- ABDULKADİR GEYLANİ SÖZLERİ
- Altın Detay
- Altın Detay
- Altınlar
- AMP
- Ana Sayfa
- Ana sayfa – dtarihi.com
- Anasayfa – mobile
- ATTİLA SÖZLERİ
- Ayarlar
- Beğendiklerim
- Buy Adspace
- Canlı Borsa
- Canlı Tv
- Canlı Tv 2
- Checkout
- Checkout
- Deneme Page
- Döviz Detay
- Döviz Detay
- Dövizler
- dtarihi.com
- dtarihi.com
- Eczane
- Favori İçeriklerim
- Gazeteler
- Genel Ayarlar
- Get In Touch
- Get In Touch
- Giriş
- Günlük Burç Yorumları
- HACI BEKTAŞ-İ VELİ SÖZLERİ
- Hakkımızda
- Hava Durumu
- Hava Durumu
- Hava Durumu 2
- Header4
- Hesabım
- Hisse Detay
- Hisse Detay
- Hisseler
- Home
- Homepage
- Homepage
- HZ MUHAMMED (S.A.V.) SÖZLERİ
- İletişim
- Kayıt Ol
- Kripto Paralar
- Kriptopara Detay
- Kriptopara Detay
- Künye
- Login/Register
- Login/Register
- MEVLANA SÖZLERİ
- My account
- My account
- Namaz Vakitleri
- Namaz Vakitleri
- nnbil
- Nöbetçi Eczaneler
- Nöbetçi Eczaneler
- Our Authors
- Our Authors
- Parite Detay
- Parite Detay
- Pariteler
- Profili Düzenle
- Puan Durumları
- Puan Durumu
- SADİ ŞİRAZİ SÖZLERİ
- Sample Page
- Şifremi Unuttum
- Şifremi Unuttum
- Şifremi Yenile
- Sinema
- Sinema Detay
- Son Dakika
- Takip Ettiklerim
- Takipçilerim
- Typography Elements
- Typography Elements
- Üye Giriş
- Üye Kayıt
- Üye Onay
- Yayın Akışları
- Yayın Akışları 2
- Yayınlar
- Yazarlar
- Yazarlar
- Yazdığım Haberler
- Yazı Düzenle
- Yazı Gönder
- Yazılarım
- Yol Durumu
- Yol Durumu 2
- Yorumlarım
- Yorumlarım
Subscribe to Updates
Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.
What's Hot
Yazar: admin
Ebu Nuaym Peygamber Efendimiz’in şöyle buyurduğunu rivayet eder: ”Kim namazını kasten terk ederse Allah Teala onun adını cehennem kapısına, oraya girecekler arasına kaydeder.” İmam Gazali – Kalplerin Keşfi
Hz İsa şöyle der: ”Nice sağlam bedenler, nice parlak yüzler ve nice güzel konuşan diller yarın cehennem katları arasında feryat edecekler!” İmam Gazali – Kalplerin Keşfi
Genç Osman’ın Yedikule’ye götürülüşünü izlemek için gelen halk o güne kadar görülmemiş bir kalabalık meydana getirdi. Genç padişah susadığını söyleyince bir çeşmenin başında duruldu, padişah suyu içti ve tekrardan hareket edildi. Yedikule’ye varıldığı vakit artık gün batmak üzereydi. Davud Paşa emretti ve oraya kadar gelen kalabalık asker grupları da dağıldı. Davud Paşa orada bulunan Cebecibaşı ve iri kıyım bir sipahi olan kalender uğrusuna sultanın boğulmasını emrini verdi. Genç padişah günlerdir devam eden keşmekeşin içinde perişan olmuş vücudu da yorgun düşmüştü. Padişah içeri giren cellatlara karşı hemen koyun itaatiyle teslim olmadı. On celladın hücumuna direndi. Cellatlar silahsız şekilde padişahla mücadele edemeyeceklerini…
Halk, padişah Birinci Mustafa’yı kılıç kuşanma alayında görebilecekti. Eyüp’te iskeleye çıktıktan sonra türbe yolunda halka dağıtması için padişahın ceplerine altın dolduruldu ancak henüz iskeleye çıkmadan cebindeki altınları denize attı. İskeleye gelindiğinde ise
Halk, padişah Birinci Mustafa’yı kılıç kuşanma alayında görebilecekti. Padişahın taht merasimi için tüm hazırlıklar yapıldı. Padişahın taht merasimi için tüm hazırlıklar yapıldı. Adet üzere evvela saltanat kayığı ile Eyüp’e gidilecek oradan Hz Halid’in türbesi ziyaret edilip kılıç kuşanılacaktı. Daha sonra muhteşem bir alayla şehre girilip atalarının türbelerini ziyaret ettikten sonra Topkapı Sarayı’na dönülecekti. Eyüp’te iskeleye çıktıktan sonra türbe yolunda halka dağıtması için padişahın ceplerine altın dolduruldu ancak henüz iskeleye çıkmadan cebindeki altınları denize attı. İskeleye gelindiğinde ise kayıktan inmek istemedi. Zorla kayıktan indirilerek yine muhafızlar nezaretinde ata bindirildi. Attan düşmemesi için de bu muhafızlardan birisi kendisine nezaret etti. Yeni padişah…
Abd Temsilciler Meclisi’nin salonunun duvarlarında dünyaya ün salmış kanun koyucularından 23 tanesinin mermerden yapılmış kabartma portresi asılıdır. Bunlardan biri de ünlü heykeltraş Joseph Kiselewski tarafından yapılan Kanuni Sultan Süleyman portresidir. Şaşırtan Meraklandıran İlginç Bilgiler- İnanç Yaşam
Hürrem ismi Farsçadır; sevinçli, şen, neşeli, ferah ve güler yüzlü gibi anlamlar taşır. Kendisinin bugünkü Ukrayna’dan getirildiği ve cariye olarak hareme girdiği dışında çok kesin bilgiler yoktur. Fakat onun Ukrayna’da Rogatin denilen bölgede yaşayan fakir bir Katolik papazın kızı olduğu, Kırım Tatarlarının yaptıkları bir akın sırasında esir alındığı 14-15 yaşlarında Hafsa Sultan’a veya İbrahim Paşa tarafından Sultan Süleyman’ın haremine hediye edildiği rivayet edilir. Benim kanaatime göre Sultan Süleyman ile tanıştırılması 1520-21 arasında olmalıdır ve Sultan Süleyman’ın tahta çıktığı dönemde vuku bulmuştur, bunda da yukarıda temas ettiğim gibi Belgrad seferi sırasında Sultan Süleyman’ın iki oğlunu ve kızını hastalığa kurban vermesi, annesi…
Kanuni Sultan Süleyman döneminde Prizren sancakbeyi buradaki bir takım fukaranın eli ayağı düzgün, kaşı gözü yerinde olan oğullarını ana babalarından koparıp zorla köle diye esir pazarında sattırmış, bunlardan bazılarını da İstanbul’daki vezirlere hediye olarak göndermiş. Bu durum Sultan Süleyman’a arz edilince,
Kanuni Sultan Süleyman döneminde Prizren sancakbeyi buradaki bir takım fukaranın eli ayağı düzgün, kaşı gözü yerinde olan oğullarını ana babalarından koparıp zorla köle diye esir pazarında sattırmış, bunlardan bazılarını da İstanbul’daki vezirlere hediye olarak göndermiş. Bu durum Sultan Süleyman’a arz edilince, dörtnala gönderilen cellatlar, sancakbeyi ile kahyasının kafasını kesip ibret için konağın önündeki binek taşına koydu. Bu olaydan sonra bütün mazlumlar bu sefer mutluluktan ağlaşıp Sultan Süleyman için dua ettiler ki ömrünün uzun ve iki cihanda da berhudar olacağına kimsenin şüphesi kalmadı. Koçu,a.g.e,s.128
Yavuz Sultan Selim ilim adamlarına verdiği değer. Bir gün dönemin ulemasından Kemalpaşazade Ahmet Şemseddin Efendi’nin kaftanına bir çamur parçası sıçramış, bunun üzerine o da:
Yavuz Sultan Selim ilim adamlarına büyük önem veren bir padişahtı. Devlet adamlarına karşı tutunduğu katı tavrı onlara karşı asla takınmayıp ilim adamlarına ziyadesiyle hürmet etmiştir. Bir gün dönemin ulemasından Kemalpaşazade Ahmet Şemseddin Efendi’nin kaftanına bir çamur parçası sıçramış, bunun üzerine o da: ”Bu kaftanı bu haliyle saklayın, ulema atının ayağından sıçrayan çamur bizim için zıynettir, öldüğüm zaman tabutumun üstüne sersinler.” demiştir. Koçu, a.g.e., s. 122-123
Türklerin atasının Hz Nuh’un oğlu Yafes ya da Yefes olduğu söylenir. Gerçek midir bu görüş? Bu Bahis Oğuz Destanı’nda geçer. Şecere-i Türki’de geçer. Ortadoğu kökenli iddialardır. Tevrat’a dayandırılır. Hıve Hanı, Ebul Gazi Bahadır Han’ın eserlerinde de geçer. Ahmet Taşağıl
Yavuz Sultan Selim Mısır Seferi’ne çıkmadan önce Yeniçeri Ocağı’nı toplayıp Safeviler üzerine gidildiği zaman Çaldıran Seferi’ndeki itaatsizliklerini hatırlatarak onlara şöyle seslenmiştir:
Yavuz Sultan Selim Mısır Seferi’ne çıkmadan önce Yeniçeri Ocağı’nı toplayıp Safeviler üzerine gidildiği zaman Çaldıran Seferi’ndeki itaatsizliklerini hatırlatarak onlara şöyle seslenmiştir: ”Ben devletimiz uğruna uykumu rahatımı terk ettim, padişahlığı da bu hizmet için istemiş kabul etmiştim. Bu uğurdadır ki kardeşlerimi ve kardeşlerimin oğullarını feda ettim.” demişti Mısır’ı fethettikten sonra Sadrazam Piri Paşa’ya ise: ”Babasını ve biraderlerini öldürdü diye halk benden nefret etmektedir, bunların devlete hizmet yolunda yapılmış olduklarını artık anlamışlardır.” demiştir. Koçu,a.g.e, s113.
Bizde ”nazar değmesi” adı verilen inanç, diğer lisanlarda ”şeytan göz” veya ”şeytan bakışı” olarak adlandırılır. Bebeğine yeni elbiseler giydiren bir anne, çarşıya gidip alışveriş yapar. Bu arada bir başka kadın gelir ve bebeği sever. Eve gittiklerinde bebek ishal olur. İşte anneye göre bebeğine o kadının nazarı değmiştir. Dikkat ederseniz burada bebeği seven kadının art niyeti yoktur. Zaten nazarı değen kişinin genellikle kötülüğü değil, kıskançlığı ve çekemezliğidir söz konusu olan. Nazar inancının ardındaki güç, bakışın ruhla bütünleşmesidir. Bakış konuşmaya göre daha etkilidir. İnsana tam odaklanır ve daha duygusaldır. Birçoğumuz arkamız dönük olduğumuz halde kalabalık içinden birinin bize baktığını hissetmişizdir. Nazar değmesi…
Ashab-ı Kehf kaç kişiydi? – Bundan sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: ”Kimileri, ”Onlar üçtür, dördüncüleri köpeklerdir” derlerken, kimileri karanlığa taş atarak,
Bundan sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: ”Kimileri, ”Onlar üçtür, dördüncüleri köpeklerdir” derlerken, kimileri karanlığa taş atarak, ”Onlar beştir, altıncıları köpekleridir.” dediler. Kimileri de: ”Onlar yedidir, sekizincileri köpekleridir” dediler.” (el-Kehf 22) Yüce Allah, insanların, Ashab-ı Kehf’in sayıları hususunda çeşitli görüşler ileri sürdüklerini ifade etmektedir. Dolayısıyla bu hususta üç görüş naklediyor ki bu görüşlerin üçüncüsü, ilk ikisini zayıf kılıyor. Üçüncü de karar kılıyor. Bu da, Ashab-ı Kehf’in sayılarının yedi olduğunu, köpeklerinin de sekizinci olduğunu ispatlamaktadır. Eğer bundan başka bir görüş ileri sürülecek olsaydı, Yüce Allah onu da naklederdi. Eğer üçüncü görüş sahih olmasaydı Yüce Allah buna işaret ederdi. Bu tür konularda çekişmek…
Türkler, Zülkarneyn’e; (Ye’cuc ve Me’cuc’u kasdederek) bu iki kabilenin, kendilerine haksızlık ettiklerini, derler. Zülkarneyn şöyle der:
Yüce Allah konuyla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: ”O yine bir yol tuttu. Sonunda,iki set arasındaki bir yere ulaşınca, onların önünde hemen hiç söz anlamayan bir kavim buldu.” (Kehf 91) Yine Zülkarneyn, bilgisi az bir milletle karşılaştı. Türkler, Zülkarneyn’e; (Ye’cuc ve Me’cu’u kasdederek) bu iki kabilenin, kendilerine haksızlık ettiklerini, beldelerinde bozgunculuk yaptıklarını ve yollarını kestiklerini söylediler. Sonra da Zülkarneyn’e; kendilerine ulaşmalarını engellemek suretiyle Ye’cuc ve Me’cuc ile kendileri arasına bir set yapmasını sağlamak için ona bol miktarda haraç getirdiler. Zülkarneyn ise Allah’ın kendisine vermiş olduğu bol miktardaki mallarla yetinerek Türklerin getirmiş olduğu haracı almaktan kaçınıp: ”O dedi ki: Rabbimin bana vermiş…
Bu Bahis Oğuz Destanı’nda geçer. Şecere-i Türki’de geçer. Ortadoğu kökenli iddialardır. Tevrat’a dayandırılır. Hıve Hanı, Ebul Gazi Bahadır Han’ın eserlerinde de geçer. Ahmet Taşağıl
Hz Muhammed (sav) – Cennette şehitlerden üstün kimlerdir? – Ebu Zerr el-Ğıfari’den rivayet edildiğine göre, Ebu Bekir es-Sıddık Peygamber Efendimiz’e: ”Ey Allah’ın Resülü, müşriklerle savaşın dışında bir cihad var mıdır?” diye sordu. Peygamber Efendimiz şöyle cevap verdi:
Ebu Zerr el-Ğıfari’den rivayet edildiğine göre, Ebu Bekir es-Sıddık Peygamber Efendimiz’e: ”Ey Allah’ın Resülü, müşriklerle savaşın dışında bir cihad var mıdır?” diye sordu. Peygamber Efendimiz şöyle cevap verdi: ”Evet, Ey Ebu Bekir; yeryüzünde şehitlerden daha üstün olan Allah için cihad edenler vardır. Onlar diridirler, yer içerler ve yeryüzünde dolaşırlar. Allah onlarla semadaki meleklere karşı gurur duyar. Ümmü Seleme Allah Resülü için nasıl süsleniyorsa cennet de onlar için süslenir.” Hz Ebu Bekir: ”Kimdir bunlar, Ey Allah’ın Resülü?” diye sorunca Efendimiz şöyle devam etti: ”İyiliği emredenlerdir, kötülükten sakındıranlardır, Allah için sevip Allah için buğzedenlerdir. Nefsim kudretinde olan Allah’a yemin olsun ki, bu kimselerin cennetteki köşkleri…
Hz Muhammed (sav)’ e ”Ümmetinin en şerlileri kimdir, ey Allah’ın Resulü? diye soruldu. Peygamberimiz şöyle buyurdu:
Peygamber Efendimiz’e ”Ümmetinin en şerlileri kimdir, ey Allah’ın Resulü? diye soruldu. Peygamberimiz: ”Zenginlerdir” cevabını verdi. Başka bir hadislerinde Peygamber Efendimiz’in şöyle buyurduğu rivayet edilir: ”Sizden sonra öyle bir kavim gelecek ki, dünyanın en güzel ve besili yiyeceklerini yiyecekler, en güzel ve çeşitli elbiseleri giyecekler, karınları asla doymaz, nefisleri çoğa bile kanaat etmez. Dünyayı severler, sabah akşam onun etrafında dönerler. Kendi ilahlarını bırakıp ona taparlar. Sadece onun işiyle uğraşır ve sadece hevalarına tabi olurlar: Böyle kimselere ne selam verilir, ne hastası ziyaret edilir, ne cenazesine gidilir, ne de yaşlılarına saygı gösterilir. Kim bunları yaparsa İslam’ın yıkılışına yardım etmiş olur.” İmam Gazali – Kalplerin Keşfi
Hafız İbn Asakir de ”Tarih-i Dımeşk” adlı eserinde İkinci Zülkarneyn’e; el Makedoni (Makedonyalı) el-Yunani (Yunanistanlı) el-Misri (Mısırlı) şeklinde lakaplar) nispet etmiştir. Bu zat, (Mısır’daki) İskendiriye şehrinin kurucusudur. Rumlar/Bizanslılar onun zamanını esas alarak tarih koymuşlardır. Bu zat, ilk İskender’den çok uzun zaman sonra doğmuştur. Yani Hz İsa’nın doğumundan yaklaşık 300 yıl kadar önce doğmuştur. Filozof Aristoles, onun veziridir. Söz konusu bu İskender, Dara bin Dara’yı öldürmüş, Fars hükümdarını hakimiyeti altına almış ve onların memleketlerine sahip olmuştur. Bu hususa dikkat çektik. Çünkü insanların çoğu, bu ikisinin aynı kişi olduğunu zannetmektedirler. Oysa ilk ”İskender”, iman etmiş salih bir kul olup adaletli bir hükümdardı.…
Resulullah (bir gün) yüzü kıpkırmızı vaziyette uykudan uyandı. (Uyandığında:) – ”La ilahe illallah” (Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur). Meydana gelmesi yaklaşan kötülükten (ve büyük bir fitneden) dolayı Arapların vay haline! Bugün Ye’cuc ve Me’cuc seddinden…
Resulullah (bir gün) yüzü kıpkırmızı vaziyette uykudan uyandı. (Uyandığında:) – ”La ilahe illallah” (Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur). Meydana gelmesi yaklaşan kötülükten (ve büyük bir fitneden) dolayı Arapların vay haline! Bugün Ye’cuc ve Me’cuc seddinden şunun gibi bir delik açıldı!’ buyurdu. Hz Peygamber böyle derken başparmağı ile onu takip eden şehadet parmağını halkaladı. Bunun üzerine ben: -‘Ey Allah’ın Resulü! Aramızda (bu kadar) salih kimseler varken biz helak olur muyuz?’ buyurdu. Resulullah da: -‘Evet, kötülükler çoğaldığı zaman (helak olursunuz)! diye cevap verdi. Nitekim Yüce Allah, bir ayet-i kerimeside şöyle buyurmaktadır: ”Sonunda Ye’cuc ve Me’cuc’un önü açıldığı zaman, onlar her tepeden saldırırlar.” (Enbiya 96) Resulullah…
Resulullah (sav) şöyle buyurdu: Doğrusu Ye’cuc ile Me’cuc, (Zülkarneyn’in inşa ettiği sedden kurtulmak için) her gün o seddi kazarlar. Öyle ki seddin…
Resulullah (bir gün) yüzü kıpkırmızı vaziyette uykudan uyandı. (Uyandığında:) – ”La ilahe illallah” (Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur). Meydana gelmesi yaklaşan kötülükten (ve büyük bir fitneden) dolayı Arapların vay haline! Bugün Ye’cuc ve Me’cuc seddinden şunun gibi bir delik açıldı!’ buyurdu. Hz Peygamber böyle derken başparmağı ile onu takip eden şehadet parmağını halkaladı. Bunun üzerine ben: -‘Ey Allah’ın Resulü! Aramızda (bu kadar) salih kimseler varken biz helak olur muyuz?’ buyurdu. Resulullah da: -‘Evet, kötülükler çoğaldığı zaman (helak olursunuz)! diye cevap verdi. Nitekim Yüce Allah, bir ayet-i kerimeside şöyle buyurmaktadır: ”Sonunda Ye’cuc ve Me’cuc’un önü açıldığı zaman, onlar her tepeden saldırırlar.”…
Zülkarneyn, zorba bir hükümdarı (Allah’a iman etmeye) davet etti. Hükümdar, onun boynuz(lar)ından (birini) vurarak kırıp parçaladı. Sonra Zülkarneyn o hükümdara şöyle saldırdı:
Zülkarneyn’e (”Zülkarneyn/iki boynuzlu”) adının verilmesinin sebebi hususunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. 1- Bir rivayete göre Zülkarneyn’in başında, boynuza benzer iki çıkıntı bulunduğundan (yani ”iki boynuzlu” anlamına gelen) ”Zülkarneyn” adı verilmiştir. Vehb bin Münebbih demiştir ki: ”Zülkayneyn’in başında iki boynuz vardı.” 2- Ehl-i Kitap’tan bazıları demişlerdir ki: ”Farslılar ve Bizanslıların hükümdarı olduğu için ona ”Zülkarneyn” adı verildi.” 3- Başka bir rivayete göre ise Zülkarneyn, güneşin doğuda ve batıdaki boynuzlarına ulaştığı için bu adı almıştır. Çünkü Zülkarneyn, doğu ile batı arasındaki (her yere) sahip olmuştur. (Bu sebeple ”Zülkarneyn” adını almıştır. 4- Hasan el-Basri demiştir ki: ”Zülkarneyn’in iki saç örgüsü vardı. Bunları boynuna…
Zülkarneyn, yaya olarak hacca gitmişti. Hz İbrahim, onun hacca gelmekte olduğunu duyunca şöyle yaptı:
İshak bin Bişr, Abdullah bin Abbas’ın şöyle dediğini rivayet etmiştir. ”Zülkarneyn, salih bir hükümdardı. Allah, onun amelinden razı oldu ve onu kitabında övdü. O (ilahi) yardıma mazhar olmuştu. Hızır da onun veziri idi.” Anlatıldığına göre Hızır, onun ordusunun öncü kuvvetlerinin başındaydı. Hızır, o zamanda insanların ıslah için hükümdarlara vezirlerin yaptıkları gibi Zülkarneyn’e müşavirlik yapıyordu. Ezraki birçok kimsenin anlattığına göre Zülkarneyn, Hz İbrahim vasıtasıyla Müslüman olmuştu. Hz İbrahim ve (oğlu) Hz İsmail ile birlikte Kabe-i Mükerreme’yi tavaf etmişti. Ubeyd bin Umeyr, oğlu Abdullah ile bu ikisinin dışında birçok kimseden rivayet edildiğine göre Zülkarneyn, yaya olarak hacca gitmişti. Hz İbrahim, onun hacca…
Zülkarneyn (as) Yecüc Mecüc’ü nasıl hapsetti? ”Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: “Size ondan bir anı okuyacağım.”
(Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: “Size ondan bir anı okuyacağım.” Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik. O da (Batı’ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu. Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kâfir) bir kavim gördü. “Ey Zülkarneyn! Ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın” dedik. Zülkarneyn, “Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır” dedi. “Her kim de iman eder ve salih amel işlerse, ona mükâfat…
1- Sahih olan görüşe göre Zülkarneyn, adil hükümdarlardan birisidir. 2- Bir rivayete göre nebidir. 3- Bir başka rivayete göre ise resuldür. 4- En garip olanı da; onun, meleklerden biri olduğunu söyleyendir. – Zülkarneyn’in meleklerden olduğu ilgili şöyle bir (olay) anlatılmaktadır: ”Müminlerin emiri Hz Ömer (bir gün) bir adamın, bir başkasına: – ‘Ey Zülkarneyn!’ diye seslendiğini işitti. Bunun üzerine Hz Ömer, o adama: – ‘Dur, nebilerin isimleriyle adlandırdığınız yetmedi de, meleklerin isimleriyle mi adlandırıyorsunuz?’ dedi. Bunu Süheyli nakletmiştir. Veki ise; ”Zülkarneyn, nebi idi” Hafız İbn Asakir ise; Resulullah’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Bilemiyorum, (Yemen hükümdarı) Tübba lanetli miydi, değil miydi? Bilemiyorum,…
Hz İsa yeryüzüne inecek mi? Bu konuda iki görüş var, gelmeyecek diyenler, gelecek diyenler var. Ama geleceğine dair birçok hadis var. Bunları ne yapacağız?
Yüce Allah bu durumu şu sözüyle haber vermektedir: ”Kitap ehlinden hiç kimse yoktur ki, ölümünden sonra İsa’ya inanmış olmasın.” (en-Nisa 159). Yani kıyametin kopmasından önce ahir zamanda onun yeryüzüne inmesinden sonra… Çünkü Hz İsa (yeryüzüne) inecek,domuzu öldürecek, haçı kıracak, cizyeyi kaldıracak ve İslam’dan başka bir din kabul etmeyecektir. Hz İsa Dımeşk/Şam şehrindeki ”Beyaz Minare”nin üzerine inecektir. (İndiğinde) sabah namazı(nın farzı) için kamet getirilecek, Müslümanların imamı ona; -”Öne geç de (bize) namaz kıldır, ey Allah’ın Ruhu (Ruhullah)” diyecek. Hz İsa da: -”Hayır! Bazınız bazısına emirler olacaktır. Bu ise, Allah’ın bu ümmete bir ikramıdır!’ diyecek. Sonra beraberinde Hz İsa onun ardında namaz kılacak. Sonra beraberinde Müslümanlar…