- ABDULKADİR GEYLANİ SÖZLERİ
- Altın Detay
- Altın Detay
- Altınlar
- AMP
- Ana Sayfa
- Ana sayfa – dtarihi.com
- Anasayfa – mobile
- ATTİLA SÖZLERİ
- Ayarlar
- Beğendiklerim
- Buy Adspace
- Canlı Borsa
- Canlı Tv
- Canlı Tv 2
- Checkout
- Checkout
- Deneme Page
- Döviz Detay
- Döviz Detay
- Dövizler
- dtarihi.com
- dtarihi.com
- Eczane
- Favori İçeriklerim
- Gazeteler
- Genel Ayarlar
- Get In Touch
- Get In Touch
- Giriş
- Günlük Burç Yorumları
- HACI BEKTAŞ-İ VELİ SÖZLERİ
- Hakkımızda
- Hava Durumu
- Hava Durumu
- Hava Durumu 2
- Header4
- Hesabım
- Hisse Detay
- Hisse Detay
- Hisseler
- Home
- Homepage
- Homepage
- HZ MUHAMMED (S.A.V.) SÖZLERİ
- İletişim
- Kayıt Ol
- Kripto Paralar
- Kriptopara Detay
- Kriptopara Detay
- Künye
- Login/Register
- Login/Register
- MEVLANA SÖZLERİ
- My account
- My account
- Namaz Vakitleri
- Namaz Vakitleri
- nnbil
- Nöbetçi Eczaneler
- Nöbetçi Eczaneler
- Our Authors
- Our Authors
- Parite Detay
- Parite Detay
- Pariteler
- Profili Düzenle
- Puan Durumları
- Puan Durumu
- SADİ ŞİRAZİ SÖZLERİ
- Sample Page
- Şifremi Unuttum
- Şifremi Unuttum
- Şifremi Yenile
- Sinema
- Sinema Detay
- Son Dakika
- Takip Ettiklerim
- Takipçilerim
- Typography Elements
- Typography Elements
- Üye Giriş
- Üye Kayıt
- Üye Onay
- Yayın Akışları
- Yayın Akışları 2
- Yayınlar
- Yazarlar
- Yazarlar
- Yazdığım Haberler
- Yazı Düzenle
- Yazı Gönder
- Yazılarım
- Yol Durumu
- Yol Durumu 2
- Yorumlarım
- Yorumlarım
Subscribe to Updates
Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.
What's Hot
Yazar: admin
Kanuni Sultan Süleyman, Budin’in en büyük kilisesi olan Meryem Ana Kilisesi’ni nasıl Cami’ye dönüştürdü?
Budin şehrinin fethinden sonra şehrin en büyük kilisesi olan Meryem Ana Kilisesi camiye dönüştürüldü. Padişah Kanuni Sultan Süleyman devlet erkanı ile buraya gelip cuma namazını kıldılar. Padişahın buraya geldiği sıralarda buranın halkından kalabalıklar padişahı merak ettiklerinden onu görmeye bu yeni camiye gelmişlerdi. Kur’an’ı ve ezan sesini duyduklarında hayretlerini gizleyemediler ve bu sesleri burada bir yıl boyunca duyduklarını ve bundan dolayı da buradaki kilise papazlarının kiliseyi terk ettiklerini söylediler. Padişah Kıssaları – Alim Baki Akkoç
Dikkat ederseniz bu büyük padişah sadece acil Doğu meseleleriyle meşgul olabilmişti. Kafasında Batı meseleleri de vardı. Bir ara Edirne’ye gitti; Polonya seferi için. Fakat anlaşma sağlanınca geri döndü. Sultan Murad’ın cenazesi eski Türk geleneklerine uygun olarak, gazalarda bindiği atları tersine eyerlenmiş olarak tabutunun önünde yürütüldü. Naaşı büyük bir izdihamla, babası 1. Ahmed’in, Sultanahmet Camii dış avlusunun Ayasofya’ya yakın köşesindeki türbesine götürüldü ve orada öldürttüğü kardeşlerinin yanına defnedildi. Türklerin Serüveni – Abdulkadir Özcan
Yüce Allah (bu ayeti kerimelerde) Hz İsa’yı -kesin olan sahih görüşe göre- uykuda vefat ettirdikten sonra göğe yükselttiğini ve ayrıca ona eziyet etmek isteyen ve o zamandaki kafir hükümdarların yanında Hz İsa’yı kötüleyen Yahudilerden kurtardığını haber vermektedir. Hasan el-Basri ile Muhammed bin İshak dedi ki: ”O hükümdarın adı, Davud bin Nura idi.Bu hükümdar, Hz İsa’nın öldürülmesini ve çarmıha gerilmesini emretti. Bunun üzerine Hz İsa’yı Kudüs’teki bir evde kuşattılar. Bu olay, Cumayı Cumartesiye bağlayan gecenin geç vakitlerinde meydana gelmişti. Onların, eve girme vakti yaklaştığında Hz İsa’nın yanında bulunan arkadaşlarından birine (Allah tarafından) Hz İsa’nın şekli verildi. Bu sırada Hz İsa bu…
Abdullah bin Ömer Resulullah’ın bir gün halkın arasında Mesih Deccal’i anlatarak şöyle buyurdu: Şüphesiz ki Yüce Allah, tek gözlü değildir. Dikkat edin ki, Mesih Deccal, sağ gözü kördür. Sanki onun gözü, salkımdan fırlamış bir üzüm tanesidir. Bu gece rüyamda kendimi Kabe’nin yanında gördüm. Bir de baktım ki, esmer tenli ve görebildiğim kimselerin en güzeli olan esmer bir adam gördüm. Onun uzun saçları iki omzunun arasına sarkıyordu. Saçı taranmış, başından su damlıyordu. Ellerini iki kişinin omuzlarına koymuş vaziyette o iki kişinin arasında Kabe’yi tavaf ediyordu. (Oradakilere) -‘Bu kim?’ diye sordum. Bana: -‘Meryem oğlu Mesih İsa’ diye cevap verdiler. Onun arkasında gayet…
Hz Hızır ve Zülkarneyn karanlıklar yurdundaki bir vadide hayat pınarını aramaya koyulur. Uzun bir yolculuktan sonra Hz Hızır ve Zülkarneyn…
İbn Asakir, babası Zeynelabidin’den rivayet etmiştir: Bu rivayete göre Zülkarneyn’in ”Renakil” adında meleklerden bir arkadaşı vardı. ( Bir gün) Zülkarneyn ona yeryüzünde ‘hayat pınarı’ diye bir pınarın bulunup bulunmadığını sordu. O da, Zülkarneyn’e; şöyle ve şöyle bir yerde hayat pınarı denilen bir pınarın bulunduğunu anlattı. Bunun üzerine Zülkarneyn orayı aramaya çıktı. Bu sırada Hızır da, Zülkarneyn’in önünde yürüyordu. Derken Hızır, karanlıklar yurdundaki bir vadide o pınarı buldu ve o pınarın suyundan içti. Fakat Zülkarneyn orayı bulamadı. (İbn Asakir) Yine İbn Asakir’in anlattığına göre Zülkarneyn oradaki bir köşkte meleklerden biriyle görüştü, melek ona bir taş verdi. Zülkarneyn, ordusunun yanına döndüğü zaman…
Hz Ömer suikast geçirip de ölüm döşeğine düşünce… Bu esnada İbn Abbas şöyle dedi: ”Ey mü’minlerin emiri, niye korkuyorsun? Allah sana nice fetihler ihsan etti,nice şehirleri senin sayende ele geçirdik. Şöyle şöyle yaptın…” Hz Ömer araya girdi ve şöyle dedi:
Hz Ömer suikast geçirip de ölüm döşeğine düşünce oğluna şöyle dedi: ”Yazık bana! Çabuk yanağımı yere değdir, anasız kalasıca! O bana merhamet etmezse yazık bana, başıma geleceklere!” Bu esnada İbn Abbas şöyle dedi: ”Ey mü’minlerin emiri, niye korkuyorsun? Allah sana nice fetihler ihsan etti,nice şehirleri senin sayende ele geçirdik. Şöyle şöyle yaptın…” Hz Ömer araya girdi ve şöyle dedi: ”Ben kimseye haksızlık etmeden ve haksızlığa uğramadan kurtulmayı istiyorum!” İmam Gazali – Kalplerin Keşfi
Allah Resülü: ”En yakın olan akrabalarını uyar!” Ayet-i Kerime’si nazil olunca insanlara şöyle seslendi:
Buhari ve Müslim, Peygamber Efendimiz’in şöyle buyurduğunu rivayet eder: Allah Resülü: ”En yakın olan akrabalarını uyar!” Ayet-i Kerime’si nazil olunca insanlara şöyle seslendi: ”Ey Kureyşliler! Nefislerinizi Allah’dan satın alın! Ben hiçbirinizi Allah’ın hükmünden kurtaramam! Ey Abdulmenafoğulları! Sizi de Allah’ın hükmünden kurtaramam! Ey Allah Resülünün amcası Abbas! Seni de Allah’ın hükmünden kurtaramam! Ey Allah Resülünün halası Safiye! Seni Allah’ın hükmünden kurtaramam! Ey Allah Resülünün kızı Fatıma! Malımdan dilediğin kadarını ise ama seni de Allah’ın hükmünden kurtaramam” İmam Gazali – Kalplerin Keşfi
Vehb bin Verd şöyle der: Hz İsa şöyle derdi: Firdevs cennetini sevmek ve cehennemden korkmak insana belalara karşı sabrı öğretiyor, dünyalıklardan onun arzu ve isteklerinden uzaklaştırıyor. İmam Gazali – Kalplerin Keşfi
Süfyan-ı Sevri şöyle der: Cafer-i Sadık’ın yanına gittim ve ona şöyle dedim: Ey Allah Resulünün torunu, bana tavsiyede bulun!” O da şöyle söyledi:
Süfyan-ı Sevri şöyle der: Cafer-i Sadık’ın yanına gittim ve ona şöyle dedim: Ey Allah Resulünün torunu, bana tavsiyede bulun!” O da şöyle söyledi: ”Ey Süfyan, yalancıda şahsiyet, kincide rahat, tembelde dostluk, kötü ahlaklı da dürüstlük olmaz” ben de şöyle dedim: ”Ey Allah Resulünün torunu, biraz daha tavsiye ver” şöyle devam etti: Ey Süfyan, Allah Teala’nın haramlarından uzak dur, abidlerden ol. Allah Teala’nın sana verdiğiyle yetin Müslümanlardan ol. İnsanların seninle nasıl dostluk kurmasını istersen onlarla aynı şekilde dost ol. Günahkarla dost olma, yaptığı günahlar sana öğretir. Allah Resulü’nün: ”Kişi dostunun dini üzerinedir; her biriniz kimle arkadaşlık yaptığına dikkat etsin” Hadis-i Şerif’ini…
Cehennemdekilerin içeceği Ğassak nedir? – Cehennemdekilerin içeceği olan Ğassak şu Ayet-i Kerimelerde vurgulanır:
Cehennemdekilerin içeceği olan Ğassak şu Ayet-i Kerimelerde vurgulanır: ”İşte bu; kaynar su ve irindir. Onu tatsınlar.” (Sad Suresi 57) ”Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin!… (Nebe Suresi 25) Ğassak hakkında farklı görüşler ileri sürülmüştür. İbn Abbas’a göre: Ğassak, kafirin derisinden ve diğer organlarından akan suyun adıdır. Başka bir görüşe göre, kafirlerin irinidir. Ka’b el-Ahbar şöyle der: Ğassak, cehennemde bir kaynaktır. Yılan, akrep ve cehennemdeki diğer hayvanların zehirleri buraya akarak toplanır.İnsanoğlu buraya getirilir ve bir defa içine sokulup çıkarılır. Bunun etkisiyle derisi ve etleri kemiklerinden ayrılıp diz ve topuklarından yere dökülür. O kişi…
Cehennemin günde 400 kere ondan Allah Teala’ya sığındığı vadiye girecek münafıklar şu kimselerdir:
İbn Mace ve Tirmizi Peygamber Efendimiz’in şöyle buyurduğunu rivayet eder: ”Hüzn kuyusundan Allah’a sığının!” Sahabiler şöyle sorar: ”Ey Allah’ın Resulü, hüzn kuyusu nedir?” Peygamber Efendimiz şöyle cevap verir: ”Cehennemde bulunan bir vadidir. Cehennem günde dört yüz kere ondan Allah Teala’ya sığınır” Sahabiler tekrar sorar: ”Ey Allah’ın Resulü, kimler oraya girecek?” Peygamber Efendimiz şöyle cevap verir: ”Amellerinde gösteriş yapan kurralar (Kuran-ı Kerim okuyanlar). Gerçekten Allah Teala’nın en buğzettiği kurra zalim idareciyi ziyarete giden kurradır.” İmam Gazali – Kalplerin Keşfi
Kimin kabri ateşler içinde olacak? – Rivayete göre, bir adamın hasta bir kız kardeşi vardı. Sürekli ziyarete giderdi. Derken kadın öldü. Adam kız kardeşini kefenleyip kabre koydu. Evine dönerken cüzdanının yanında olmadığını fark etti. Hemen bir arkadaşını çağırarak mezarı açtılar ve cüzdanı buldular. Bu esnada adam arkadaşına:
Rivayete göre, bir adamın hasta bir kız kardeşi vardı. Sürekli ziyarete giderdi. Derken kadın öldü. Adam kız kardeşini kefenleyip kabre koydu. Evine dönerken cüzdanının yanında olmadığını fark etti. Hemen bir arkadaşını çağırarak mezarı açtılar ve cüzdanı buldular. Bu esnada adam arkadaşına: ”Biraz uzaklaş da, kız kardeşimin ne durumda olduğuna bir bakayım”dedi. Mezarın bir köşesini kaldırıp baktığında kabrin ateşler içinde olduğunu gördü. Dehşete kapılan adam hemen annesine gelerek kız kardeşinin ne gibi şeyler yaptığını sordu. Annesi: ”Niye soruyorsun?” dedi. Adam: ”Kız kardeşimin kabrinin ateşler içinde olduğunu gördüm” dedi. Bunun üzerine annesi ağlayıp şöyle dedi: ”Oğlum, kız kardeşin namazı önemsemez; hep vakti…
Peygamber (sav) şöyle buyurmaktadır: Hz Adem ile Hz Musa Gök katında tartıştılar. Hz Musa, Hz Adem’e: -‘Sen, kendi günahın sebebiyle insanları Cennet’ten çıkaran ve onları bedbaht edensin!’ dedi. Hz Adem de:
Buhari dedi ki: Peygamber (sav) şöyle buyurmaktadır: ”Hz Adem ile Hz Musa tartıştılar. Hz Musa, Hz Adem’e: -‘Sen, kendi günahın sebebiyle insanları Cennet’ten çıkaran ve onları bedbaht edensin!’ dedi. Hz Adem de: -‘Ey Musa! Sen, Allah’ın elçilik verdiği ve konuşmasıyla seçkin kıldığı bir insansın. Böyle olmakla birlikte, Allah’ın beni yaratmadan önce kaderime yazdığı -veya üzerine yazdığı- bir işi yaptığımdan ötürü beni kınıyor musun?’ dedi. Resulullah devamla: Böyle demekle Hz Adem, Hz Musa’yı mağlup etti!’ buyurdu. İbn Kesir – Peygamberler Tarihi
Çünkü Hz Adem yasak ağaçtaki meyveyi yediği için azaba uğrayacağını sanmaktaydı. Başını önüne eğip: -‘Af, af!’ dedi. Allah da:
Hafız İbn Asakir, Mücahid’in şöyle dediğini rivayet etmiştir: ”Adem ile Havva’yı kendi yakınından uzaklaştırmaları için, Yüce Allah iki meleğe emir verdi. Cebrail, Adem’in başındaki tacı çıkardı. Mikail de alnındaki mücevherli takıyı indirdi. Adem’e bir ağacın dalı takıldı. Çünkü Adem azaba uğrayacağını sanmaktaydı. Başını önüne eğip: -‘Af, af!’ dedi. Allah da: -‘Benden kaçıyor musun?’ dedi. Adem: -‘Hayır… Senden utanıyorum, ey efendim!’ diye cevap verdi. İbn Kesir – Peygamberler Tarihi
İsrailoğullarından bir kadın Hz Musa’ya gelerek şöyle der: ”Ey Allah’ın nebisi! Zina ettim ve bundan doğan çocuğumu da öldürdüm” yerinden dehşetle sıçrayan Hz Musa, kadına kızgınlıkla şöyle der:
Yine şöyle bir rivayet vardır: İsrailoğullarından bir kadın Hz Musa’ya gelerek şöyle der: ”Ey Allah’ın nebisi! Ben çok büyük bir günah işledim. Benim adıma Rabbine dua et, günahımı bağışlasın, tevbemi kabul etsin!” Hz Musa kadına: ”Ne günah işledin?” diye sorar. Kadın şöyle der: ”Ey Allah’ın nebisi! Zina ettim ve bundan doğan çocuğumu da öldürdüm” yerinden dehşetle sıçrayan Hz Musa, kadına: ”Yıkıl karşımdan ey günahkar kadın! Günahın yüzünden semadan ateş inip bizi de yakacak!” diye bağırır. Kadın, kalbi kırık, Hz Musa’nın yanından ayrılır. O esnada Cebrail hemen Hz Musa’nın yanına gelerek şöyle der: Ey Musa! Allah Teala sana soruyor: ”Tevbe eden…
Denildiğine göre Türklere ”Türk” denilmesinin sebebi şu olaydır: Zülkarneyn, meşhur seddi inşa ettiği zaman Ye’cuc ve Me’cuc, seddin gerisine sığındılar. Yanlız onlardan bir topluluk, seddin bu tarafında kaldılar. Seddin bu tarafında kalan topluluk, Ye’cuc ve Me’cuc’den (seddin diğer tarafına) geçenler gibi bozguncu değildiler. Dolayısıyla bunlar, seddin bu tarafına terk edildiler. İşte bu sebebledir ki, onlara (”terk edilmiş” anlamına gelen) ”Türk” adı verilmiştir. İbn Kesir – Peygamberler Tarihi
Hz Muhammed (sav) – ”Allah bir kula aile veya mal ya da çocuk (gibi) bir nimet bahşederse o kul:”
Resulullah şöyle buyurdu: ”Allah bir kula aile veya mal ya da çocuk (gibi) bir nimet bahşederse o kul: ”Maşallah! La havle ve la guvvete illah billah” (Maşallah, kuvvet yalnız Allah’a mahsustur) demelidir. Eğer böyle demez ise, kişi, ölümden önce o nimette bir falaket görür… İbn Kesir – Peygamberler Tarihi
Bazılarının anlattıklarına göre Lokman’a peygamberlik teklif edilmiş, ancak o peygamberlik yükünü taşıyamacağından korktuğu için hikmeti tercih etmiştir. Çünkü hikmet, peygamberlikten kolaydır. Ancak bu hususta ihtilaf da vardır. Allah doğrusunu daha iyi bilir. İleride de anlatacağımız gibi Lokman’a peygamberlik teklif edildiği, ancak onun bunu kabul etmeyip hikmeti seçtiği hususu, Kateda’den rivayet edilmiştir. İkrime’nin şöyle dediğini rivayet etmişlerdir: ”Lokman, peygamberdi.” Yanlız bu, (hadisin ravisi) Cabir el- Cu’fi’nin durumundan dolayı zayıf bir rivayettir. Cumhur-u ulemadan nakledilen meşhur görüşe göre Lokman, Allah’ın veli kullarından hekim (yani hikmet sahibi) bir kimsedir. Peygamber değildir. İbn Kesir – Peygamberler Tarihi
Rivayete göre bir defasında Peygamber Efendimiz sahabelere şöyle tavsiyede bulunur: ”Allah’ım aramızda şaki ve mahrum bırakma” deyiniz. ”Peki şaki ve mahrum kimdir, biliyor musunuz?” Sahabiler: ”Kimdirler, ey Allah’ın Resulü” diye sorarlar. Allah Resülü şöyle der:
Rivayete göre bir defasında Peygamber Efendimiz sahabelere şöyle tavsiyede bulunur: ”Allah’ım aramızda şaki ve mahrum bırakma” deyiniz. ”Peki şaki ve mahrum kimdir, biliyor musunuz?” Sahabiler: ”Kimdirler, ey Allah’ın Resulü” diye sorarlar. Allah Resülü şöyle der: ”Namazı terkedenlerdir.” Yine rivayet edildiğine göre, kıyamet günü yüzü ilk olarak kararan kişi namaz kılmayanlardır. Onun için cehennemde ”Lemlem” adında bir vadi yapılır. Bu vadide deveboynu kadar kalınlıkta ve bir aylık yol uzunluğunda yılanlar vardır. Bu yılanlar namazı terk edenleri sokup durur. Yılanın soktuğu kişinin vücudunda yetmiş sene kaynar ve o kişinin etlerini döker. İmam Gazali – Kalplerin Keşfi
Hz Muhammed (sav) – ”Allah’ım aramızda şaki ve mahrum bırakma” deyiniz. ”Peki şaki ve mahrum kimdir, biliyor musunuz?”
Rivayete göre bir defasında Peygamber Efendimiz sahabelere şöyle tavsiyede bulunur: ”Allah’ım aramızda şaki ve mahrum bırakma” deyiniz. ”Peki şaki ve mahrum kimdir, biliyor musunuz?” Sahabiler: ”Kimdirler, ey Allah’ın Resulü” diye sorarlar. Allah Resülü şöyle der: ”Namazı terkedenlerdir.” Yine rivayet edildiğine göre, kıyamet günü yüzü ilk olarak kararan kişi namaz kılmayanlardır. Onun için cehennemde ”Lemlem” adında bir vadi yapılır. Bu vadide deveboynu kadar kalınlıkta ve bir aylık yol uzunluğunda yılanlar vardır. Bu yılanlar namazı terk edenleri sokup durur. Yılanın soktuğu kişinin vücudunda yetmiş sene kaynar ve o kişinin etlerini döker. İmam Gazali – Kalplerin Keşfi
HZ MUHAMMED (SAV) : Geçmiş kavimler içinde bir Hükümdar vardı. Hükümdarın yaşlı bir SİHİRBAZI bulunuyordu. SİHİRBAZ yaşlanınca hükümdara şöyle dedi:
İmam Ahmed bin Hanbel dedi ki: Resulullah şöyle buyurmaktadır: ”Sizden önceki (topluluklar) içerisinde yaşamış bir hükümdar vardı. Bunun bir sihirbazı bulunuyordu. Sihirbaz yaşlanınca hükümdara: -‘Ben yaşlandım, ecelim yaklaştı, bana bir genç ver de ona sihir öğreteyim!’ dedi. Hükümdar da ona, sihir öğretmesi için bir delikanlı verdi. Sihirbaz o delikanlıya sihir öğretiyordu. Hükümdar ile sihirbaz arasındaki (yol güzergahı üzerinde) bir rahip yaşamaktaydı. (Bir gün) o delikanlı rahibe uğradı. Onun konuşmasını dinledi. Rahibin tutumu ve konuşması gencin hoşuna gitti. (Rahibin yanından ayrılıp) sihirbazın yanına vardığında sihirbaz onu dövdü ve: -‘Niçin geç kaldın?’ dedi. Sonra ailesinin yanına (geç) dönünce ailesi de onu dövdü…
Buruc Suresi’ nde bahsedilen ateş yakıp Müslümanlara işkence edenlerin olayı nasıl gerçekleşti?
Yemin olsun, burçlar sahibi gökyüzüne, Vaat olunan o güne, Şahitlik edene ve edilene ki, Kahroldu o çıralı ateşin, o hendeğin sahipleri! Hani o ateşin başına oturmuşlar, mü’minlere yapmakta oldukları (işkenceyi) seyrediyorlardı. Mü’minlere kızmalarının sebebi de, sırf mutlak üstün ve övülmeye layık olan Allah’a iman etmeleri idi. O Allah ki göklerin ve yerin hükümdarlığı O’nundur. Allah her şeye şahittir. O kimseler mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara işkence yapmışlar, sonra da tevbe etmemişlerdir. Şüphesiz ki onlara cehennem azabı var ve onlara yangın azabı vardır!” (Buruc Suresi 1-10) 1- Muhammed İbn İshak’ın anlattığına göre işkenceye uğrayan inanmış kimselerin başına gelen bu felaket, Hz…
1- ‘Gözümü (harama karşı kapadım,) 2- Dilimi tuttum 3- Az yiyecekle yetindim 4- Tenasül organımı haramdan korudum 5- Sözümü yerine getirdim 6- Ahde vefa gösterdim 7- Misafirime ikramda bulundum 8- Komşumu muhafaza ettim 9- Beni ilgilendirmeyen şeylere karışmadım İşte bu saydığım şeyler, beni görmüş olduğun mertebeye ulaştırdı. İbn Kesir – Peygamberler Tarihi
(Bir gün) Hz. Lokman’a, daha önce onu tanıyan bir adam gelip kendisine: -‘Gördüğün şu mertebeye seni ulaştıran şey nedir?’ diye sordu. Lokman:
İbn Ebi Hatim dedi ki: ”Yüce Allah, (hikmetli davranışından) dolayı Lokman el-Hekim’in mertebesini yüceltti. (Bir gün) Lokman’a, daha önce onu tanıyan bir adam gelip kendisine: -‘Dün benim davarlarımı otlatan filanca köle değil misin?’ diye sordu. Lokman: -‘Evet (öyle)!’ diye cevap verdi. Adam: -‘Gördüğün şu mertebeye seni ulaştıran şey nedir?’ diye sordu. Lokman: -‘Allah’ın takdiri, emanetin sahibine verilmesi, doğru konuşma ve beni ilgilendirmeyen şeylerle ilgilenmemektedir!’ diye cevap verdi.” İbn Kesir – Peygamberler Tarihi