra ne kadar yaşamış olduğunu ancak Allah bilir. Hz Nuh’un 480 yaşındayken peygamberlikle görevlendirildiği ve tufandan sonra 350 yıl daha yaşadığı sözü, gerçekten Abdullah bin Abbas’tan nakledilmişse, buna göre -950 yıl daha ilaveyle- Hz Nuh 1780 yıl yaşamış olmaktadır. İbn Kesir – Peygamberler Tarihi
İşte tam o sırada Yüce Allah, Hz Nuh’a gemi yapmasını emretti. O, o zamana kadar büyüklükte eşi görülmemiş ve daha sonra bir benzeri görülmeyecek olan bir gemi idi. Yüce Allah, Hz Nuh’a daha önce şöyle bir buyruk vermişti: Kavmine geri çevrilemeyen ilahi azap geldiği zaman kendisi, affedilmeleri için Allah’a müracaatta bulunmayacak ve şefaatçi olmayacaktı. Çünkü Hz Nuh, kavmine inmekte olan azabı gözüyle gördüğü takdirde onlar için yüreği yufkalaşabilirdi. Çünkü, görmek, duymak gibi değildir. İşte bu sebepledir ki Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: ”Ama (inkarla) zulmedenler konusunda, bana başvurma! Çünkü onlar suda boğulacaklardır! (Hud 37) ”Nuh gemiyi yapıyor ve kavminden bir grup…
4. Mehmed Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın öldürülmesini emir verdi. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa nasıl öldürüldü?
Viyana bozgunundan sonra 4. Mehmed, alışkanlığı olan avdan dönüp Edirne Sarayı’na gelince Telhisçi İsmail Ağa’yı çağırıp hudut vaziyeti hakkında bazı şeyler sormuş ve sonra hiddetlenerek: ”Paşan (Merzifonlu) da sen de yalancı bir alay melunlarsınız; paşan devletimi yıkıp ırzımı perişan eyledi. Askerimi kırdırıp namlı paşalarımı öldürdü ve memleketimi kafirlere aldırdı.” diyerek İsmail Ağa’nın tevkifini (tutulmasını) emredip hareme gitti ve Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın katledilmesiyle mühr-ü hümayun, sancak-ı şerif ve Kabe anahtarının alınıp getirilmesine dair bir emir gönderdi. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın katline dair kendisine hatt-ı hümayun (padişah yazısıyla verilen emir) verilen Kapıcılar Kethüdası Gazaz Ahmet Ağa ile Çavuşbaşı Kadıköylü Mehmed Ağa…
O iyi nesiller geçip gittikten sonra, Hz Nuh’un zamanındaki insanların puta tapan kimseler haline gelmelerine ortam sağlayan bir takım olaylar meydana gelmişti. Bunun sebebi de; Buhari’nin
O iyi nesiller geçip gittikten sonra, Hz Nuh’un zamanındaki insanların puta tapan kimseler haline gelmelerine ortam sağlayan bir takım olaylar meydana gelmişti. Bunun sebebi de; Buhari’nin ”Birbirlerine dediler ki: ”Sakın tanrılarınızı bırakmayın. Ne Vedd’i, ne Suva’ı ve ne de Yeğus’u, Yeuk’u ve Nesr’i (Nuh 23) ayetinin tefsiriyle ilgili olarak rivayet etmiş olduğu şu hadistir: ”Vedd, Suva, Yeğus, Yeuk ve Nesr, Hz Nuh’un kavminden salih amel işleyen kimselerin adlarıdır. Bu kişiler öldükten sonra şeytan, onların kavmine, onların hayattayken oturdukları yerlere heykeller dikmelerini ve bu heykellere de onların adlarını vermelerini telkin etti. Onlar da o kişilerin heykellerini diktiler. Ama o zaman için…
İbn Hibban, Peygamber Efendimiz’in şöyle buyurduğunu rivayet eder: ”Allah katında en büyük günahlar şunlardır: 1- Allah’a ortak koşmak, 2- Haksız yere adam öldürmek, 3- Savaşta cihad etmekten kaçmak, 4- Ana-babaya karşı gelmek, 5- İffetli bir kadına zina iftirası atmak, 6- Büyü öğrenmek, 7- Faiz ve yetim malı yemek. İmam Gazali – Kalplerin Keşfi
Abdullah bin Üneys şöyle der: Ben Peygamberimizin şöyle buyurduğunu işittim: İnsanlar kıyamet günü çırılçıplak, yalın ayak ve sünnetsiz olarak mahşere gelirler. Uzaktan ve yakından duyulan bir sesle onlara şöyle seslenilir:
Abdullah bin Üneys şöyle der: Ben Peygamberimizin şöyle buyurduğunu işittim: İnsanlar kıyamet günü çırılçıplak, yalın ayak ve sünnetsiz olarak mahşere gelirler. Uzaktan ve yakından duyulan bir sesle onlara şöyle seslenilir: Hesabın mutlak hakimi benim. Cennetliklerden hiçbiri, kendisinden bir fiske vurulmuş veya daha büyük zülüm görmüş bir cehennemlik hak isterken cennete giremez! Üzerinde bir fiske kadar veya daha büyük bir haksızlık bulunan hiçbir cehennemlik de zulmünün hesabını vermeden cehenneme giremez. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.” Biz ”Ya Resülüllah, bizler çırılçıplak,yalın ayak ve sünnetsiz olarak bir araya getirileceğimize göre bu hak alışverişi nasıl yapılacak” diye sorduk. Peygamberimiz: ”İyilikler ve kötülüklerle tam olarak hesaplaşacaksınız.…
Peygamber Efendimiz’in şöyle buyurduğu rivayet edilir: ”Allah Teala şu beş kişiye gazap eder, dilerse gazabını dünyada yürürlüğe koyar, dilerse ahirette onları cehenneme atar: 1- İdaresi altındakilerin hakkını aldığı halde onlara karşı insaflı davranmayan ve uğradıkları haksızlığa engel olmayan devlet başkanı. 2- İdare ettikleri kendisine itaat ettiği halde, güçlüler ile zayıfların arasını bulmayan ve arzusuna göre konuşan yönetici. 3- Ailesine, çoluk-çocuğuna Allah’a ibadet etmelerini tavsiye etmeyen ve onlara dinleri hakkında gereken bilgileri öğretmeyen kimse. 4- Çalıştırdığı işçiye hakettiği ücreti vermeyen kimse. 5- Mehri hakkında karısına haksızlık eden erkek.” İmam Gazali – Kalplerin Keşfi
Bir topluluk tarafından ve sahih olduğu belirtilerek yapılan rivayete göre, Peygamber Efendimiz şöyle buyurur: ”Mü’min kul bir günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta/leke oluşur. Eğer tevbe edip vazgeçer ve mağrifet dilerse, kalbi yine parlar. Döner (aynı kötü işi) tekrar yaparsa o leke artar. Kul günah işlemeye devam ettiği takdirde öyle bir an gelir ki nihayet lekeler kalbini tamamen kaplar” bu lekeler, Allah’ın Kitab’ında şu Ayet-i Kerime’de zikredilir: ”Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.” (Mutaffifin Suresi 14) İmam Gazali – Kalplerin Keşfi
Sultan İbrahim’i nasıl öldürdüler? Ertesi gün Sultan İbrahim’in saraydan kaçtığı dedikodusu yayıldı. Hemen mimar çağrılıp Sultan İbrahim’in hapsedildiği iç köşkün kapı ve pencereleri tuğla ile örüldü. İçerden Sultanın bağrışları geliyordu. Onun yürekler…
8 Ağustos 1648’de Babüssaade önünde kurulan tahta 4. Mehmed oturtuldu ve biat töreni yapıldı. Sultan İbrahim’in katına çıkan bir heyet, kendisine tahttan indirildiğini söyledi. Sultan İbrahim padişah olduğu konusunda ısrarla devam etti. Kazesker Abdülaziz Efendi: ”Padişah değilsin, vaktini gaflet ile geçirdin, rüşveti açık zalimleri de başımıza musallat ettin. Düşman Bosna’yı istila etti. Seksen Kalyon ile Boğaz’ı tuttu senin haberin yok.” dedi. Ertesi gün Sultan İbrahim’in saraydan kaçtığı dedikodusu yayıldı. Hemen mimar çağrılıp Sultan İbrahim’in hapsedildiği iç köşkün kapı ve pencereleri tuğla ile örüldü. İçerden Sultanın bağrışları geliyordu. Onun yürekler parçalayıcı feryadına saray halkı tahammül edemez oldu. Saray halkı: ”Bir padişahı…
Melekler Hz Adem’in cesedine rastlayınca korkup ürktüler. En çok ürken de, İblis idi. Onun yanında vardıkça ona vuruyor, ceset de…
Yüce Allah, meleklere: -”Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onun şeklini tamamlayıp, ona ruhumdan üflediğim zaman derhal ona secdeye kapanın!” (Sad 71-72) buyurdu. İblis ona karşı büyüklük taslamasın diye Allah, Hz Adem’i kendi eliyle yarattı. Allah onu bir beşer olarak yarattığında o çamurdan bir ceset halinde idi. Cuma gününün ölçüsüyle onu kırk yıl bekletti. Melekler ona rastlayınca korkup ürktüler. En çok ürken de, İblis idi. Onun yanında vardıkça ona vuruyor, ceset de küpün tınlanışı gibi sesler çıkarıyordu. Bu sırada Hz Adem, kuru balçık halinde idi. İşte bu, Yüce Allah’ın ”Allah insanı pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı.” (Rahman 14) buyurduğudur. İblis:…
Hz Adem (as) tevbe ederken neler dedi? Bu ayette söz konusu edilen ”kelimeler” den kastın ”(Adem ile Havva) dediler ki:
”Derken Adem, Rabbinden birtakım kelimeler aldı, O’ndan günahının bağışlamasını diledi, O da onun tevbesini kabul etti. Çünkü O tevbeyi çok kabul eden, çok merhametli olandır.” (Bakara 37) Bu ayette söz konusu edilen ”kelimeler” den kastın ”(Adem ile Havva) dediler ki: ‘Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, şüphe yok ki biz ziyana uğrayanlardan oluruz.” (Araf 23) ayetinde geçen ifadeler olduğu söylenmiştir. (el-Bakara 37 ayetinde geçen) ”kelimeler” den maksat şudur: ”Allah’ım! Senden başka hiçbir ilah yoktur. Sensin noksanlıklardan münezzeh ve yüce olan. Seni överim. Rabbim! Ben kendime zulmettim. Beni bağışla. Şüphesiz Sen, merhamet edenlerin en iyisisin. Allah’ım!…
”Medine’de (bir gün) bir ihtiyar gördüm, konuşuyordu. Onun kim olduğunu sordum. Onun, Übeyy bin Ka’b (r.a) olduğunu söylediler. O, şunları söylüyordu: Hz Adem’in ölüm anı geldiğinde oğullarına: -‘Oğullarım! Cennet meyvelerini arzuluyorum!’ dedi. Bunun üzerine oğulları, Cennet meyvesi aramaya koyuldular. Yolda meleklerle karşılaştılar. Ellerinde kefen, koku, kazma, kürek ve zenbil bulunan melekler, onlara: -‘Ey Ademoğulları! Ne istiyorsunuz ve nereye gidiyorsunuz?’ diye sordular. Onlar da: -‘Babamız (Adem) hastadır. Cennet meyvelerini arzuluyor!’ dediler. Melekler de: -‘Geri dönün, babanızın ömrü sona erdi!’ dediler. Geldiler. Hz Havva melekleri görünce onları tanıdı. Bunun üzerine hemen Hz Adem’e sarıldı. Hz Adem: -‘Beni bırak. Doğrusu bana senden önce…
Taberani’nin rivayetine göre Muaz bin Cebel şöyle der: Allah Resülü bir defasında elimden tuttu ve birlikte bir mil kadar yürüdükten sonra şöyle buyurdu: ”Ey Muaz! Sana Allah’tan korkmayı, O’na sığınmayı, doğru konuşmayı, verdiğin sözde durmayı, herkese selam vermeyi, güzel amel ve işlerde bulunmayı, öksüze merhamet etmeyi, tatlı sözlü olmayı, Kuran-ı Kerimi okuyup anlamayı, ahireti sevmeyi, ahiret hesabının korkusunu taşımayı ve herkese şefkat kanatlarını germeği tavsiye eder; hikmet sahiplerine kötü söz söylemekten, doğruyu yalanlamaktan, günahkara itaatten, adil hükümdara isyandan ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan seni nehyederim. Her yerde Allah Teala’yı zikretmeyi ve günahın peşinden tövbe etmeyi tavsiye ederim. Gizli günah işlediğin zaman…
Hz Muhammed (sav) – ”Cennet’in sekiz kapısı vardır. Bunlardan yedisi kapanmıştır. Bir kapı açıktır. Bu kapının özelliği şudur:
Taberani Peygamber Efendimiz’in şöyle buyurduğunu rivayet eder: ”Cennet’in sekiz kapısı vardır. Bunlardan yedisi kapanmıştır. Bir kapı tevbe için açıktır, güneş batıdan doğuncaya kadar açık kalacaktır.” İbn Mace, Peygamber Efendimiz’in şöyle buyurduğunu rivayet eder: ”Semaya ulaşacak kadar günah işleseniz bile sonra tevbe etseniz Allah tevbenizi kabul eder.” İmam Gazali – Kalplerin Keşfi
Ebu Hureyre Peygamber Efendimiz’in şöyle buyurduğunu rivayet eder: Kıyamet günü, şunlar dışında tüm gözler ağlar: 1- Allah Teala’nın haramlarına kapanmış olan, 2- Allah yolunda nöbet tutarak geceyi uykusuz geçiren, 3- Allah korkusuyla sinek başı kadar bile olsa gözyaşı akıtan göz. İmam Gazali – Kalplerin Keşfi
Şehzade Mehmed’in Genç Osman’a bedduası… Şehzade Mehmed kendisini öldürmeye gelen cellatları karşısında görünce şöyle dedi:
2. Osman Lehistan üzerine düzenleyeceği sefer öncesinde İstanbul’da kargaşa çıkabileceği endişesiyle kendisinden iki yaş küçük olan kardeşi Mehmed’i öldürtmeye karar verdi. Evvela Şehülislam Esad Efendi’den fetva istediyse de Esad Efendi bu hususta fetva vermedi. Lakin padişahın gözüne girerek Şehülislamlık makamına gelmek isteyen Rumeli Kazaskeri Kemalüddin Efendi bu fetvayı verdi. Kemalüddin Efendi’nin bir din adamına yakışmayan bu fetvasının üzerine Şehzade Mehmed boğularak öldürüldü. Şehzade Mehmed kendisini öldürmeye gelen cellatları karşısında görünce: ”Osman, Allah’tan dilerim ki beni nasıl ömrümden mahrum eyledinse senin de ömr-ü devletin berbat olsun. Senin dahi nasibin olmasın.” diye genç padişaha bedduada bulunmuştur. Tarihçi Naima da sanki bu şehzadenin…
2 Eylül 1633 günü Cibali tarafında bir gemi kalafathanesinde çıkan yangın, civardaki kayıkhanelere sirayet etmiş, oradan da İstanbul’un geniş bir sahrasına yayılmıştı. Şiddetli bir rüzgar yüzünden yangın önlenememiş ve yirmi dört saat devam etmişti. Fatih Camii minarelerindeki külahları yakacak kadar yükselen alevler buralardaki binaları da küle çevirdi. İşte İstanbul’un beşte birinin mahvolması neticesini veren bu yangından sonra halkın kahvehanelerde bir hayli dedikodu yaptığı, ileri geri söylendiği için kahve ve tütünü haram sayan Kadızade Mehmed Efendi’nin teşviki üzerine Sultan Murad kahvehaneleri kapattırıp tütün içilmesini yasakladı. (16 Eylül 1633) Bununla beraber tütün içenlerin yangınlara sebep olduğundan bahisle bu yasağın konulduğunu söyleyenler de…
Timur gençliğinde 10 kişiyle yolculuk yapıyordu. Derken 3 kişi Timur’a ihanet edip kaçtı. Timur’u hücreye attılar. Timur öfkeyle…
Vakit oldu ki bana inanıp arkamdan gelen yoldaşlarım on kişiden fazla değildi. Onlardan da yedisi atlı, üçü ise piyade idiler. Onlardan başka benim yanımda kimse kalmamıştı. Muhtereme eşim olan Emir Hüseyin’in kız kardeşini kendi atıma bindirmiştim. Böylece Harezm çöllerinde avare dolaştım. Günün birinde akşam zamanı, bir kuyunun başına gelip kondum. O günün gecesi piyade olan üç Horasanlı vefasızlık edip, atlarımızı alıp kaçtılar. Yedi kişi, dört atla kaldık. Durumum zorlaştı. Ama gönlüm rahat idi. Bu işi yanlış yapmışım diye hiç pişman olmadım. Sonra, bu kuyu başından göçtüm. O anda, Alibek Kurbani aniden tepeme dikildi. Beni kendi iline götürüp pire dolu, karanlık…
Buradan çıkarak altmış atlı kişi olarak Harezm’e doğru yöneldik. İlyas Hoca bu işi haber alıp Hive Hakimi Tekir Bahadır’a beni öldürmesi için hat yazmış da bin atlı asker alıp benim üstüme geldi. O gün büyük kayınbiraderim Emir Hüseyin de yolda bana katılmıştı. Altmış atlı yiğidim ile bin atlı kişiye karşı durarak savaşa giriştim. Bu savaşta öyle bahadırlık yapıp sebat gösterdim ki, Tekil Bahadır’ın bin kişisinden elli kişi kaldı. Benim altmış atlı yiğidimden on kişi kaldı. Böyle dahi olsa zafer benden taraf oldu ve onları kaçırdım. Bu savaşın haberi İlyas Hoca’ya ve Ceta emirlerine ulaşınca onlar hayran kalıp, aralarında: ”Timur acep…
3. Mehmed bir gün şehir içinden saraya doğru dönerken karşısına bir derviş çıkarak ”Padişahım, elli altı gün sonra büyük bir hadise zuhur edecek, gafil olmayınız.” dedi. Bu sözleri duyan herkesi…
3. Mehmed bir gün şehir içinden saraya doğru dönerken karşısına bir derviş çıkarak ”Padişahım, elli altı gün sonra büyük bir hadise zuhur edecek, gafil olmayınız.” dedi. Bu sözleri duyan herkesi bir merak aldı. Günler sayıldı, günler yaklaştıkça merak iyice arttı. Elli altıncı gün geldiğinde yeni padişahın habercisi olan cülus toplarının sesi duyuldu. Sultan 3. Mehmed o gece ölmüştü. Dindar bir padişah olan 3.Mehmed beş vakit namazını her daim cemaatle kıldığı ve Hz Peygamber’in ismi anıldığı vakit ona hürmetinden dolayı da hemen ayağa kalktığı rivayet edilir. Koçu, a.g.e, s183